Türk kahveli Rus santrancı - Sabiha KÖTEK

Türk kahveli Rus santrancı - Sabiha KÖTEK

Sabiha KÖTEK

Dünya gazetesi ev sahipliğinde enerji uzmanları TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı’nı ve bu hat öznelinde bölgesel enerji politikalarını, Türkiye Rusya ilişkilerini değerlendirdiler. Deyim yerindeyse Türk ve Rus enerji uzmanları Türk kahvelerini yudumlayarak kıran kırana bir satranç oynadılar.

Türk uzmanlar TürkAkım projesinin Türkiye açısından olumlu olduğu gerçeğinin yanında projenin son derece politik bir boyutu olduğunu ve çok abartılı anlamlar yüklemenin doğru olmayacağını dile getirirken, Rus uzmanlar projenin ekonomik ve enerji güvenliği boyutunu ön plana çıkarmaya özen gösterdiler. 

Türk uzmanlar TürkAkım’ın baştan Türkiye ve Rusya’nın oturarak oluşturduğu bir proje olmadığı, Güney Akım projesinin AB yasalarına takılması nedeniyle rotanın Bulgaristan’dan Türkiye’ye kırılması sonucu ortaya çıktığı ve dolayısıyla siyasi yönünün ağır bastığını belirttiler. Bu nedenle politik gelişmeler karşısında hala çok hassas olan bu projenin her iki tarafça çok iyi yönetilmesi gerektiğine dikkat çektiler. Projeye ilişkin farklı risklere de işaret eden Türk uzmanlar bu riskleri ABD-Rusya enerji rekabeti, yenilenebilir enerji kaynaklarının hızla gelişmesi ve buna bağlı olarak zaten bir azalma seyrinde olan doğal gaz talebindeki artışın beklenenin çok altında olabileceği ve alternatif doğal gaz kaynakları olarak sıraladılar. TürkAkım’ın ikinci ayağının kaderinin de buna bağlı olduğunu ve Kuzey Akım 2 ya da TürkAkım 2’den birinin kurban edilmek zorunda kalabileceğini kaydettiler. Açıkçası benim Rus uzmanların dile getirdiklerinden çıkardığım ve biraz da hissettiğim şey kurban edilecek olanın TürkAkım 2 olacağı yönünde. 

EN AĞIR ELEŞTİRİ TÜRKİYE’YE

Türk uzmanlar en ağır eleştiriyi ise Türkiye tarafına getirdiler. Türkiye’nin hiç bir zaman bir proje oluşturmadığını, başkalarının oluşturduğu projelere hep dışardan ve sonradan dahil olduğunu ve bu nedenle de ufkunun çok da geniş olmadığını, enerji hub’ı olmak bir yana sadece bir enerji transit ülkesi konumuna razı olduğunu söylediler. Ayrıca, Rusya ile yapılan hükümetlerarası anlaşmanın mutlaka okunması gerektiği ve bu anlaşmada gaz transferi konusunda bile çok da karlı olmayan koşulların kabul edildiği, bunun Türkiye için hiç de avantajlı bir konum yaratmadığı ifade edildi.

RUSYA’DAN BU SADECE BİR GAZ TİCARETİ MESAJI

Jeopolitik etkenler yanında projenin parasal yani ekonomik yönüne vurgu yapan Rus uzmanlar ise doğal gaz ihtiyacını artacağını ve bu ihtiyacı karşılayacak arza sahip olduklarını ve karşılıklı arz talep ilişkisi içinde olayın ele alınması gerektiğine özel vurgu yaptılar. Bunun bir savaş olmadığını ve doğal gazı da silah olarak kullanmadıklarını kaydeden Rus uzmanlar, konunun basit bir arz-talep buluşması olarak ele alınması gerektiğini ve tüm dertlerinin sahip oldukları gazı satmak olduğu mesajını verdiler. TürkAkım anlaşmasının imzalanmasının üzerinden daha bir yıl geçmiş olmasına rağmen inşaat çalışmalarında çok önemli bir yol katedilmesini de iki ülkenin de bu projeye ne kadar değer verdiğinin bir göstergesi olduğunu kaydettiler.

RUS UZMANLARDAN SATRANÇLI KAHVE FALLI BENZETME

Projenin her yönüyle ele alındığı tartışmalarda, böylesi ele alış farkına bir de tercüme hataları eklenince, hassasiyet artarak ilginç benzetmeler ortaya çıktı. Rus uzmanlardan biri projeyi ve diğer ülkelerle olan ilişkilerini ulusal sporları olduğunu vurguladıkları satranç tahtasına benzetti. Ayrıca Türk tarafının projenin jeopolitik yönünü fazla öne çıkardığını düşünen bir diğer Rus uzman da yapılan değerlendirmelere tepkisini ‘Burada adeta kahve falı bakıyoruz’ şeklinde dile getirdi. 

Chatham House kuralları nedeniyle bu satranç masasındaki hamlelere genel olarak değinebildim. Açıkçası uzun süredir ilk defa büyük bir enerji projesi için bir çok gerçeğin son derece açık ve dobra bir şekilde dile getirildiği ve zaman zaman tansiyon yükselse de tarafların birbirlerini son derece iyi anladığı bir tartışmaya tanık olmak beni hem şaşırttı hem de mutlu etti. Bu ezber bozan tartışmaların devam etmesi, hatta tüm diğer büyük projelerde yapılması gerektiğini düşünüyorum.