ÇED kapsamı genişletiliyor

ÇED kapsamı genişletiliyor

Enerji Günlüğü - Enerji, sanayi ve ulaştırma gibi çevreye etkisi yüksek sektörler 2023’ten sonra stratejik çevresel değerlendirme kapsamına alınacak.

Ulusal ya da bölgesel plan ve programların hazırlanması ve onayı sürecinde olası çevresel etkilerin değerlendirilmesi amacıyla hazırlanan Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) Yönetmeliği, 8 Nisan 2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan SÇD Yönetmeliği’nin çıkış noktası, bütün sektörlerdeki plan ve programların olası olumsuz çevresel etkilerinin en aza indirilmesi ve sürecin katılımcı bir yaklaşımla sürdürülmesi.

Böylece çevre ve sağlık üzerinde önemli etkileri olması beklenen plan ve programlar artık Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği’ne tabi tutulacak. Yürürlüğe giren yönetmeliğin, muafiyet verilmeyen sektörlere ait plan ve programların olumsuz çevresel etkilerini en aza indirmesi umuluyor. Enerji, sanayi ve ulaştırma gibi çevreye etkisi yüksek sektörler ise 2023’ten sonra stratejik çevresel değerlendirme kapsamına alınacak.

DÜZENLEMENİN UYGULAMA TARİHLERİ

Yönetmelik hükümleri, kıyı yönetimi, mekânsal planlama, su yönetimi, tarım ve turizm sektörlerinde hemen yürürlüğe girerken; balıkçılık ve ormancılık sektörlerinde 1 Ocak 2020; atık yönetimi, enerji, sanayi, telekomünikasyon ve ulaştırma sektörlerinde ise 1 Ocak 2023 yürürlüğe geçiş tarihi olarak belirlendi.

DÜZENLEMEYE WWF-TÜRKİYE KATKI SUNDU

WWF-Türkiye’nin de önerileriyle katkı sunduğu SÇD Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesinin olumlu bir gelişme olduğunu belirten WWF-Türkiye Doğa Koruma Yönetmeni Aslı Gemci şu değerlendirmeyi yaptı: “Yatırım projelerinde uygulanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçlerinde öncelikle SÇD raporlarında belirlenecek unsurların dikkate alınacak olması çok sevindirici. Yönetmelik, SÇD süreçlerinde ÇED süreçlerine benzer şekilde halkın çevre ve sağlık konularında bilgilendirileceği ve görüş verebileceği istişare toplantıları yapılmasını öngörüyor. Bunun yanı sıra, toplantıların ardından önerilen görüşlerin plan ve programlara nasıl dahil edildiğini ve tartışılan alternatiflerden hangisinin hangi ölçütlere göre seçildiğini açıklayan bir bilgilendirme raporunun ve bir izleme programının Çevre Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanmasını da zorunlu tutuyor. Bu bakımdan yönetmeliğin halkın ve sivil toplumun çevresel karar alma süreçlerine hem katılımını hem de süreçleri izlemesini kolaylaştırmasını bekliyoruz”.

Gemci ayrıca, enerji ve ulaştırma gibi sektörlere tanınan muafiyetin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini de belirterek, önceden onaylanmış veya yürürlüğe girmiş plan ve programlara, yönetmelik hükümlerinin hiçbir koşulda uygulanmayacağına da dikkat çekti. Bu düzenlemeyle çevreyi olumsuz etkileme potansiyeli en yüksek sektörler altı yıl boyunca devre dışı bırakılacak. Termik ve nükleer santralleri kapsayan enerji programları, otoyol ağları ve köprü inşaatlarını içeren ulaştırma planları ve sanayi yatırımlarına ilişkin plan ve programlar bir süre SÇD uygulamasının dışında tutulacak.