Dow, Türkiye`de rüzgâr türbini malzemesi üretecek

Enerji Günlüğü - Dow Chemicals Enerji ve İklim Değişiklikleri Politikası Genel Müdürü Russel Mills, Türkiye’deki ortak girişimleri eliyle rüzgâr...

Enerji Günlüğü - Dow Chemicals Enerji ve İklim Değişiklikleri Politikası Genel Müdürü Russel Mills, Türkiye’deki ortak girişimleri eliyle rüzgâr türbinlerinde kullanılacak malzemeler de dahil, hafif alaşımlar üretmek istediklerini söyledi.

Dünyanın önde gelen kimya devlerinden Dow Chemicals’ın Enerji ve İklim Değişiklikleri Politikası Genel Müdürü Russel Mills, Enerji Günlüğü’nün sorularını cevapladı.


Siz bir kimya firmasısınız, kimya endüstrisi için enerji ne anlama geliyor?

Sanayi kolları içinde enerjiyi en fazla kullanan sektör kimya sektörüdür. Biz de bir kimya firması olduğumuz için enerjinin kullanımı bizim için son derece önemli. Ama aynı zamanda birçok enerji çözümleri de kimya endüstrisiyle bir şekilde bağlantılı. Kış için ihtiyaç duyduğunuz giysiler ve yalıtımdan tutalım da elektrikli arabalara kadar her şey kimya ile bağlantılı. Geleceğin enerjisinde elektrik büyüyen bir rol oynayacak. Elektrikli cihazlarda kullanılan şarj aparatları tamamen kimya sanayi ile ilgili. Yeni teknolojilerin büyük bir çoğunluğu, güneş panelleri, karbon salınımını azaltan ürünler, LED lambalar gibi; hepsi saf kimya. Yani enerji, kimya sanayi ürünlerinin yüzde 95’i ile bir şekilde ilişkili.

Tasarruf kavramını biraz açar mısınız?

Enerji üretmek aynı zamanda enerji tasarruf etmektir. Dow Chemicals'ın en ünlü ürünü, izolasyon üzerinedir. Eğer dünya genelinde enerji tüketimine bakacak olursak sera gazı emisyonunun yüzde 40’ının binalardan kaynaklandığını görüyoruz. Dolayısıyla binaların etkin izolasyonu çok önemli ve bunu başardığımızda on yıl hiçbir şey yapmasak bile, enerji etkinliği çerçevesindeki sera gazı emisyonunu azaltma hedefimize ulaşıyoruz. Tabi tüm bunların yaygınlaşmasında ortaklarımızın ürün zinciri de önemli rol oynuyor.

Türkiye’deki enerji etkinliğine yönelik ürünlerinizde çeşitlilik olacak mı?

Türkiye’deki ortak girişimizle alaşım ürünler yapmak istiyoruz. Alaşım ürünler çok hafif bir şekilde tasarlanıyor. Yeni nesil uçaklarda çok büyük miktarlarda alaşım ürün kullanılacak. Önümüzdeki süreçte yarış arabalarında, lüks arabalarda, trenlerde ve rüzgâr türbinlerinde çok kullanılacak. Geleceği çok parlak. Enerji üretim sistemimizi, ulaşım sistemimizi daha etkin hale getirebilmek için daha yüksek performanslı parçalara ihtiyacımız var. Bu parçalar ilerlemiş teknoloji ile yapıldığından enerji ile yakından bağlantılı. Mesela rüzgâr türbinleri için yüksek performanslı sentetik materyallere ihtiyaç var.

Tam 6 bin 800 Ar-Ge çalışanınız olduğunu öğrendik, neden bu kadar iş gücünü istihdam ediyorsunuz?

Çünkü şirket olarak sürekliliğimiz yeniliklere dayanıyor. Arkamızda büyük petrol şirketleri veya devlet yok. Dolayısıyla yenilikçi olmak, teknolojimizi ve iş modellerimizi geliştirmek zorundayız. Sadece var olan ürünlerimizi geliştirmiyoruz, aynı zamanda geleceğin taleplerine, geleceğin enerji sorunlarına ( su sorunu ve iyi bilinen diğer sorunlarına) nasıl çözümler buluruz üzerinde de çalışıyoruz. Bu nedenle bu kadar insan yoğun bir şekilde çalışıyor.

Bu arada sizinle ilginç bir bilgiyi de paylaşmak isterim. Avrupa ve Avrasya ülkelerinde, dolayısıyla Türkiye ve komşu ülkelerinde araştırma ve geliştirme çalışmalarının yüzde 80-85’i üretim şirketleri tarafından gerçekleştiriliyor. Politikacılar çoğu zaman araştırmanın üretim için ne kadar önemli olduğunu unutuyorlar. Biz de araştırma çalışmalarımızı kendimiz yürütüyoruz. Çok fazla sayıda geliştirme araştırması, uygulama araştırması yapıyoruz.


