Çatı GES pazarını iki yıl daha unutun! - Hasan YİĞİT

Çatı GES pazarını iki yıl daha unutun! - Hasan YİĞİT

HASAN YİĞİT

Maalesef kendim sağlık problemlerimden dolayı ICCI 2018 fuarına gelemedim. Yalnız arkadaşlar oturumların ses kayıtlarını bana gönderdiler. Bu sayede orada neler konuşulduğu hakkında fikir sahibi olabildim.

Solarex’teki gibi burada da lisanssız elektrik üretimdeki oturumların konusu ağırlıklı olarak çatı pazarı olmuş. 

Ben aslında burada kendime ve de herkese sormak istiyorum: Türkiye’de halen mevcut bir solar çatı pazarı var mı gerçekten? 

Biraz gerçekçi olalım. Bence yok. 

Ülke çapında birkaç endüstriyel çatı var. Bu, sektörün beklediği büyük havuzun içinde küçük bir su damlası kadar yer tutar. 

Şimdi ben işi daha da ileriye götürüyorum, 2019 yılında da çatı pazarı tam açılmayacak. Belki 2020 yılında bir çatı pazarından konuşabiliriz. 

Kendimizi kandırmaya gerek yok. Fuarlarda, konferanslarda v.s.  konuşmacıların kullandığı hep aynı kelimeler ve vaatler. O zaman nerede sektördeki konuşmacıların vaat ettikleri ya da bekledikleri mevzuat değişiklikleri? Nerede bu günlük/aylık/üç aylık mahsuplaşma vaatleri? 

Ayrıca bu çatı oturumlarında neden kamu yok. Bu oturumları düzenleyenler bunu bir düşünmeli. 

Aslında ben kamu tarafının diyaloga, görüş ve önerilere açık olduğunu düşünüyorum. Yalnız bu tür organizasyonlardaki bazı konuşmacıların diyalog kapısını kapatmış olmaları bir neden olamaz mı? 

Bu tür oturumlar düzenleyenler içeriği yerine yansımalarına odaklanmasalar sanki daha iyi olacak. 

Çünkü gördüğüm kadarıyla bu tür oturumlarda çatı pazarının geleceği yerine daha çok oturumlara katılan şirketler ön plana çıkıyor. Ki belki de işin bu tarafında medyaya da iş düşüyor. 

Bana göre bu oturumlarda çatı pazarı konusundaki en gerçekçi sözleri #Enerjisa İş Geliştirme ve Müşteri Çözümleri Grup Müdürü İbrahim Erden’den duyduk diyebilirim. Kendisi ne dedi bir bakalım: Bugün ortada bir çatı pazarı yok. Varmış gibi yapsak da yok!

Bir de çatı pazarı ile Türkiye-Almanya karşılaştırmalarından bıkmaya başladım. #ICCI2018’deki bir oturumda bu konu da açılmış. Baştan şunu söyleyebilirim, Almanya da 33 yıl yaşamış biri olarak Türk ve Alman insanların düşüncesi aynı değil. 

Neden mi? İşte cevap;

Orada bir yatırımın 10 yılda geri dönmesi mükemmeldir. Standart yıllık yüzde 7 (13 yıl) iyi demektir. Türkiye’de bunun 5 yılı geçmemesi lazım. 

Tekniğe gelelim, Almanya’da bir mühendis/teknisyen hata yaptığında başına ne geleceğini biliyor. Türkiye’de hukuk başka. Burada mühendisin/teknisyenin hata yaptığını sizin kanıtlamanız gerekiyor.

Orada işçilik üst seviyede; Türkiye de işçilik, zincirin en zayıf halkası. Almanya’da işçilik üst seviyede olsa bile TÜV Rheinland bir çalışmasında her üç GES’den birinde hata bulmuştu. Türkiye’de bu rakamın kaçlarda olacağını tahmin bile etmek istemiyorum. 

Almanya’da üniversitede profesörümüz bize o yıllar bir işe yüzde 200 ile başlayın ve en kötü durumda yüzde 100’lük iş bitirin dedi ve böyle eğitti. 

Türkiye’de başta en iyi durumda yüzde 80 ile işe başlanıyor, gerisini siz düşünün. “Hallederiz Abi” cümlesine bu sektörde yer olmamalı. 

Almanya ile karşılaştırmayı bırakalım ve kurumlarımızın Türkiye’mize özgü bir mevzuat ve tip şartname hazırlamalarını bekleyelim. Hazırlanacak TİP şartname/mevzuat konusunda önerileri olan varsa kamu bu önerilere her zaman açıktır. Hatta önerilerinizi bize yazın, biz de aklımız erdikçe, dilimiz döndükçe buradan dile getirmeye çalışalım.  

Bu yazımın sonunu bu sefer sektöre bir “Tokat” ile bitireceğim, çatı pazarının açılmamasının bir başka nedeni de, sektörde birlikteliğin olmaması değil mi? Sektör de hep “ben” var, “biz” yok, maalesef bu Türk üreticilerin arasında da mevcut. 

Kendi aranızda (yerli ve yabancı; epc ve üretici) birbirinizi kötülemeyi bırakın, hep beraber çatı sektörünün önünün daha çabuk açılması için kendinizi bir silkeleyin. Hepiniz bir yuvarlak masa etrafında bir araya gelin. Biz nerede hata yaptık diye kendi kendinize öz eleştiri yapın. 

 

Hasan YİĞİT - Enerji Günlüğü / ANTALYA