Enerji Günlüğü - Londra merkezli düşünce kuruluşu Ember yayınladığı Raporla, Avrupa Birliği'nin (AB) toplam 131 bin MW'lık hidroelektrik kapasitesinin 93 bin MW'ını oluşturan yedi AB ülkesindeki (Avusturya, Bulgaristan, Fransa, İtalya, Portekiz, Romanya ve İspanya) hidroelektrik santrallerinin hibritleştirme potansiyelini değerlendirdi. Mevcut hidroelektrik santrallerinin şebeke kısıtlamalarını aşarak, mevcut santrallerin işletme davranışını etkilemeden veya koruma altındaki alanlara yakın bölgeleri etkilemeden, mevcut hidroelektrik santrallerine ne kadar rüzgar ve güneş enerjisi eklenebileceğini inceledi.
Rapora göre, çevresel kısıtlamalar dikkate alınarak, yedi AB ülkesindeki mevcut hidroelektrik santrallerine 25 bin MW rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesi eklenebilir.
PLANLANAN YENİLENEBİLİRİN %18'İ ŞEBEKE KURULMADAN ENTEGRE EDİLEBİLİR
Hibritleşme yoluyla Avusturya, Bulgaristan, Fransa, İtalya, Portekiz, Romanya ve İspanya, 2030 yılına kadar öngörülen yeni yenilenebilir enerjinin %18'ini ek şebeke kapasitesi kullanmadan entegre edebilir.
ŞEBEKE KULLANIMI İKİ KAT ARTABİLİR
Hibritleşme, mevcut şebeke bağlantılarının kullanımını neredeyse iki katına çıkararak, maliyetli şebeke genişletme ihtiyacını azaltabilir. Hibritleştirmeye uygun hidroelektrik santrallerinin ortalama olarak maksimum kapasitelerinin yalnızca %19'unda çalıştığı belirtilen rapor, bunun da rüzgar ve güneş enerjisinin kullanım oranlarını sırasıyla %36 ve %31'e çıkarmalarına olanak tanıyacağını kaydetti. Etki, bölgeye ve ülkeye göre değişmekte olup, bazı durumlarda rüzgar ve güneş enerjisi aynı şebeke bağlantısının kullanımını üç katına bile çıkarabilir.
ULUSAL MEVZUAT OLUŞTURULMALI
Öte yandan odak ülke olarak belirlenen yedi ülke arasında yalnızca Portekiz ve İspanya'da hibrit projeler için özel kurallar bulunurken, diğer ülkelerde düzenleyici desteğin bulunmadığı hatırlatıldı.
Raporda, “Ulusal mevzuatın oluşturulması, hibrit proje başvurularının kolaylaştırılması ve önceliklendirilmesi, yenilenebilir enerjiye geçişin önündeki engelleri kaldıracak ve mevcut altyapının kullanımını en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olacaktır” denildi.