Enerji Günlüğü - Dünya liderleri, COP31 hazırlıkları kapsamında Almanya’nın Bonn kentinde bir araya gelirken, aynı gün Greenpeace Türkiye önderliğinde 60’a yakın farklı ülkeden 124 Sivil Toplum Kuruluşu ortak bir bildiri yayınladı.
Küresel Yakma Karşıtı Alternatifler Birliği (GAIA), Greenpeace Türkiye, WWF-Türkiye, Mikroplastik Araştırma Grubu ve Plastiksiz Türkiye Platformu iş birliğiyle hazırlanan bildiriye imza atanlar arasında sıfır atık uygulayıcıları, politika uzmanları ve topluluk temsilcileri yer aldı.
Bildiride, Türkiye uluslararası alanda sıfır atığı güçlü biçimde savunurken ülke içinde yüksek iklim hedefleri, çevresel adalet ve halk sağlığıyla tam uyumlu olmayan uygulamaları desteklemeye devam ettiğine dikkat çekiliyor. Bildiride, COP31 Başkanı Murat Kurum’un, 9 Haziran Salı günü düzenlenen basın toplantısında, küresel atık miktarını 2035 yılına kadar yarıya indirme hedefini açıkladığı hatırlatıldı. Bildiride Türkiye’nin hedefi vizyoner bulunmakla birlikte, bunun hangi başlangıç seviyesine dayandığı, kapsamı ve nasıl uygulanacağı konusunda netlik bulunmadığı savunuldu.
ÇİN VAZGEÇTİ, TÜRKİYE ÖNE ÇIKTI
Çin’in plastik atık ithalatının büyük bölümünü kısıtlayan “National Sword” politikası sonrasında Türkiye, dünyadaki başlıca plastik atık ithalatçılarından biri haline geldi. Bildiri, Türkiye’ye küresel atık ticaretindeki rolünü gözden geçirme, atık sömürgeciliğine son verme ve atık kirliliğinden orantısız biçimde etkilenen topluluklar için çevresel adaleti önceliklendirme çağrısında bulunuyor.
PETROKİMYA YATIRIMLARINA ELEŞTİRİ
Mikroplastik Araştırma Grubu’ndan Sedat Gündoğdu, Türkiye’nin COP31 gündeminde sıfır atığa öncelik vermesini olumlu bulurken “Ancak mevcut plastik atık yönetiminin bu iddialı siyasi hedefle tam anlamıyla uyumlu olduğu söylenemez” dedi.
Özellikle petrokimya tesislerine yapılan yeni yatırımların, devam eden atık ticaretinin ve atık toplayıcılarının sistem dışında bırakılmasının sıfır atık hedefiyle çeliştiğine dikkat çeken Gündoğdu “Sıfır atık kavramı yalnızca bir vitrin olarak kullanılmamalı, gerçek anlamda hayata geçirilmelidir” ifadesini kullandı.
KİRLETİCİ TEKNOLOJİLERE BAĞIMLILIK SONA EREBİLİR
GAIA Küresel İklim Programı Direktörü Mariel Vilella da bugün insanlığın elindeki en hızlı ve en etkili iklim çözümlerinden birinin sıfır atık olduğunu söyledi. Buna karşılık sadece atık yönetimiyle sınırlı kalınamayacağını vurgulayan Vilella, “Güvenilir bir sıfır atık gündemi; plastik üretiminin kaynağında azaltılmasını, organik atıkların düzenli depolama yerine alternatif yöntemlerle değerlendirilmesi yoluyla metan emisyonlarının düşürülmesini ve atık yakma ile piroliz gibi kirletici teknolojilere bağımlılığın sona erdirilmesini gerektirir” dedi.
“TÜRKİYE ADİL GEÇİŞİ MÜMKÜN KILABİLİR”
Mariel Vilella, Sıfır Atık hedefi belirleyen Türkiye’ye de şöyle seslendi: “COP31 ev sahibi olarak Türkiye, iklim liderliğinin fosil yakıt ve atık krizlerini birlikte ele almak anlamına geldiğini; bunu yaparken de atık toplayıcılarını, işçileri ve atık kirliliğinden en fazla etkilenen toplulukları koruyan adil bir geçişi mümkün kıldığını gösterebilir.”
GREENPEACE’TEN TÜRKİYE’YE ÖNERİLER
Greenpeace Türkiye Kampanya Sorumlusu Berk Butan’ın konuya ilişkin değerlendirmeleri özetle şöyle:
Fosil yakıtlardan aşamalı çıkış ve plastik üretiminin azaltılmasıyla bağlantılı sıfır atık stratejileri hayata geçirilmeli.
Özellikle organik atıklar düzenli depolama yerine alternatif yöntemlerle değerlendirilmeli.
Düzenli depolama alanlarından kaynaklanan metan emisyonlarının önlenmesi yoluyla daha güçlü metan azaltım taahhütleri ve hesap verebilirlik mekanizmaları oluşturulmalı.
Atık yakma, piroliz ve diğer karbon yoğun teknolojiler gibi yanlış çözümler reddedilmeli.
Atık sömürgeciliğine son verilmesi ve etkilenen topluluklar için çevresel adaletin sağlanmasına yönelik kararlı adımlar atılması
Atık toplayıcıları ve atık işçilerinin politika geliştirme, finansman ve uygulama süreçlerinde tanınmasını, korunmasını ve dahil edilmesini sağlayan adil bir geçiş hayata geçirilmeli.