Yıldız: Nükleer Keban`a değil doğal gaza alternatif

Yıldız: Nükleer Keban`a değil doğal gaza alternatif
Enerji Günlüğü - Enerji Bakanı Taner Yıldız, "Nükleer enerji Keban ve Atatürk hidroelektrik santrallerine karşı değil, doğalgaz santrallerine karşı bir alternatiftir" dedi. Yıldız, Akkuyu Nükleer Santrali`nde üretilecek elektrik sayesinde yılda 7.2 milyar dolar daha az doğalgaz faturası ödeneceğini söyledi.

Bu yıl 21`incisi düzenlenen Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı ICCI 2015, İstanbul Fuar Merkezi`nde başladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmaya "Kurumlar sektörler hafızalarıyla yaşar. ICCI, Türkiye enerji sektörünün en önemli hafızalarından biridir. 21. kez düzenleniyor ve ben 17`sine katılmışım" diyerek başladı.

Türkiye`de enerji sektörünün ekonomiden daha hızlı büyümek zorunda olduğunu belirten Bakan Yıldız, Avrupa Birliği ülkelerindeki ortalama kişi başına elektrik tüketimi rakamına ancak bu sayede ulaşılabileceğini vurguladı. Yıldız, 2023 hedeflerini gerçekleştirebilmesi için enerji sektörünün her yıl yüzde 6-7 civarında büyümesinin şart olduğunu kaydetti.

Geçtiğimiz haftaki rüzgâr santrali ön lisans başvurularının, kapasitenin 14 katına yakın çıkmasını heyecan verici olarak nitelendiren Yıldız "4 yıl önce bize yatırımların yapılabilmesi için elektrik fiyatlarının yükseltilmesi gerektiği söylenmişti. Ama bugün lisanslar için (ona değil bana verin) diyenler çoğunlukta. O yüzden teknolojik gelişmelerin, malzeme biliminin ilerlemesinin ve Türkiye`deki fiyatlama mekanizmasının her birinin dikkate alınmasıyla bugünlere gelindiğinin iyi bilinmesi lazım" dedi.

USUL HATALARI ÖZELLEŞTİRME KARŞITLIĞININ GEREKÇESİ OLMAMALI

Enerji sektöründe liberalizasyon gibi ciddi bir dönüşüm yaşanırken büyümenin çok daha önemli olduğunu vurgulayan Bakan Yıldız, "Türkiye birçok ülkenin başlayıp da siyasi istikrarla garanti altına alamadığı özelleştirme politikalarıyla birlikte yükselmiştir. Sadece elektrik dağıtımından 13 milyar dolar, üretim özelleştirmelerinden de bir o kadar kaynak sağlamıştır. Geçiş dönemindeki bir kısım sıkıntılar bizim daha çok dikkatli olmamız gereken yanlardır. Usul ve üslup hatası yapılıyorsa bunu özelleştirmelere karşı çıkmanın gerekçesi yapmamak gibi" diye konuştu.

ERMENİSTAN NÜKLEER İÇİN BAŞKA ÇÖZÜM BULSUN

Ermenistan’ın, Türkiye sınırındaki Metsamor nükleer enerji santralinin işletim süresini 2026 yılına kadar uzatılmasını eleştiren Taner Yıldız şöyle dedi:
"Biz Ermenistan`daki Metsamor nükleer enerji santralinin riskleri ve dolan ömrüyle beraber Uluslararası Atom Enerji Ajansı`nın direktiflerine aykırı olarak çalışmasını doğru bulmuyoruz. Yalnızca enerji ihtiyacı var diye bir nükleer santral burnumuzun dibinde çalıştırılamaz. Bununla alakalı girişimlerimizi yaptık. Ermenistan`ın savunması ise `eğer bu nükleer santral durursa elektriksiz kalırız`. Mutlaka farklı çözümlerin olduğu kanaatindeyim."

METSAMOR`A KARŞI IĞDIR`DA EYLEM ÇAĞRISI

Nükleer karşıtı çevrecilere seslenen Bakan Taner Yıldız şunları söyledi:
"Çevrecilerin Türkiye`deki projelere göstermiş oldukları hassasiyeti, hemen Iğdır`da sınıra 16 km uzaklıktaki Metsamor Nükleer santraline göstermemelerini anlamıyorum. 30 yıllık ömrünü çoktan tamamlamış bu santral. Mesela Iğdır`da hep birlikte bir çevre yürüyüşü düzenleyelim. Sırf çevreyle ilgili hassasiyet göstermekten ziyade çevrenin istismar edilmeye başlandığını görüyorum. Samimi olacağız."

