Dünya Bankası: GSYH'nin %1,4’ü yatırım emisyonları yüzde 70 azaltabilir

Dünya Bankası, tüm ülkelerin iklim eylemlerini arttırmaları gerektiğini, ancak yüksek gelirli ülkelerin daha derin ve daha hızlı karbonsuzlaşma yolunda öncülük yapmaları ve düşük gelirli ülkelere sağlanan finansal desteği arttırmaları gerektiğini belirtti

Enerji Günlüğü - Dünya Bankası, ülkelerin 2050 yılına kadar GSYH'nin %1,4'ü kadar yıllık yatırımla emisyonlarını %70 azaltabileceklerini açıkladı.

Dünya Bankası Grubu tarafından yayınlanan yeni bir rapora göre, yıllık olarak GSYH’nın ortalama yüzde 1,4’ü kadar yatırım yapmak, gelişmekte olan ülkelerde 2050 yılına kadar emisyonları yüzde 70 kadar azaltabilir ve dayanıklılığı arttırabilir. 

Dünya Bankası'ndan yapılan açıklamada, "İklim ve Kalkınma: Eylem Gündemi” başlıklı analizin yatırım ihtiyaçlarının iklim riskine karşı daha fazla kırılgan durumda olan düşük gelirli ülkelerde kayda değer bir şekilde daha yüksek olduğunu ve genellikle GSYH’nın yüzde 5’ini geçtiğini gösterdiğine dikkat çekti. Bu ülkelerin iklim değişikliği etkilerini yönetebilmek ve düşük karbonlu bir yol takip ederek büyüyebilmek için daha fazla miktarlarda imtiyazlı finansmana ihtiyaç duyacağını belirtti.

Açıklamada, “Rapor bireysel ülke raporlarının sunduğu zengin içeriklerden yararlanarak, iklim ve kalkınma amaçlarının entegre edilmesi konusunda ülkelerin çıkarabileceği dersleri vurgulamaktadır. İklim eylemi konusundaki bu yaklaşımın bir yandan GSYH ve ekonomik büyüme üzerinde olumlu etkiler yaratırken ve yoksulluğun azaltılması gibi kritik kalkınma sonuçları sağlarken, aynı zamanda iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin yönetilmesine yardımcı olabilecektir. Kilit başarı koşulları arasında etkili reformlar, kamu kaynaklarının daha iyi tahsisi, özel sermayenin daha fazla harekete geçirilmesi ve uluslararası topluluktan önemli finansal destek sağlanması yer almaktadır” denildi.

ÜLKELER KİLİT YATIRIMLARINI SIRALANDIRMALI

Rapora göre, ülkelerin kilit yatırımlarını ve politika reformlarını önceliklendirmeleri ve sıralandırmaları gerekmektedir. Bunlar çoklu faydalar sağlayacaktır ve emisyon azaltımları da fosil yakıt fiyatlarındaki oynaklıklara karşı kırılganlığın azaltılması, ticaret dengelerinin iyileştirilmesi ve enerji güvenliğinin arttırılması, daha iyi hava kalitesi ve bununla ilişkili olumlu sağlık etkileri gibi hızlı kalkınma sonuçları sağlayacaktır. Erken bir şekilde eyleme geçmek aynı zamanda ülkelerin gelecekte dönüştürülmesi maliyetli, hatta imkansız olacak yüksek emisyonlu altyapı ve sistemlerde kilitlenip kalmalarını önleyebilecektir. 

YÜKSEK GELİRLİ ÜLKELER ÖNCÜLÜK YAPMALI

Raporda ayrıca tüm ülkelerin iklim eylemlerini arttırmaları gerekmesine rağmen, emisyon sorumlulukları daha fazla olan yüksek gelirli ülkelerin daha derin ve daha hızlı karbonsuzlaşma yolunda öncülük yapmaları ve düşük gelirli ülkelere sağlanan finansal desteği arttırmaları gerektiği belirtilmektedir.

KRİTİK ETKİ BİLEŞENLERİ

Dünya Bankası Grubu Başkanı David Malpass konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları vurguladı:  “İklim ve kalkınma amaçlarının başarılması yönündeki çabalar birbirleri ile yakından bağlantılı bir şekilde ilerlemelidir. İklim eylemi, küresel topluluktan önemli miktarda yeni finansman sağlanmasını ve fon girişi mekanizmaları oluşturulmasını gerektiren temel bir küresel kamu menfaatidir. İyi bir şekilde önceliklendirilen ve sıralandırılan iklim eylemleri, güçlü özel sektör katılımı, önemli düzeylerdeki uluslararası destek ve adil bir dönüşüm kritik etki bileşenleridir.”