Enerji Günlüğü - Yaklaşık 40 yıllık geçmişe sahip Astor Enerji, başta güç ve dağıtım transformatörleri olmak üzere elektrik şebekelerinde kullanılan elektromekanik ekipmanların üretimini gerçekleştiriyor. Ankara merkezli şirket, transformatör üretimi ve ihracatının yanı sıra enerji iletim ve dağıtım altyapılarına yönelik ürünlerle faaliyet gösteriyor.
Astor Enerji ile ilişkili şirketlerden EFG Elektrik ise 2015 yılında Diyarbakır’da kuruldu. Orta gerilim anahtarlama ekipmanlarının üretimine odaklanan şirketin ürün portföyünde metal mahfazalı modüler hücreler, monoblok beton köşkler, prefabrik merkezler, sac köşkler ve çeşitli elektromekanik ekipmanlar bulunuyor.
EFG Elektrik, Mayıs 2025’te Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ‘Ar-Ge Merkezi’ olarak tescil edildi. Şirket, ar-ge faaliyetlerini; ürün portföyünün genişletilmesi, mevcut ekipmanların performansının artırılması, üretim süreçlerinin iyileştirilmesi ve farklı pazarların teknik gerekliliklerine uygun ürünlerin geliştirilmesi üzerinde yoğunlaştırıyor.
EFG Elektrik Ar-Ge Müdürü Mehmet Yüksel, şirketin devam eden çalışmalarını, üniversitelerle yürüttüğü iş birliklerini ve Ar-Ge faaliyetlerinin üretim ile ihracata etkilerini anlattı.
Ar-ge çalışmalarınızda hangi alanlara öncelik veriyorsunuz?
Çalışmalarımız genel olarak şebeke güvenilirliği, enerji verimliliği ve üretim süreçlerinin iyileştirilmesi başlıklarında yoğunlaşıyor. Bunun yanında dijitalleşme ve akıllı izleme çözümleri de giderek daha fazla önem kazanan alanlar arasında bulunuyor.
Yürütülen projeler ürün portföyüne nasıl yansıdı?
Bugüne kadar tamamladığımız projeler yalnızca yeni ürün geliştirilmesi açısından değil; üretim kabiliyetinin artırılması, maliyetlerin optimize edilmesi ve pazardaki konumlanma bakımından da katkı sağladı.
Bu çalışmalar sonucunda ürün portföyümüz genişlerken, farklı müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı ve ihtiyaca özel çözümler sunma kabiliyetimiz de arttı. Enerji sektöründe teknik performans, güvenilirlik ve maliyet arasındaki denge kritik önem taşıyor. Ar-Ge projelerinin özellikle bu alanlarda doğrudan katma değer oluşturduğunu görüyoruz.
Ticarileşen projelerden elde edilen bilgi birikimi, sonraki ürün geliştirme süreçlerinin hızlanmasına da yardımcı oluyor. Bu birikim, yurt içi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü destekleyen unsurlardan biri haline geldi.
Bu çalışmalar şirketin insan kaynağına nasıl yansıyor?
Ar-Ge Merkezi bünyesinde doktora ve yüksek lisans derecesine sahip çalışanlar ile farklı disiplinlerden mühendislerin yer alması, ürün geliştirme çalışmalarımıza önemli bir derinlik kazandırıyor. Teorik bilgi ile uygulamaya dayalı mühendislik deneyiminin bir araya gelmesi, daha hızlı ve doğru çözümler geliştirilmesini sağlıyor.
Akademik bilgi birikiminin katkısı özellikle malzeme seçimi, ürün tasarımı, test ve doğrulama çalışmalarında görülüyor. Üretim sahasından gelen geri bildirimlerin doğrudan Ar-Ge ekibine aktarılması ise tasarımların saha koşullarına daha uygun hale getirilmesine imkân veriyor.
Bu bütünleşik yapı ürün kalitesinin artırılmasının yanı sıra geliştirme sürelerinin kısaltılmasına ve şirketin yeni ürün geliştirme kapasitesinin güçlenmesine katkı sağlıyor.
Üniversitelerle nasıl bir iş birliği yürütüyorsunuz?
Çalışma alanlarında uzman akademisyenlerden resmi danışmanlık desteği alıyoruz. Bu iş birliği yalnızca teorik bilgi aktarımıyla sınırlı kalmıyor; Ar-Ge süreçlerinin teknik açıdan güçlendirilmesine de katkı sağlıyor.
Geliştirilen ürün ve projelerin bazı test ve doğrulama çalışmalarını üniversite laboratuvarlarında gerçekleştiriyoruz. Böylece ürün performansını bağımsız ve ölçülebilir verilerle değerlendirme, geliştirme süreçlerini de bilimsel bulgularla destekleme imkânı elde ediyoruz.
Akademisyenlerin bilgi ve deneyiminden özellikle malzeme geliştirme ve ürün optimizasyonu gibi alanlarda yararlanıyoruz. Bu çalışmaların sanayi ile akademi arasındaki etkileşimi de güçlendirdiğini düşünüyoruz.
