Enerji Günlüğü - Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine linyit kömürü sağlamak üzere maden sahasının genişletilmesi amacıyla İkizköy'deki 679 parseli kapsayan acele kamulaştırma dosyalarının tamamında yargılama Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından durduruldu.
KARARIN GEREKÇESİ
Mahkeme, Danıştay 6. Dairesi'nde süren iptal davaları kesinleşmeden arazilere el konulamayacağına ve kamulaştırma bedellerinin belirlenemeyeceğine hükmetti. Kararda, Anayasa Mahkemesi'nin 25 Aralık 2024 tarihli acele kamulaştırmaya ilişkin iptal kararı ile Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı dikkate alındı. Böylece dosyaların sonucu, Danıştay'ın vereceği kesin karara bağlandı.
Emsal niteliğinde görülen karar, yerel bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi (AYM) iptal kararını ve Danıştay sürecini birlikte değerlendirerek acele kamulaştırma yargılamalarını durdurduğu ilk örneklerden biri olarak nitelendiriliyor.
NE OLMUŞTU?
Akbelen Ormanı çevresi: Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç, Karacahisar mahallelerini kapsayan yaklaşık 4 milyon metrekarelik tarım arazisi ve bazı alanlar için 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırma kararı alınmıştı. İşlem Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yürütülüyordu.
Taşınmaz malikleri yaklaşık 200 parsel için Danıştay 6. Dairesi’nde 96 ayrı iptal davası açtı. Danıştay, Mayıs 2026’da “acelelik hali” bulunmadığı ve telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesiyle oybirliğiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi. Buna rağmen idare, el koyma ve bedel tespiti davalarını Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde sürdürdü; keşifler yapıldı.
“HUKUKİ AÇIDAN YENİ BİR GELİŞME DEĞİL”
Yeniköy Kemerköy Enerji de konuya ilişkin bir açıklama yaparak, kararın, Danıştay'da devam eden yargı süreci kapsamında, Danıştay 6. Dairesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararının usule ilişkin bir sonucu olduğunu kaydetti. Milas Asliye hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın, Danıştay'daki davanın sonucunun beklenmesine yönelik olduğu, hukuki süreç açısından yeni bir gelişme niteliği taşımadığı ifade edildi.
Açıklamada, “Dolayısıyla kamuoyuna "kamulaştırma durduruldu", "süreç sona erdi" veya benzeri ifadelerle yansıtılan değerlendirmeler gerçeği yansıtmamaktadır. Şirketimiz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm faaliyetlerini yürürlükteki mevzuata ve yargı kararlarına uygun şekilde yürütecektir. Kamuoyunun doğruluğu teyit edilmemiş yorum ve yönlendirmelere itibar etmemesini önemle rica ederiz” denildi.