Dağıtım şirketlerine bölgesel adaletsizlik cezası geliyor

Beşinci tarife döneminde dağıtım şirketleri, iyi hizmet verilen ilçelerle kötü hizmet verilen ilçeler arasındaki uçurum büyüdükçe puan kaybedecek. Sistem, şirket içi bölgesel adaletsizlikleri doğrudan cezalandırıyor.

Enerji Günlüğü - Elektriği dağıtan şirketler artık hem kötü hizmet için hem de kendi içlerindeki bölgesel eşitsizlikler için ceza alacak. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, 2 Nisan 2026 tarihli 14436 ve 14437 sayılı Kurul Kararları ile 5. Tarife Uygulama Dönemi'ne ait kalite faktörü usul ve esaslarını Resmi Gazete'de yayımladı. Düzenleme 3 Nisan 2026 tarihli 33213 sayılı Resmi Gazete'de görücüye çıktı ve yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.

KALİTE FAKTÖRÜ NE İŞE YARIYOR?

Türkiye'de elektrik dağıtım hizmeti, devlet tarafından lisanslandırılmış şirketler eliyle yürütülüyor. Bu şirketlerin yıllık olarak ne kadar gelir elde edebileceği EPDK tarafından belirleniyor. İşte bu noktada kalite faktörü devreye giriyor. Kısaca şu anlama geliyor: İyi hizmet ver, daha fazla kazan. Kötü hizmet ver, gelirinizden kesilsin. Vatandaş açısından ise tablo daha somut: Elektriğiniz sık sık kesiliyorsa, şikayetleriniz yanıtsız kalıyorsa ya da yeni bağlantı talebiniz aylarca sürüncemede bırakılıyorsa, o dağıtım şirketi bunun bedelini gelirinden ödüyor. En azından teoride böyle işlemesi gerekiyor.

ESKİ DÖNEMDE NE VARDI?

2021-2025 dönemini kapsayan 4. Tarife Uygulama Dönemine kadar kalite faktörü yalnızca ödül niteliği taşıyordu; yani şirketler iyi performans gösterince gelirlerine ekleme yapılıyor, ama kötü performans gösterince herhangi bir kesinti uygulanmıyordu. 4. dönemde bu anlayış değişti ve sisteme ceza bileşeni eklendi. Ödül tavanı gelir gereksiniminin yüzde 7'si, ceza tavanı ise eksi yüzde 2,8 olarak belirlendi. Aynı dönemde iş sağlığı ve güvenliği ile çağrı merkezi performansı da ilk kez kalite faktörü bileşenleri arasına girdi. Ancak o dönemin en büyük eksikliği şuydu: Şirketin bir ilçeye yıldız hizmet verirken komşu ilçeyi ihmal etmesi, puanlama sistemine yeterince yansımıyordu.

BEŞİNCİ DÖNEMDE NELER DEĞİŞİYOR?

ŞİRKET İÇİ BÖLGESEL EŞİTSİZLİK ARTIK CEZALANDIRILIYOR

Yeni düzenlemenin en dikkat çekici yeniliği, bölge bazlı performans puanının (PUAN_BÖLGE) sisteme eklenmesi. Peki bu ne anlama geliyor? Bir dağıtım şirketi, hizmet verdiği faaliyet bölgesindeki il ve ilçelerin performansını, yine kendi bölgesindeki en kötü performans gösteren, yani en çok kesinti yaşanan, il ya da ilçelerin performansıyla kıyaslanarak değerlendiriliyor. Sistem, Türkiye geneli bir ortalamayla değil, şirketin kendi içindeki bölgesel adaletsizliklerle yüzleşmesini sağlıyor.

Somutlaştırmak gerekirse: Bir şirket büyük şehir merkezlerinde kesintisiz hizmet sunarken aynı faaliyet bölgesindeki kırsal ilçeleri ihmal ediyorsa, bu durum artık puanına yansıyacak. İyi hizmet verilen ilçelerle kötü hizmet verilen ilçeler arasındaki uçurum büyüdükçe, şirketin bölge performans puanı düşüyor. Bu mekanizma, seçici hizmet kalitesinin önüne geçmeyi ve dağıtım şirketlerini bütün bölgelerine eşit özen göstermeye zorlamayı hedefliyor.

