Avrupa bölgesel orman biyokütlesinde genişleme hedefliyor

Avrupa bölgeleri için başlatılan Odun Enerjisi Bölgeleri Ağı (WERN), yerel orman kaynaklarının ısıtma dönüşümü, enerji güvenliği ve kırsal kalkınmadaki rolünü Avrupa gündemine taşıdı. 

Enerji Günlüğü - Odun enerjisi Avrupa’nın bazı bölgelerinde enerji ihtiyacının üçte birine kadarını karşılıyor. Uzmanlar büyümenin önündeki en büyük engelin Brüksel’deki aşırı bürokrasi olduğunu belirtiyorlar.

Sürdürülebilir biyokütleyi Avrupa kıtasının enerji güvenliği, iklimi ve dayanıklılığı açısından hayati önemde gören bölgeleri bir araya getiren ve Avrupa genelinde biyokütle enerjisinin önemini artırmayı amaçlayan yeni bir iş birliğine dayalı bölgesel girişim başlatıldı. Odun Enerjisi Bölgeleri Ağı (WERN), 9 Eylül’de Brüksel’de Bavyera, Steiermark, Castilla-La Mancha ve Castilla y León’un katılımıyla resmi olarak başlatıldı. Girişim, bilgi alışverişini sağlamak, iş birliğini güçlendirmek ve yerel gerçeklerin enerji dönüşümü konusundaki Avrupa diyaloğunu etkilemesini temin etmeyi amaçlıyor.

BÖLGELERE GÖRE FARKLI ROL

Biyokütle enerjisinin Avrupa’daki rolü bölgelere göre önemli ölçüde farklılık göstermektedir. Bavyera’da odun yaklaşık 2 milyon hanenin ısıtılmasında kullanılmakta ve tüm hanelerin neredeyse dörtte birini oluşturuyor; ormanların arazinin yüzde 62’sini kapladığı Steiermark’ta odun, enerji ihtiyacının yüzde 22’sini karşılıyor; Castilla y León yaklaşık 5 milyon hektar ormana sahip ve İspanya’daki pelet üretiminin yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor; Castilla-La Mancha ise orman yangını riski taşıyan bölgelerde sorumlu orman yönetiminin önemini vurguluyor.

ENERJİ GÜVENLİĞİ VURGUSU

WERN’in Brüksel’deki lansmanında yetkililer, yerel kaynaklı odun enerjisinin bölgesel katma değer, ısıtma dönüşümü ve enerji güvenliği sağladığını vurguladı. Castilla y León temsilcisi, orman biyokütlesinin tek başına çözüm değil; kırsal kalkınma, yangın önleme ve orman yönetimi aracı olduğunu belirtti. 

AŞIRI BÜROKRASİ GELİŞİMİ ENGELLİYOR

Uzmanlar, Avrupa düzeyindeki aşırı bürokrasinin büyümeyi engellediğini ve yerel aktörlerin kendi kaynaklarını daha etkin kullanmasına izin verilmesi gerektiğini belirtti.