Değişen dünyada değişen yeni stratejiler

Değişen dünyada değişen yeni stratejiler

HALUK DİRESKENELİ 

Üniversite dönemimde yazları yurtdışında staja gittim. Fransa'ya gittim, kimse bana vize sormadı. İngiltere'ye gittim, kimse vize sormadı. Sadece “Neden geldin? Yeterli paran var mı? Nerde kalacaksın? Ne zaman döneceksin?” sorularını sordular. Makul cevaplar alınca ülkelerine giriş  izni verdiler. 

Okul bitti (1973) Kanada'ya gittim, yine kimse vize sormadı. ABD'ye gittim, vize soran olmadı. Şimdi tüm bu ülkeler bizim insanımıza vize koydular. O zamandan bu zamana ne değişti? Çok şey değişti. 

ABD Dışişleri bakanlığının kendi vatandaşları için yayınladığı ve devamlı güncellediği “seyahat” tavsiyeleri var. Burada ülkeler dört ayrı kategoriye ayrılmış. Birinci kategoride normal seyahat edilebilir ülkeler sıralanmış. Bunlar Avrupa ülkeleri, Japonya, Avusturalya. 

Sonra seyahat edilebilir ancak herhangi bir olumsuz durum için dikkatli olunması tavsiye edilen ülkeler geliyor. Rusya, Çin. Üçüncü kategoride, zorunluluk olmadıkça gidilmesi tavsiye edilmeyen ülkeler var. Pakistan, Sudan, Guatemala. 

En son dördüncü katagoride “sakın buralara gitmeyin” dedikleri ülkeler sıralanmış. Suriye, Afganistan, İran, Kuzey Kore, Libya. Seyahat uyarısı verilen ülkelerde olası zararları sigorta şirketleri karşılamıyor. 

Ülkeler için bir de “failed state” (başarısız ülkeler) ve “Shithole" (b.k çukuru) tanımlamaları var. Bunları telaffuz etmek bile doğru değil. 

Son günlerde dünyada bazı gelişen olaylara, bu tatsız olaylara bütün dünyada verilen yeni ortak çözümlere dikkatinizi çekmek istiyorum. Kuzey komşumuzun asırlardır uyguladıkları acımasız bir yöntemin her yerde devreye girdiğini ve her ülke yetkililerce dünyanın her yerinde kabul gördüğünü hayret ve dehşetle gözlemliyorum. 

Kuzey komşumuzun savaş stratejisinde harcanan kaybedilen ölen insan kaynağının önemi yoktur. Önemli olan düşmanın yok edilmesidir. Savaşı kazanabilmek için tüm kaynaklarını harcarlar. Dünyanın en büyük tank savaşında 1943 yılında Kursk bölgesinde 760 Alman tankına karşı 1961 Rus tankı kaybettiler, sonunda Almanlar yenildiler, geri çekildiler. 

Almanlar kaybettikleri tankları yenileyemediler, çünkü Müttefik uçakları tarafından devamlı bombalanan Alman fabrikaları çalışamaz halde idi. Ama Ruslar, Ural Dağları’nın doğusunda, savaştan uzak konumlanmış beş fabrikada savaşta kaybettikleri tankların daha iyi ve yeni modellerini kısa sürede üretip savaş alanına soktular. 

2. Dünya savaşında Rusların 80 bin T-34 tankı, ABD'nin 50 bin Sherman tankı, Almanların sadece 20 bin tankı vardı. 1945 Berlin kuşatmasında 81 bin Rus askeri ve 90 bin Alman askeri öldü. Bu büyük insan kaybından sonra Berlin teslim oldu. 

Kuzey komşumuzun stratejisinde rehin alma olaylarında rehinelerin çoluk çocuk kadın genç ihtiyar kaybının hiç bir önemi yoktur. Tüm rehineler ölebilir. Önemli olan, onları rehin alan teröristlerin komple öldürülmeleri yok edilmeleridir. 2002 Moskova Dubrovka tiyatrosu ve 2004 Çeçenistan Beslan okul rehin alma olaylarında gördük. Çok sayıda rehine öldü, bu arada tüm teröristler de öldürüldü. 

Batı toplumlarında eskiden rehineleri kurtarabilmek için teröristlerle müzakere edilirdi, pazarlık yapılırdı, psikologlar devreye girerdi. Ama baktılar olmuyor, teröristlerin istekleri bitmiyor. 

Önce İsrail uygulamaları ile başladı. 1971 Münih olimpiyatlarında tüm İsrail sporcuları ve rehin alan teröristler öldü. O günden sonra İsrail teröristlerle müzakere etmeyi bıraktı. 

1976 Uganda Entebbe saldırısında rehinelerin bir kısmı kurtarıldı, teröristlerin tümü öldürüldü. Artık teröristlerle müzakere yok, güvenlik kuvvetleri hepsini öldürüyor, bu arada rehineler de ölüyor. Kuzey Komşumuzun, saldırı ve ne pahasına olursa olsun kazanma, düşmanı yok etme stratejisi, her yerde aynen uygulanıyor. Müzakere ihtimalini ortadan kaldırmak için medya ve internet iletişimine sansür uygulanıyor. 

BanglaDesh Dhaka olayında 1-2 Temmuz 2016 günleri altı terörist öldürülürken, 20-yabancı rehine ve iki polis öldü. Dhaka'da bir Café’de yabancıları rehin alan teröristler normal hayatlarında üniversite öğrencisi, zengin ailelerin çocukları idi. Yani Dhaka'da umarsız, parasız zavallı ezilmiş eğitimsiz fedailerden bahsetmiyoruz. Arkasından güvenlik güçlerinin müzakeresiz sert müdahalesi sırasında Dhaka’da teröristler ve rehineler hepsi öldü, öldürüldü. 

Yeni bir döneme giriyoruz, terörle savaş çok acımasız olacak. Ne kadar çok bu işlere bulaşırsanız, karışırsanız o kadar çok zararlı çıkıyorsunuz. Demokrasinin bizim coğrafyada işlemesi için klasik herkese hoşgörülü eski uygulamalarından daha farklı düşünmenin zamanı geldi hatta geçti. Batı artık hoşgörüyü bıraktı. 

Herhangi benzer bir olay eğer yakınınızda olursa, oradan mümkün olduğunca hızla uzaklaşın. Tüm yabancı elçilikler bu yüzden vatandaşlarını uyarıyorlar. Riskli bölgelere hiç girmeyin gitmeyin, çünkü riskli bölgelerden çıkmak çok zor. 

Haluk DİRESKENELİ - Enerji Günlüğü / Ankara, 2 Mayıs 2018