Enerji tasarrufu konusunda ne düşünüyorsunuz?

Birçok insan enerji tüketimini azaltmaktan bahsediyor. Ben bunun doğru olduğundan çok da emin değilim. Bence enerjiyi geliştirmeliyiz, daha sürdürülebilir hale getirmeliyiz. Dünya giderek daha fazla enerji kullanacak. Bence bu konuda gerçekçi olmalıyız. Duyduğuma göre, Türkiye’de Gayri Safi Milli Gelir (GSMH) hesaplamalarında büyüme oranı yüzde 1 iken, enerjideki büyüme oranı yüzde 1.5 düzeyinde. Bunun bir nedeni toplumun çok daha fazla üretken olması. Oldukça basit ve iyi bilinen buluşlar var. Örneğin çamaşır makinesini sadece kirli çamaşırları yıkayıp, kurutup çıkarttığımız bir makine olarak düşünmemeliyiz. Eskiden de ev kadınları saatlerce çamaşır yıkamak için uğraşıyorlardı. Ama çamaşır makinesi sayesinde her yıl binlerce saat zamandan tasarruf eden kadınlar bu zamanlarını okuyarak, meslek sahibi olarak veya bilim yaparak değerlendirebiliyorlar. Ve bu elektrik sayesinde oldu. Buna benzer bir çok örnek verebiliriz. Toplumlar bu şekilde işliyor. Eğer bir toplum bu şekilde yarar sağlayacaksa, elektriği çok daha fazla kullanmalı. Eğer elektriği sürdürülebilir hale getirirseniz bu kötü bir şey değil. Tabii ki her zaman enerjiyi elimizden geldiği kadar korumalıyız. Enerjiyi boş yere kullanmaktan kaçınmalıyız. Ama enerjiyi etkin kullanmak verimliliği sağladığı gibi, toplumun işleyişine de büyük katkılar sağlayabilir. Mesela bilgisayarlarımız, iletişim araçlarımız enerji ile çalışan muhteşem araçlar.

Kimya sektörünün enerji kullanımı...

Enerjiyi en çok kullanan sanayi kolu kimya ama enerji kullanımında en hızlı büyüyen alan bilgisayarlar. Büyük teknik üretim merkezlerini gördünüz mü bilmiyorum. Onlar çok büyük alanlarda çok çok büyük oranlarda elektrik kullanıyorlar. Eğer enerjinin üretiminde tatmin edici, sürdürülebilir bir yol sağlayabilirsek bu kötü bir şey değil.

Ama enerji tüketiminde de ciddi bir savurganlık var...

Haklısınız. Enerji verimliliği alışkanlıklarımızı, düşünce tarzımızı değiştirmek çok önemli. Mesela bu otelde kaldığım odaya ne zaman gitsem bütün ışıkların, klimanın ve televizyonun açık olduğunu görüyorum. Tek tek hepsini kapatmam dakikalarımı alıyor ve tekrar odama döndüğümde yine hepsini açık buluyorum. Enerjiyi bu şekilde boşa harcamamalıyız. Ve eğer verimli bir büyümeyse, enerjinin büyümesinden de korkmamalıyız.

Tarım ve enerji konusunda ne düşünüyorsunuz?

Dünya nüfusu 9 milyara yaklaşıyor ve çok büyük oranda bir orta sınıfa sahip oluyor. Dolayısıyla gıda yeterliliği çok önemli bir konu. Biz hammeddeleri gıda olan tarım ürünlerini, yani ilk jenerasyon ürünlerini enerji üretimi için kullanmamalıyız. Tarımda ileri teknoloji ve biyoteknoloji çözümleri olan, biyoteknolojiye dayanan ve yerel yaklaşıma dayanan gelişmiş teknoloji kullanmalıyız. Ayrıca suyu tarım alanlarına ulaştırmak enerjiyi yoğun bir aşama. Şirketimizin özellikle bu aşamada verimliliği arttırma çalışmaları var. Tarımda da bilim adamlarımız enerjinin etkin kullanım yöntemlerini araştırarak ihtiyacımız olan besin maddelerini daha verimli ve daha az çevreye zarar verecek şekilde yetiştirebilmemizi sağlıyorlar. Tarım her zaman için büyük enerjileri gereksinen büyük bir çalışma alanı.

Sabiha KÖTEK