Arslan: Türkiye bor gücüyle global pil tedarikçisi olabilir

TTT Global Group Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan, Türkiye’nin sahip olduğu Bor gücüyle, pil üzerinde global tedarikçi pozisyonuna gelebileceğini söyledi.

Enerji Günlüğü - TTT Global Group Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan, Türkiye’nin sahip olduğu bor gücüyle, pil alanında global tedarikçi pozisyonuna gelebileceğini söyledi. 

Türkiye’nin ilk Lityum-İyon Pil Hücresi Üretim Tesisi yatırımındaki gelişmeler, 5. Pil Teknolojileri Çalıştayı’nda ele alındı. TTT Global Group Yönetim Kurulu Başkanı Akın Arslan zirvede yaptığı konuşmada, 1 milyar ton seviyesinde bor rezervine sahip Türkiye’nin sahip olduğu bor gücüyle, pil alanında global tedarikçi pozisyonuna gelebileceğini söyledi.  

BOR KULLANIMI CAM VE DETERJANIN ÖTESİNE GEÇMELİ

Yıllardır Türkiye’de zengin bor rezervleri bulunduğu ve bunun petrolden bile daha önemli olduğu yönünde şehir efsanelerinin dolaştığına işaret eden Arslan "Ama, cam sanayisindeki kısıtlı kullanımı, son günlerde deterjan olarak kullanılmaya çalışılmasının ötesinde, bugüne kadar katma değerli bir ürünün stratejik parçası haline dönüştürülememiştir" dedi.

KOBALT YERİNE LİTYUM TAMAMLAYICISI BOR

Günümüzde ise batarya teknolojilerinde bor türevlerinin kullanımına ilişkin yapılacak araştırmaların, boru dünyada stratejik maden konumuna getirebileceğini anlatan Arslan şöyle konuştu:

"Dünya bor rezervinin yüzde 73,4’ü Türkiye’de. Bor madeni, geleceğin batarya teknolojilerinde kobaltın yerine, lityumu tamamlayıcı olarak düşünülmesi gereken bir maden. Bor mineralleri doğada 150’nin üzerinde farklı formda bulunabiliyor ve bulunduğu yer itibariyle lityumla benzerlikler gösteriyor. Çoğunlukla lityum gibi tuzlu havzalarda; kalsiyum, sodyum ve magnezyum elementleri ile hidrat bileşikleri halinde bulunuyor." 

BOR, LİTYUMUN KAPASİTESİNİ DÖRDE KATLIYOR

Borun karıştırılması halinde lityumun kapasitesinin dört kat arttığının bilimsel olarak ispatlandığını ifade eden Arslan şöyle devam etti:

"Bor ile güçlendirilmiş lityum-iyon bataryaların kapasiteleri, klasik bataryalara göre birkaç kat fazla olabilir. Türkiye’nin, Bor’u deterjan üretmenin çok ötesinde katma değeri yüksek alanlarda işleyerek kullanmayı düşünmesi, geleceğin lityum-iyon bataryalarında lityum ile birlikte kullanmanın yollarını araştırması hayatidir. Türkiye, sahip olduğu Bor gücüyle, pil üzerinde global tedarikçi pozisyonuna gelebilir.” 

BOR TÜREVLERİ 50 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE GELİR SAĞLAYABİLİR

Borun dünyada ağırlıkla yüzde 48 seviyede Borosilikat olarak cam üretiminde kullanıldığını kaydeden Arslan, "Boru pil teknolojilerinde kullanmak, çığır açıcı bir çıkış yolu olabilir. Lityum pillere entegre olabilecek bileşikler geliştirilebilirse, Türkiye Lityum tabanlı şarj edilebilir piller için kullanılacak bor türevlerinden yılda 50 milyar doların üzerinde para kazanabilir” ifadesini kullandı. 

BATARYA PAZARI 2030'DA 400 MİLYAR DOLARI AŞAR

Akın Arslan, dünya genelinde yollardaki elektrikli otomobillerin sayısının halen 8,5 milyonu bulduğunu, batarya pazarının büyüklüğünün ise 50 milyar doları aştığını belirti. 2030 yılında toplam araç satışları içinde elektrikli araçların payının yüzde 30’ları bulacağı ve batarya pazarının ise 400 milyar doların üzerinde büyüyeceği tahminleri yapıldığını anlat Akın Arslan "Benzer batarya sistemlerinin başka alanlarda da hızla tercih edilmeye başlaması mümkün" dedi. 

GÜNEŞ ELEKTRİĞİ İLE GECELERİ ARAÇ SÜRÜLECEK 

Akın Arslan, ABD’li Tesla'nın, dünyanın en büyük pil fabrikası Gigafactory’de ürettiği ve 2019’da ABD’de satışa sunduğu evlere yönelik 6-11 kWh kapasiteli Powerwall adını verdiği pillerle milyonlarca ev kullanıcısına yeni bir ışık yaktığını söyledi. Bir evin günlük elektrik ihtiyacı yaklaşık 2,5kWh-4kWh arasında değiştiğini kaydeden Arslan ".Güneş panellerinden gündüz üretilen elektrik enerjisi, Powerwall’larda depolanabilecek ve böylece bir evin tüm elektrik ihtiyacı 7/24 kesintisiz sağlanabilecektir. Bu da batarya pazarının yakın gelecekte katlanarak büyüyebileceğine işaret ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

ELEKTRİKLİ ARAÇ MALİYETİNİN YÜZDE 80’İ BATARYA

Akın Arslan, elektrikli bir aracın maliyetinin yüzde 30’nu batarya maliyetinin oluşturduğunu söyledi. Arslan, elektrikli otomobillerin tercih edilmesini etkileyen temel parametreler arasında; maliyet, garantili pil ömrü (pil devir sayısı), tek bir şarj ile ne kadar gidilebildiği, ne kadar sürede tam şarj edilebildiği (Hızlı şarj süresi), şarj istasyonlarının yaygınlığı ve erişilebilirliği, tüketiciye şarj maliyetleri gibi maddeleri saydı.

TERCİH EDİLEBİLRLİĞİ DOĞRUDAN PİL TEKNOLOJİSİ BELİRLER 

Elektrikli araç tercihini etkileyecek faktörlerin çoğunluğunun doğrudan pil ve pil teknolojileri ile ilgili olduğuna dikkat çeken Akın Arslan, "Bir elektrikli aracın tercih edilirliğini doğrudan pil teknolojileri belirler. Pil konusunda dünyada müthiş bir yarış başlıyor. Her ne kadar bu yarışta Tesla ve Panasonic, ABD’de Florida’da inşa ettikleri ve devreye aldıkları 5 milyar dolarlık pil fabrikaları Gigafactory’le liderliği üstlenmiş gibi gözükselerde, Çin’li CATL, BYD, LG Chem, Samsung gibi global aktörler hızla pozisyon almaktadırlar” diye konuştu.