EMO: Tavan fiyat artışı her şeye zam olarak yansıyacak

EMO, spot elektrik tavan fiyatının arttırılmasının, başta sanayi olmak üzere bütün alanlarda ürün ve hizmetlerin zamlanmasına neden olacağını bildirdi. 

Enerji Günlüğü - EMO, spot elektrik tavan fiyatının arttırılmasının, başta sanayi olmak üzere bütün alanlarda ürün ve hizmetlerin zamlanmasına neden olacağını bildirdi. 

Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), spot elektrik tavan fiyatını 2.750 liradan 3.200 liraya yükselten Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) Kararı üzerine bir basın açıklaması yayınladı. 

Açıklamada yüksek tüketimli sanayi kuruluşlarını etkileyen son kaynak tarifesi için belirlenen asgari sınırın, Temmuz ayından itibaren 1 milyon kilovatsaate (kWh) düşürüldüğü hatırlatıldı. Böylece orta ve bazı küçük ölçekli sanayi kuruluşları ve ticarethanelerin de spot piyasada oluşan rakamlar üzerinden fatura ödemeye başlayacağını kaydeden açıklamada; aynı ay içinde elektrik üretim şirketlerinin spot piyasadaki üst sınırının da 2 kez yükseltildiği belirtildi. 

EMO açıklamasında şunlar kaydedildi, “Yaz aylarında tüketimin de artmasıyla spot elektrik piyasası fiyatları yükselecek ve maliyetleri artan sanayi ve ticarethaneler kaçınılmaz olarak yurttaşlara sundukları mal ve hizmetlere zam yapacaktır. Spot piyasada şekillenen Piyasa Takas Fiyatı (PTF) ve döviz kuruna bağlı olarak değişen Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) maliyetleri, bu abonelere doğrudan yansımaktadır. Ulusal tarifeden enerji alma şansı kalmayan bu aboneler, görevli tedarik şirketinin uyguladığı son kaynak tarifesi ile tedarik şirketlerinin yüksek fiyat teklifleri arasında tercih yapmak zorunda kalmaktadırlar. Limit düşüşleriyle kapsama alınan yeni aboneler, tedarik şirketleriyle ikili anlaşma yapmaya zorlanmaktadır. Uygulama; tedarikçi firmalara ulusal tarifenin üstünden fiyat verme olanağı sağlarken, rekabet görüntüsü altında sürekli zam üreten tekelleşmiş serbest piyasanın ayakta durmasına da hizmet etmektedir”.

“KÜÇÜK SANAYİCİ ULUSAL TARİFE KULLANAMAYACAK”
EMO 48. Dönem Yönetim Kurulu imzasıyla yayınlanan açıklamayla kapsam içine ilk kez girecek abonelere, görevli tedarik şirketlerinden enerji almaya devam etmeleri durumunda, normal sanayi veya ticarethane tarifesinin artık uygulanmayacağı belirtildi. Açıklama şöyle devam etti, “Şu anda ulusal tarifeden enerji alan ve yıllık tüketimi 1 milyon kWh düzeyinde bulunan sanayi ve ticarethanelere aylık ortalama 230 bin TL düzeyinde fatura gelmektedir. Bu kuruluşların enerji maliyetleri, 1 Temmuzdan sonra her hâlükârda artacaktır. Tedarikçi bulup ikili anlaşma yapmayan kuruluşlara, tebliğde yer verilen ve yüksek değerlerin oluşmasına neden olan formüle göre fatura kesilecek. Spot piyasada çeşitli kısıtlar nedeniyle oluşabilecek yüksek maliyetleri abonelere doğrudan yansıtacak bu tarife modelinde, aynı tüketim için aylık bazda değişken faturalar oluşabilecektir”.

“ELEKTRİK ÜZERİNDEN HER ŞEYE ÖRTÜLÜ ZAM”
Elektrik tüketim maliyetlerindeki artışın sanayi kuruluşlarının ürünlerine, ticarethanelerin de hizmet ücretlerine zam yaparak, bu maliyetleri yurttaşlara yansıtmayı tercih edeceği kaydedilen açıklama şöyle devam etti, “Akaryakıt zamlarının taşıma maliyetlerini artıracağı düşünüldüğünde, konutlara elektrik zammı yapılmasa da önümüzdeki yaz aylarında hane halkının tüm harcama kalemlerine bu maliyetler yansıyacaktır. Artan tepkiler nedeniyle konutlara doğrudan zam yapmaktan kaçınan AKP Hükümeti`nin, enerji maliyetlerini dolaylı olarak yansıtmayı tercih ettiği anlaşılmaktadır. Temmuz ayından itibaren devreye girecek bu örtülü zam; elektrik enerjisinin temel girdilerinden biri olması nedeniyle, yaz aylarında iğneden ipliğe tüm ürün ve hizmetlerin zamlanmasına yol açacaktır”.

“ENERJİ YENİDEN KAMU HİZMETİ OLMALIDIR”
Açıklama şu sözlerle sona erdi, “Enerjinin, kâr odaklı ticari faaliyet alanı olmaktan çıkartılarak, yeniden kamu hizmeti olarak yapılandırılması, yurttaşların olduğu kadar sanayiciler başta olmak üzere tüm üretici kesimlerin de yararına olacaktır. Kamunun enerji alanına yatırım yapmasının önündeki ideolojik engeller kaldırılarak, üretim, iletim ve dağıtımıyla dikey entegre bir kamu tekeli tekrar kurulmalıdır. Önümüzdeki aylarda da artması beklenen enflasyonla etkin bir mücadele için planlı enerji yönetimine geçilmesi artık zorunluluk haline gelmiştir. Asgari ücretle geçinen geniş halk yığınlarının bu enerji yönetim modelinin yükünü daha fazla kaldıramayacağı uyarısını tekrar ederek, tarifelerin acilen ticari müdahalelerden uzak, özerk bir yapı tarafından belirlenmesi çağrımızı yeniliyoruz”.