Bayçöl: Yenilenebilir, geleceği şekillendiren stratejik bir itici güç

Enerjisa Üretim, Dünya Yenilenebilir Enerji Günü’nde yenilenebilir enerji yatırımlarının enerji güvenliği, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir büyüme açısından taşıdığı stratejik önemi vurguladı.

Enerji Günlüğü - Toplam kurulu gücünün yaklaşık yüzde 55’ini yenilenebilir enerji kaynaklarının oluşturduğu Enerjisa Üretim, 2.400 MW'tan fazla yenilenebilir enerji kapasitesiyle Türkiye'nin temiz enerji dönüşümünde önemli oyuncular arasında yer alıyor.

Şirketin ürettiği temiz enerji, yaklaşık 2,6 milyon hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer bir büyüklüğe ulaşırken, Türkiye'nin enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesine, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sunuyor.

RÜZGÂRDA ÖNEMLİ BİR İLKE İMZA ATTI

Rüzgâr enerjisinde 1.000 MW kurulu güç eşiğini aşan ilk şirket olarak Türkiye enerji sektöründe önemli bir ilke imza atan Enerjisa Üretim, bu alandaki öncü konumunu yeni yatırımlarla daha da ileri taşımaya devam ediyor. Şirket, rüzgâr enerjisindeki kapasitesini 2.500 MW seviyesine ulaştırma hedefi doğrultusunda büyüme yolculuğunu sürdürüyor.

RÜZGÂR PROJELERİ DEVAM EDİYOR

Son bir yılda Aydın’da Kestanederesi RES, Dampınar RES ve Hacıhıdırlar RES, Balıkesir’de Uygar RES ve Çanakkale’de Armutçuk RES olmak üzere toplam beş projesini devreye alan Enerjisa Üretim; Muğla’da üç, Çanakkale, Kırklareli ve Edirne’de birer rüzgar santrali projesinin yanı sıra Tekirdağ, İzmit ve Samsun’da birer depolamalı RES projesinde çalışmalarına devam ediyor. Ayrıca güneş enerjisi alanındaki yatırımlarını planlanan takvim doğrultusunda ilerletiyor. 

“YENİLENEBİLİR GELECEĞİ ŞEKİLLENDİREN STRATEJİK İTİCİ BİR GÜÇ”

Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, Dünya Yenilenebilir Enerji Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede  “Yenilenebilir enerji, ekonomik dayanıklılıktan enerji bağımsızlığına, sanayide katma değer yaratmaktan sürdürülebilir büyümeye kadar ülkelerin geleceğini şekillendiren stratejik bir itici güç haline geldi. Enerji dönüşümünün hız kazandığı bu dönemde, yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı güçlü bir üretim altyapısı oluşturmak, aynı zamanda geleceğin ekonomik ve stratejik gücünü inşa etmek anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.