Ar-Ge çalışmalarının ihracata doğrudan etkisi oluyor mu?
İhracata hem doğrudan hem de dolaylı etkileri bulunuyor. Ürünlerin uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi ve farklı ülkelerin teknik gerekliliklerine cevap verebilmesi, ihracat pazarlarında rekabet gücünü artırıyor.
Yeni geliştirilen ürünlerin teknik performans, güvenilirlik ve kalite bakımından sağladığı avantajlar, uluslararası pazarlara girişte önemli bir referans oluşturuyor. Ar-Ge süreçlerinden elde edilen test verileri ve mühendislik çıktıları, müşterilere sunulan teknik dokümantasyon ve doğrulama altyapısını da güçlendiriyor.
Bu çalışmalar, mevcut pazarlardaki konumun korunmasının yanında yeni pazarlara giriş sürecinin daha sistematik yürütülmesine katkı sağlıyor.
Şu anda enerjinin gündeminde enerji dönüşümü ve yeşil dönüşüm önemli bir yer tutuyor. Dönüşüm çalışmaları üretim planlarınızı etkiliyor mu?
Elektrik altyapılarının modernizasyonu, yenilenebilir enerji kaynaklarının şebekeye entegrasyonu ve artan elektrik talebi, dünya genelindeki şebeke yatırımlarını hızlandırıyor. EFG Elektrik olarak üretim planlarımızı bu gelişmeler ve sektörün gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiriyoruz.
Bu süreç yalnızca üretim kapasitesinin artırılmasını değil, ürün çeşitliliğinin geliştirilmesini ve yeni teknolojilerle uyumlu ekipmanların sunulmasını da gerektiriyor. İletim ve dağıtım altyapılarında güvenilirlik, verimlilik ve sürdürülebilirlik beklentilerinin yükselmesi, ürün geliştirme çalışmalarımıza yön veriyor.
Üretim ve teknoloji yatırımlarımızı, değişen enerji sistemlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek ve gelecekteki şebeke altyapılarında kullanılabilecek ürünler geliştirme hedefiyle planlıyoruz.
Dijitalleşme geliştirdiğiniz ürünlerde nasıl bir yer tutuyor?
Dijitalleşme ve akıllı izleme çözümleri, Ar-Ge gündemimizde ağırlığı giderek artan başlıklardan biri. Geleneksel şebeke ekipmanlarının daha kolay izlenebilmesi, performans verilerinin takip edilebilmesi ve olası arızalara karşı daha erken müdahale imkânı sağlanması sektör açısından önem kazanıyor.
Bu nedenle yeni ürünlerin tasarımında yalnızca mekanik ve elektriksel performansı değil, ekipmanların gelecekte dijital şebeke sistemleriyle nasıl bütünleşebileceğini de dikkate alıyoruz.
Yeni pazarlar için nasıl bir strateji izliyorsunuz?
Stratejimizin temelinde mevcut pazarlardaki faaliyetlerimizi güçlendirirken, enerji altyapısı yatırımlarının hız kazandığı yeni pazarlardaki fırsatları değerlendirmek bulunuyor. Ürün ve hizmetleri farklı pazarların teknik ihtiyaçlarına göre geliştirmeye çalışıyoruz.
Mevcut pazarlarda teknik destek ve ürün çeşitliliğini artırmayı; yeni pazarlarda ise uluslararası standartlara uyumlu ürünler ve mühendislik kabiliyeti üzerinden ilerlemeyi planlıyoruz. Ar-Ge faaliyetleri ve ihracata uygun ürün geliştirme çalışmaları bu stratejinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Bazı dağıtım bölgelerinde kaçak trafolar şebeke için önemli bir tehdit. EFG Elektrik’in kaçak trafo kurulumlarını önlemeye yönelik bir ar-ge çalışması var mı?
Kaçak elektrik kullanımı ve sahada gizlenmiş trafoların tespit edilmesi, öncelikle dağıtım şirketlerinin operasyonları ve denetim süreçleriyle ilgili bir konu. Bununla birlikte sorun, sonuçları itibarıyla enerji sektöründeki bütün paydaşları ilgilendiriyor.
Bu alanda doğrudan kaçak kullanımın tespitine veya saha denetimine yönelik bir proje yürütmüyoruz. Ancak ekipmanların daha güvenli, dışarıdan müdahaleye karşı daha dayanıklı ve standartlara uygun tasarlanması üzerinde çalışıyoruz.
Dolayısıyla konuya operasyonel denetim açısından değil, ürün tasarımı ve mühendislik iyileştirmeleri üzerinden katkı sunmaya çalışıyoruz. Bu yaklaşımın sahadaki risklerin azaltılmasına ve sistem güvenliğinin artırılmasına destek olabileceğini değerlendiriyoruz.
ENERJİ GÜNLÜĞÜ