KÖMÜRDE İŞLER HIZLANMALI

Türkiye`nin enerjide dışa bağımlılığı azaltabilmek için yerli kömür kaynaklarını kullanmasının zaruri olduğunu ifade eden Enerji Bakanı Taner Yıldız, "Kömür ile alakalı, bütün çevre şartlarına uymak kaydıyla yaptığımız işler daha hızlı ilerlemek zorunda. Bunu son derece önemsiyoruz" dedi. Yıldız şöyle devam etti:
"Her enerji kaynağının bir diğerine göre avantaj ve dezavantajları var. Akkuyu Nükleer Santrali kurulduğunda sabit fiyatlarla elektrik alacağız. Bu sayede, bugünün parasıyla doğalgaza 7.2 milyar dolarlık daha az para ödemiş olacağız. Çünkü biz nükleer güç santrallerini Atatürk ve Keban barajlarının yerine işletmeyeceğiz. Doğalgaz santrallerinin yerine işleteceğiz."

ENERJİ TESİSLERİNİN ARAZİ KARŞILAŞTIRMASI

Bakan Taner Yıldız, enerji tesisleri kurulurken ihtiyaç duyulan arazi miktarları arasında bir karşılaştırma da yaptı. Yıldız, aynı miktarda elektriği üretmek için nükleerde 1-4 kilometrekare arasında değişen araziler yeterli olurken, güneş santrallerinde bunun yaklaşık 20-50 km2 alana ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Yıldız, "Kaplasın; ülke geniş ama alan ne kadar genişlerse - ki biz rüzgarla güneşin önünü sonuna kadar açmaya kararlıyız - muhatap o kadar artıyor. Nehir tipi santrallere gösterilen reaksiyonlar da bundan kaynaklanıyor. Bu arada aynı miktarda elektriği rüzgardan üretmek istersek 250 km2 alana ihtiyacımız oluyor" dedi.

Bakan Taner Yıldız, enerji sektörünü Türkiye`nin sağlamış olduğu siyasi istikrarın nimetinden en fazla yararlanan sektör olarak nitelendirirken "Siyasi istikrar olmazsa biz hiçbir yatırımı bu tarzda yapamayız. Ne Rusya`dan ne Japonya`dan ne AB ve ABD`den yatırımcı gelmez... Enerji politikaları iktidarla muhalefet partilerinden öte; milli bir duruş gerektiriyor. Mesele mensubu olduğum partinin menfaati değil ülkenin menfaatidir Türkiye`nin büyümesidir" diye konuştu.

Nükleer santral kuracak şirketlerin Türkiye`de vergi ödemeyeceği yolundaki haberlere de değinen Yıldız şunları söyledi:
"Akkuyu`dan 3.3 milyar dolar sermaye geldi. 56 milyon TL vergi ödeyip kurumlar vergisinde üst sıralara yükseldiler. Yurt dışında şirket kurmaları başka bir konu, Türkiye`deki kurdukları proje şirketlerindeki ortaklıklar başka bir konu. Biz 22 milar dolarlık bir projeden söz ediyoruz. İki nükleer santralde 100 milyar TL`lik bir yatırım tutarı eder"

ENERJİDE AB-RUS HESABININ TARAFI DEĞİLİZ

Enerji Bakanı Taner Yıldız, Rus gazını Türkiye`ye ve oradan Avrupa`ya taşıyacak Türk Akımı Projesi`nin dört boru hattından yılda 63 milyar m3 gaz geçeceğini kaydeden enerji Bakanı Taner Yıldız şöyle dedi: "Bu uluslararası alanda TANAP`la başarı sağlayan Türkiye`nin en önemli proje başlıklarından biridir. 48 milyar m3`lık kısmının alıcısı ve taahhüt edeni Türkiye değildir. Alacaksa bu gazı AB ülkeleri alacak. AB`nin bize niye bu projeyi geliştiriyorsunuz demeye hakkı yok. Bir yerde talep varsa, arz hemen yanı başındadır. Üretiliyorsa iletiriz, iletiliyorsa o da tüketilir. Türkiye AB`nin Rusya ile hesabının tarafı değildir. Biz hangi şartlarda hangi hesaba dayalı olarak bu yatırımları yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Ülke çıkarlarımızın önde tutulduğunun bilinmesini istiyoruz. Siyasi gelişmeleri, uluslarası finansman şartlarını çok iyi biliyoruz."

Mehmet KARA