TEKNİK KALİTE ÖLÇÜMÜ DAHA SIKI HALE GELDİ

Şebekeden gelen elektriğin kalitesi yalnızca kesilip kesilmediğiyle ölçülmüyor; gerilim düzeyi ve istikrarı da en az o kadar önemli. Çamaşır makineniz ya da bilgisayarınız düşük gerilim nedeniyle hasar görmüşse, bu da bir hizmet kalitesi sorunudur. Yeni düzenlemede gerilim çökmesi parametrelerinin hesaplanmasına ilişkin 2026 Nisan'dan itibaren geçerli olmak üzere yeni sınıflandırma kuralları hayata geçirildi. Buna göre A1, A2, B1, B2 ve C1 olarak sınıflandırılan gerilim çökmeleri artık puanlama dışında tutuluyor; bu sınıflandırmalar genellikle kısa süreli ve daha az zarar verici çökmeler olarak değerlendiriliyor. Asıl dikkat çekici olan ise haftalık gerilim çökmesi eşiğinin 400'den 120'ye düşürülmesi. Bu, şirketlerin çok daha titiz standartları karşılamak zorunda olduğu anlamına geliyor.

İŞ KAZALARI DAHA İNCE HESAPLANIYOR

Dördüncü dönemde kalite faktörüne giren iş sağlığı ve güvenliği bileşeni, yeni dönemde çok daha ayrıntılı bir hesaplama yöntemine kavuştu. Artık tüm iş kazaları aynı kefeye konulmuyor. Kazanın türü, yani mesleki mi yoksa trafik ya da başka bir dış etken mi olduğu, ayrı ağırlık katsayılarıyla hesaba katılıyor. Üç ya da daha fazla ölümlü mesleki iş kazası yaşayan şirkete ise hiçbir hesaplamaya gerek kalmaksızın doğrudan eksi altı puan uygulanıyor.

VERİ OYUNUNA İKİ KATLI YAPTIRIM

Belki de yeni dönemin en sert yeniliği bu. Eski düzenlemede şirketlerin EPDK'ya sunduğu performans verilerinin doğruluğu yeterince denetlenemiyordu. Yeni düzenlemede bu boşluk iki farklı yaptırım mekanizmasıyla kapatılıyor.

Birinci mekanizma: Şirketin sunduğu hatalı ya da mevzuata aykırı verilerin tüm yıl performansını etkilediği tespit edilirse, tedarik sürekliliği performans puanı formüldeki tüm minimum değerlerin toplamıyla çarpılarak belirleniyor. Uygulamada bu, şirkete verilebilecek en ağır toplu cezalardan biri anlamına geliyor.

İkinci ve daha kritik mekanizma ise doğrudan vatandaşı ilgilendiriyor: Şirketin sunduğu hatalı verilerin tüketicilere ödenmesi gereken tazminat miktarlarını etkilediği, yani fiilen düşürdüğü tespit edilirse, şirkete hiçbir formüle bakılmaksızın doğrudan eksi beş (-5) puan kesiliyor. Bu, sistemin tüm ceza eşikleri arasında en ağırlarından biri. Söz konusu mekanizma, şirketlerin hem performans puanını hem de tazminat yükümlülüklerini veri oyunuyla manipüle etmesinin önüne geçmeyi hedefliyor.

SONUÇ: KAĞIT ÜZERİNDEN SAHAYA

Beşinci tarife döneminin kalite düzenlemesi, dördüncü dönemin üzerine inşa edilmiş ama birçok boyutuyla derinleştirilmiş bir yapı sunuyor. Bölgesel eşitsizlikleri şirketin kendi içinde görünür kılmak, veri manipülasyonunu hem performans hem tazminat boyutunda cezalandırmak ve iş güvenliğini daha ince hesaplamalarla ölçmek, bu dönemin öne çıkan özellikleri.