Benzinde ÖTV artışı istasyoncuyu vurdu

Mehmet KARA

MEHMET KARA 

Akaryakıt ürünlerinden benzin ve motorine uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) 2012 yılından başlayıp son iki hafta öncesine kadar sabit tutuluyordu. Bu kadar uzun bir süre vergi artışına gitmemenin en önemli nedeni "Dünyanın en pahalı benzinini tüketiyoruz" eleştirilerinin önünü almak için, benzin fiyatlarını 5 TL'lik psikolojik sınırın altında tutma kaygısıydı. Zaten bütçe ve dış ticaret dengesi başta olmak üzere kritik makro ekonomik veriler de böylesi bir vergi artışı perhizine imkan tanıyacak kadar iyi gidiyordu. 

Ancak geçtiğimiz haftalarda benzin ve motorinde litre başına ÖTV miktarı, 20-24 kuruş artırıldı. Buna ihtiyaç duyulmasının nedeni, bütçe gelirlerini artırma kaygısıydı. Dış ticaret dengesi açısından yapılabileceklerin formülü ise başka yerlerde aranmalıydı. 

Peki vergi artışında neden şimdi harekete geçildi? Rusya ile uçak krizinin ardından Moskova'nın uyguladığı ambargolar ihracatı ve turizm gelirlerini aşağı çekmişti. 15 Temmuz 2016 darbe girişimi öncesi Rusya ile başlayan yakınlaşma, bıçak gibi kesilen Rus ziyaretçi sayısını artırmaya yetmedi. Belki gelecek yıl normal seyrine girebilir.

Ancak 15 Temmuz 2016'daki askeri darbe girişimi sonrası, Avrupa ülkelerinden gelen turist sayısındaki azalma da tavana vurdu. İşte tüm bunlar Hazine'nin kaynak ihtiyacını artırıyordu. Hükümet ortaya çıkan açığı kapatmanın en kestirme yolu olarak da akaryakıta vergi koymayı görmüştü. 

ÖTV'de yapılan artış, tüketicilerden elbette tepki gördü. Çünkü tesadüf bu ya, benzinde litre başına 9-10 kuruşluk indirim haberini okumasının üzerinden bir gün geçmeden istasyona gittiğinde, bırakın indirimi, 15 kuruşluk artışı gören tüketici buna kızmakta haklıydı tabii ki.

Her şeye rağmen, bu zam kabullenilmiş, konu unutulmuş ve bu yöndeki eleştiriler azalmış görünüyor. Ancak tepkileri azalmayan bir kesim var ki, onlar da akaryakıt istasyonu işletmecileri. 

Bunun nedeni özetle şu: ÖTV zammı, benzin ve motorin alım-satımı yapan bu istasyonların işletme sermayesi ihtiyacını artırdı. Çünkü ana dağıtıcıların depolarından mal çeken istasyoncu, ürünün vergisini de peşin ve topluca ödüyor, aldığı benzin ve motorini vatandaşa sattıkça bunları yerine koyuyor. 

Birkaç istasyoncuyla konuştum. ÖTV zammının yol açtığı ilave işetme sermayesini bir yıl içinde yerine koyabilmek için istasyon sahiplerine litre başına ilave 2-4 kuruşluk bir ilave kar payı daha verilmesi gerektiğini söylüyorlar. 

Enerji yönetimi böylesi bir talebi ne ölçüde karşılar bilemiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var, sadece benzin alım satımıyla istasyonları ayakta tutmanın giderek daha da zorlaştığı ortada.