Vesborg: Yenilenebilir ve fosil dengesine 50 yıl var

Vesborg: Yenilenebilir ve fosil dengesine 50 yıl var

Enerji Günlüğü - Danimarka Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Peter Vesborg, dünyada toplam enerji türetiminde yenilenebilir ve fosil kaynakların paylarının eşitlenmesine en az 50 yıl olduğunu savundu.

Danimarka Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Peter Christian Kjærgaard Vesborg, Koç Üniversitesi Tüpraş Enerji Merkezi (KUTEM) tarafından düzenlenen Enerji Günleri kapsamında, Global Enerji Problemi - Hesaplamalar, Stratejiler ve Yakıtlara Dair Bir Bakış Açısı” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Daha sonra Enerji Günlüğü’nün sorularını cevaplayan Vesborg, dünyada enerji trendlerini belirleyecek temel faktörler arasında ilk sırada yenilenebilir enerjideki düşen fiyatların yer aldığını söyledi.

YENİLENEBİLİR FOSİL DENGESİ İÇİN 50 YIL VAR

Çin’de siyasi otoritelerin kömürden uzaklaşma eğiliminin de ikinci bir faktör olduğunu ifade eden Vesborg, “Hem üretim hem tüketim azaldığı için küresel politikaları da değiştirmiş oldular” dedi. Vesborg, şu anda petrol bulmanın ve üretmenin giderek artan maliyetlerinin de önemli bir etken olduğunu ifade ederek “ABD’de bitümlü şist imkanları var ama yine de fiyatlar arttığı için dünyadaki trendleri belirleyen faktörler arasında yer alıyor” ifadesini kullandı.

Yenilenebilir enerjinin fosil yakıtların seviyesine ne zaman ulaşabileceğinin, temel meselelerden biri olduğunun altını çizen Peter Christian Kjaergaard Vesborg, “45 - 50 yıl içinde yenilenebilir kaynakların payı fosil yakıtların seviyesine erişebilir” dedi.

GÜNEŞ DENGELİ DAĞILIYOR

Dünyada en yaygın ve dengeli dağılan en büyük enerji kaynağının güneş olduğuna işaret eden Vesborg “Yaygınlık konusunda istisnalar da söz konusu. Örneğin St. Petersburg ve Ekvator’a yakın ülkeler arasındaki fark ortada. Bu coğrafi farklılıklardan ötürü bazı ülkeler daha çok, bazıları daha az faydalanabiliyor” diye konuştu. Güneş enerjisinin, özellikle enerji güvenliği açısından büyük bir öneme sahip olduğunu kaydeden Vesborg şunları söyledi:

“Her ülke, güneş enerjisi temini mümkünse kendine yeten ülke konumuna geçebilir. Tabii ki yerel endüstriye ve insan kaynaklarına ihtiyacınız var. Böyle bir piyasa oluşturabilirseniz güneş sizin enerji altyapınızın temelini oluşturabilir. Böyle yapabilirseniz enerjiyi demokratize edebilirsiniz. Ancak nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu yerlerde bunu yapamayabilirsiniz. Örneğin Hong Kong böyle bir ülke. Bu tür yerlerde uygulanması daha zor.”

ŞEBEKELER KİLİT ÖNEMDE

Enerjide rekabetin büyük önem taşıdığına değinen Vesborg, “Biz genel olarak her şeyi elektrifiye ediyoruz. Dizel ve doğalgazla neler yapabiliyoruz? Hepsini elektriğe çevirmeye çalışıyoruz. Çiftçilikte, ulaşımda, ısınmada, soğutmada. Bu bağlamda şebekeler kilit öneme sahip. Şebekeler yeterli olduğu takdirde bugünkünden iki üç kat fazla elektrik üretebileceksiniz. Şebekelerin sayesinde aynı zamanda bölgeler ve kaynaklar arası dengelemeyi garanti altına alabiliyorsunuz” ifadesini kullandı.

YENİLENEBİLİRDEN SENTETİK YAKIT

Yenilenebilir enerjinin elektriğe dönüştürüldükten sonra sentetik yakıtlara dönüştürülebilmesinin de söz konusu olduğunu anlatan Vesborg, “İki versiyonu var. Birincisi, karbondioksitin atmosferden alınıp metanole dönüştürülmesi. İkinci bir versiyonu da yenilenebilir elektriği alıp amonyağa dönüştürebiliyoruz. Sentetik yakıt üretiminin yaygınlaştırılmasının önünde maliyet, yani ölçek ekonomisi engeli bulunduğunu kabul eden Vesborg, “Bazı şirketler bunu yapıyor ama büyük miktarlarda ihtiyaç olduğu için amonyak üreten tesisler bunlar. Çok merkezi şekilde işlettikleri için de fiyatı belirlemek zorlaşıyor. Ancak Türkiye’ye yetecek ölçüde amonyak üretebilecek bir tesis yapabilecekseniz fiyat düşürmek mümkün” ifadelerini kullandı.

STORAGE KUTRARIC OLABİLİR Mİ?  

Dr. Peter Christian Kjærgaard Vesborg, enerji saklama imkanlarının baz yük olarak kullanılıp kullanılamayacağına yönelik soruya “Bu aslında biraz zor konu. Depolamayı basit pillerle yapamayız. Ancak akış pili dediğimiz flow battery olarak uygulanabilir. Enerji kimyasal tanklara yüklenebilir. Bu yöntem kullanıma geçtiği takdirde elektrik haftalarca depolanabilir. Yaz kış dengesi sağlanabilir. Fakat bu ne zaman olur? Ancak ve ancak geleneksel yöntemler çok pahalı hale gelirse devreye girebilir.”

ENDÜSTRİYEL ÇATILARA GÜNEŞ SİSTEMİ

Türkiye elektrik piyasasındaki fiyatların diğer piyasalara yakın bir seviyede olduğunu ifade eden Dr. Vesborg şöyle dedi:

“Önümüzdeki beş yıl içinde küçük ölçekli solar sistemlerde büyük bir patlama olabilir. Ama panelleri endüstriyel çatılara koymak daha mantıklı olacaktır. Bu elektriğin şebekeye verilmesi ucuzluk getirecek ve daha büyük bir kitlenin kullanımına imkan sağlanacak. Yine de bu konuda siyasi bir isteklilik gerekiyor.”

ELEKTRİK PETROLE İHTİYACI BİTİRMEZ

Dr. Peter Christian Kjærgaard Vesborg, ulaşımda elektrikli araçların geleceğini değerlendirirken “Elektrikli araçların önümüdeki 10 yıl içinde yaygınlaşacağına inanıyorum. Ama bu konuda bir yanlış anlaşılma var. Elektrikli araçlar zannedildiği gibi petrole ihtiyacı azaltmayacak. Aslında belki daha da fazla ihtiyacımız olacak. Kamyonlar, gemiler, trenler ve özellikle de havacılık sektöründe. Yani dünya üzerindeki tüm otomobiller elektrikle çalışsa bile petrole ihtiyaç devam edecek” dedi. 

Mehmet KARA / Enerji Günlüğü