Ataman: Hidrojen karışımlı doğalgazı yerli teknoloji ile arttıracağız

BOTAŞ İş Geliştirme Daire Başkanı Arif Ataman, kullanıcıya yüzde 5-10 hidrojen karışımlı doğalgaz tedarik etmeyi, ileride bunu yerli teknoloji ile yaymayı istediklerini söyledi.

Enerji Günlüğü - BOTAŞ Uluslararası Projeler ve İş Geliştirme Daire Başkanı Arif Ataman, kullanıcıya yüzde 5-10 hidrojen karışımlı doğalgaz tedarik etmeyi, ileride bunu yerli teknoloji ile yaymayı istediklerini söyledi.

BOTAŞ Genel Müdürlüğü Uluslararası Projeler ve İş Geliştirme Daire Başkanı Arif Ataman, temiz enerji kaynağı olarak nitelendirdiği hidrojenin ileride ucuzlayacağı öngörüsünde bulundu. Bu konuda kamusal sorumluluklarını yerine getirmeye hazır olduklarını belirten Ataman, kısa dönem hedeflerinin kullanıcıya ilk aşamada kademeli olarak önce yüzde 5 ardından yüzde 10 hidrojen karşımlı doğalgaz tedarik etmek olduğunu vurguladı. Ataman, uzun dönemde de yerli teknoloji üreterek bunu daha geniş alana yaymayı istediklerini ifade etti. 

“TÜRKİYE HİDROJEN DEPOLAMADA ÖNEMLİ POTANSİYELE SAHİP” 

Hidrojen konusunun Türkiye için özellikle enerji dış ticaret açığının kapanmasında önemli bir rol oynayacağını ve hidrojen teknolojilerini geliştirerek dünyada rekabet edecek bir pozisyona geçilmesi durumunda da dış ticaret açığını kapatmadaki rolünün daha da önemli olacağını belirten Ataman, dünyada şu anda hidrojenin üretimi ve iletimi alanında bir rekabet olsa da depolamaya da önemli bir ihtiyaç olduğunu kaydetti. 

Türkiye’nin hidrojen depolamada önemli bir potansiyele sahip olduğunu hatırlatan Ataman, “Tuz kavernleri önemli bir hidrojen depolama olanağı. BOTAŞ olarak da doğalgaz depolaması için Aksaray bölgesindeki yeraltı tuz kavernlerindeki çalışmalarımızı artık hidrojen için yapabilir miyiz üzerinde de araştırmalarımız, çalışmalarımız devam etmekte. Aynı zamanda hidrojen depolaması olarak daha önce doğalgaz rezervuarı olarak kullanılan ve tüketildikten sonra boş kalan sahalarda hidrojen depolanabileceği uygulamalarda ve literatürde görülüyor. Şu anda Silivri’de faz 2 çalışmalarımız kapsamında kapasite büyütme projemizin akabinde yaklaşık 5,4 milyar metreküp hacme sahip olabilecek bir depolama alanımız olacak. Bunu şu anda doğalgaz için kullanabiliyoruz ama önümüzdeki yıllarda hidrojen için de alternatif bir depolama alanı olarak bunu öngörüyoruz” dedi. 

“HİDROJEN ÜRETİMİNİ DESTEKLEMEK İSTİYORUZ”

Hidrojenin üretim ayağının BOTAŞ’ın doğrudan faaliyet alanı olmasa da ilgilendikleri ve hidrojenin gelişiminde en önemli ayak olduğunu düşündükleri bir alan olduğunu belirten Ataman, “Üretimi daha maliyet etkin bir şekilde yapılabilmesi için ve bunun da ülkemiz kaynaklarıyla gerçekleştirilebilmesi için bir kamu sorumluluğuyla bu alanı desteklemek istiyoruz. Bugün dünyada hidrojenin üretimi mavi, yeşil, gri olarak farklı alanlara gidebiliyor. Hidrokarbonlardan üretilebilidiği gibi, elektrolizör yöntemiyle sudan da üretilebiliyor. Hangi metod olursa olsun bizim inancımız ülkemizin bu teknolojiyi üretebiliyor olması. Hidrojen teknolojilerinde dünyada farkın çok açılmadığını düşünüyoruz. Diğer ülkeler çok ilerde değil diye görüyoruz ve ülkemizin de bu farkı çok hızlı kapatarak hidrojen teknolojilerini üretmesi gerektiği için biz kamu sorumluluğunda bu alanı destekleyeceğiz” ifadesini kullandı. 

“HİDROJEN MALİYETLERİNİ GÜNEŞ GİBİ ELE ALMALIYIZ”

Şu anda dünyadaki hidrojen üretim maliyetlerinin diğer kaynakların altında olmadığına ve bu nedenle ülkemizde bu alana yatırım yapmanın çok fizibıl olmadığına değinen Ataman, “Ama ben bunu şöyle görüyorum; ilk güneş enerjisi dünyada gelişmeye başladığında da maliyet etkin bir enerji kaynağı değildi. Ama bugün tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de güneş enerjisi üretimi çok fizibıl çıkabiliyor ve yatırımcılar bulabiliyoruz. Bizim de hidrojeni böyle öngörüp bugünden yatırım yapmamız gerek” dedi. 

Hidrojende işin mevzuat ayağının da geliştirilmesi gerektiğini belirten Ataman, bu konudaki eksikliğin de hızlıca giderilmesi gerektiğini ifade etti. 

Sabiha KÖTEK - Enerji Günlüğü/İstanbul