Belediyeleri güneş ile barıştırmak şart

Mehmet KARA

MEHMET KARA

Güneş enerjisine dayalı elektrik üretim yatırımları konusunda son zamanlarda hem devletin hem de ilgili kesimlerin üzerinde mutabık kaldığı konulardan biri çatı tipi solar sistemlerin yaygınlaştırılmasıydı. 

Geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bir yönetmelik yayınlandı. Düzenleme ile çatı tipi güneş enerji santrallerinin (GES) yatırımları için yapı ruhsatı şartı ortadan kaldırıldı. 

Bu düzenleme solar sektöründe heyecan yarattı. Artık çatı tipi GES’ler daha kolay ve hızlı şekilde hayata geçirilebilecekti.

Ancak her şey güllük gülistanlık değil. Bu tip tesisler için yapı ruhsatı şartı kalksa da, ileride ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçmek için bazı önlemleri şimdiden almak şart. 

Tamam, güney kıyılarındaki iller başta olmak üzere Türkiye’de son 50 yıldan bu yana su ısıtma amaçlı güneş kollektörleri kullanılıyor. Aynı durum elektrik üretimi yapılacak çatı tipi GES’ler için neden yaşanmasın? 

Maalesef konu bu kadar basit değil. Fotovoltaik santrallerin, sıcak su elde etme amaçlı termal güneş sistemlerinden ciddi farkları var. Termal sistemlerde sadece sıcaklık kaynaklı riskler söz konusu iken fotovoltaik sistemlerde çok daha ciddi potansiyel riskler var. 

Binaların çatısında, terasında soğuk ve sıcak su tankları bulunması ayrı bir şey, orada elektrik üretilip gerek aynı bina içinde kullanılması, gerekse buradan şebekeye elektrik verilmesi bambaşka bir şey.

Bir kere elektrik tehlikeli bir şey. Geçtiğimiz haftalarda Sakarya’daki bir yüzme havuzunda 5 kişinin elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdiğini hatırlatalım ki, ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılsın. 

Çatılardaki fotovoltaik sistemlerin yol açabileceği riskler için iyi bir örnek. Dolayısıyla bu sistemlerin kuruluşunda ve işletilmesinde dikkat edilmesi gereken birçok nokta var. 

İşte bu noktada yerel yönetimlerlere, merkezi yönetimin ilgili birimlerinin yerel unsurlarına, elektrik, inşaat ve makina mühendisleri odalarına ciddi roller düşüyor. 

Sadece vatandaşları bilinçlendirmekten söz etmiyorum. Vatandaşın muhatap olacağı belediyelerin de ilgili tüm birimleriyle birlikte çok bilinçli hareket etmesi şart. Bu yüzden de itfaiye ve sağlık başta olmak üzere ilgili birimlerde yöneticiler başta olmak üzere tüm çalışanların eğitilmesi gerekiyor. 

Örneğin itfaiyeciler… Herhangi bir yangına müdahale ederken ilk baktıkları yerlerden birisi nedir? Yanan binanın ya da mekanın doğalgaz ve elektrik şebekesinden izole edilip edilmediğidir… Eğer gaz vanaları ve elektrik şalterleri kapatılmamışsa yanan binaya asla su püskürtmezler. 

Sadece şu kadarını söyleyelim. Eğer yangın çıkmış bir binanın çatısında güneş santrali varsa, olaya müdahale etmek için şebekeden gelen gazın ve elektriğin kesilmiş olması sorunu çözmüyor. Çünkü güneşli bir hava varsa çatıdaki solar tesisinde mutlaka elektrik akımı mevcuttur. Bu yüzden söz konusu tesislerin de bir yangın riskine karşı kendi kendini üretimden çıkarabilecek otomatik ya da manuel sistemlere ihtiyacı vardır. 

Bu yüzden de, solar sektörü bileşenleri çatı tipi GES’lerde yapı ruhsatı şartının kalkmasına sevinsinler sevinmesine de gelecekte yaşanacak ilk yangın vakasında tüm sektörü suçlu hale getirecek bir zemini de oluşturmasınlar. Yani solar alanında faaliyet gösteren sektörel derneklerin, birliklerin, vakıfların, merkezlerin belediyelerle çok yakın ilişki içinde kalmasında yarar var. 

Yani belediyecilerin solar konusunda bilinçlenmeye, solarcıların da yaş tahtaya basmadan (ya da yangına kapılmadan), sağlıklı bir şekilde ilerlemeye ihtiyacı var. 

Yol bir tane, yolcu sayısı çok…