Enerji Günlüğü - Aydem Enerji, Türkiye'nin önde gelen entegre enerji şirketlerinden biri. Şirketin portföyü ağırlıklı olarak hidroelektrik, rüzgâr, jeotermal ve biyokütle santrallerinden oluşuyor. Enerji ticareti, elektrik satış ve dağıtım alanlarında da çalışan Aydem Enerji, şimdi de elektrik depolama yatırımlarına hazırlanıyor.
Aydem Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatma Elif Yağlı, şirketin depolamalı yenilenebilir enerji projelerini ve sektörün güncel sorunlarına yönelik çözüm önerilerini Enerji Günlüğü ile paylaştı. İzin süreçleri devam eden 500 MW’lık rüzgar ve güneş enerji depolama projesini önümüzdeki yıl yatırıma dönüştürmeyi planladıklarını açıklayan Yağlı; elektrik piyasasındaki sıfır fiyat dalgalanmalarının yenilenebilir enerji santralleri üzerindeki etkilerini ve hidroelektrik santrallerinin (HES) mevcut durumunu değerlendirdi.
Röportaj videosunu görüntülemek için tıklayın
Aydem Enerji’nin gündeminde bugünlerde ne var?
Fatma Elif Yağlı: Şu anda depolama teknolojileri tarafında hem rüzgar hem de güneş enerjisine dayalı projelerimiz mevcut. Toplamda 500 MW güce sahip olan bu yeni projelerimizin izin süreçleri aktif olarak devam ediyor. Önümüzdeki sene içinde bu kapasiteyi peyderpey yatırıma geçirmeyi hedefliyoruz. Şu an için önceliğimiz Türkiye’deki bu yatırımlarımızı hayata geçirmek olmakla birlikte, yurt dışında da rüzgar ve güneş enerjisine dayalı yenilenebilir projeleri yakından inceliyor ve araştırıyoruz.
Son dönemde şebekede sıkça karşılaşılan "sıfır" fiyatlar projelerinizi ve depolama yatırımlarını nasıl etkiliyor?
Sıfır fiyatlar, üretim kaynağını ve zamanını kendi kontrol edemeyen tüm yenilenebilir enerji santrallerini doğrudan ve olumsuz etkiliyor. Fiyatlar sıfıra düştüğünde, sistemdeki dağıtım bedellerini ödememek adına hidroelektrik santralleri sularını boşa akıtmak, güneş santralleri ise sisteme enerji vermeyi kesmek zorunda kalıyor.
Sadece fiyatların anlık olarak sıfır olması tek başına depolama yatırımlarını hızlandırmaz ancak gün içindeki minimum ve maksimum fiyat farkı (makas) açıldıkça depolama tesislerinin yapılma fizibilitesi ve ihtimali artıyor.
Depolama yatırımlarının sektör genelinde hız kazanması ve verimli hale gelmesi için ne gerekiyor?
Batarya ve depolama sistemlerinin mevcut maliyetleri ile piyasadaki fiyat makası henüz tam anlamıyla yeterli bir ekonomik denge sunmuyor. Bu sistemlerin gerçekten verimli ve cazip hale gelebilmesi için, batarya maliyetlerinin düşmesinin yanı sıra devlet tarafından mevcut çalışan santralleri de kapsayacak şekilde depolama kurulum izinlerinin, mevzuat altyapısının ve ikincil piyasalardaki ek gelir kalemlerinin net bir şekilde oluşturulması gerekiyor. Ancak bu sayede yenilenebilir kaynaklarımızı en yüksek verimle koruyabilir ve kullanabiliriz.
HES yatırımcılarının sıfır fiyatlardan ciddi şekilde şikayetçi olduğu biliniyor. Portföyünde büyük barajlar bulunduran bir şirket olarak siz bu durumu nasıl yönetiyorsunuz?
Aydem Enerji, 1995 yılında Türkiye’nin ilk özel hidroelektrik santralini kuran köklü bir şirket. Şu an portföyümüzde aktif 20 adet hidroelektrik santral bulunuyor. Bu santrallerimizin büyük bir kısmı "nehir tipi”. Yani gelen suyu ancak belirli bir süre regüle edebildiğimiz, uzun süreli depolama imkanı olmayan yapılar. Fiyatlar sıfıra ulaştığında biz de bu durumdan ciddi şekilde etkileniyoruz. Suyu tutabileceğimiz sınırlı süre boyunca rezervuarda tutarak üretimi planlamaya çalışıyoruz. Regüle edemediğimiz fazla kısmı ise maalesef bırakmak zorundayız. Bu süreci şebeke şartlarına göre düzenlemeye çalışıyoruz.
Mehmet DAYIOĞLU - ENERJİ GÜNLÜĞÜ