EMO`dan verimlilik taslağına eleştiriler

Enerji Günlüğü - Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı Taslağı'nın elektrik dağıtım şirketlerine teşvik öngörürken, elektrik tüketicilerine yeni...

Enerji Günlüğü - Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı Taslağı'nın elektrik dağıtım şirketlerine teşvik öngörürken, elektrik tüketicilerine yeni vergiler getireceği iddia edildi.

Elektrik Mühendisleri Odası'ndan yapılan açıklamada, Avrupa Parlamentosu'nun 2012/27/EC sayılı AB Direktifi ve 25 Ekim 2012 tarihli Konsey kararı uyarınca hazırlanan Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı Taslağı, "trajikomik plan" olarak nitelendirildi.

Taslakta, Türkiye'de mevcut olmayan kurumlara yer verildiğine işaret edilen açıklamada, "Geçmişte bile var olmamış kurumlara atıf yapılması; ne yazık ki enerji verimliliğinin kağıt üzerinde ve göstermelik olarak yürütüldüğünü ortaya koydu" denildi.

EMO'nun, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında hazılanıp 27 Temmz 2015 tarihinde görüşe açılan Taslak hakkındaki görüşleri şöyle:

Olmayan Kurumlar: Elektrik Kaynak Etüdü Genel Müdürlüğü ve Kalkınma İdaresi diye bir kurum yokken, bu kurumun ikincil mevzuatta bir tadil tasarısı hazırladığı belirtiliyor. Başka bir bölümde ise Elektrik Enerjisi Kaynak Etüt ve Geliştirme İdaresi Genel Müdürlüğü'nden söz ediliyor. Enerji Yönetimi Enstitüsü ve Enerji Enstitüsü gibi yerleşik kurumların enerji yöneticilerine ait sicillerin "akran değerlendirmelerini" yaptığı belirtiliyor. Olmayan bir kurumun yerleşikliğinden söz edecek kadar ileri giden bu cümlede "akran değerlendirmesi" gibi çeviri bozukluğu da dikkat çekiyor. "Enerji etütçüleri" gibi Türkçede yer almayan bir unvandan söz ediliyor. Dağıtım şirketleri, şebeke operatörleri olarak çeviri diliyle taslakta yer alıyor.

Sehven Yanlışlar: Enerji açığı 2012 yılı için 52 milyar dolar yerine 52 milyon dolar olarak yer almış. Sayfaların üst bölgesinde Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı yerine bir bölümden sonra Ulusal Enerji Verimliliği Strateji Planı ifadesi kullanılmış. Enerji Kaynakları ve Enerjinin Kullanımına Yönelik Enerji Verimliliğinin İyileştirilmesi Yönetmeliği'nin ismi de yanlış yazılmış.

Sağlıksız Veriler: Dağıtım ve iletim kayıplarının gelişmiş ülkelerde ortalama yüzde 6'nın altında kaldığı ifade edilirken, Türkiye için herhangi bir yıl belirtilmeden yüzde 14.4 oranı veriliyor. Grafikte bu oran yüzde 20'ler civarında ve eylem planında dikkate alınan 2013 yılı verilerine bakılırsa yalnızca dağıtım sisteminde kayıp ve kaçak oranının yüzde 17.91, iletim kayıplarının yüzde 2.4 olduğu görülüyor.

DAĞITIM ŞİRKETLERİNE TEŞVİK

EMO'nun açıklamasında, Eylem Planı Taslağı'nın elektrik hizmetinin üretim ve sunumu açısından içeriksel olarak incelendiğinde ise oldukça yetersiz kaldığı görüşüne deyer verildi. Yapılan değerlendirmede, "Verimlilik için öncelikle elektrik üretim, iletim ve dağıtım aşamalarında kayıpların önlenmesi gerekmektedir. Eylem planına konulan ise yine şirketlere yönelik teşvik mekanizmasıdır" denildi.

EMO'nun Taslak metninin içeriğine ilişkin bazı tespitleri de şöyle:

1) Taslakta "Enerji iletiminde ve dağıtımda verimliliğin sağlanması önündeki temel engeller; işletmede enerji verimliliğini teşvik eden cezalandırıcı bir modelin bulunmayışı ve elektrik şebekesindeki teknik olmayan engellerin çokluğudur" denilmektedir. Oysa tarife ve hedef sistemi içerisinde kayıp ve kaçak oranları üzerinden şirketlere "teşvik ve ceza" içeren mekanizma yürürlüktedir. Bu sistem, yararlı olup olmadığı bir yana, kayıp ve kaçak hedeflerinin yükseltilmesi nedeniyle şirketler için sürekli teşvik mekanizmasına dönüştürülmüştür ve ikinci bir teşvik mekanizmasıyla yeni aktarımlar yapılması kabul edilemez. Ancak taslakta kayıp ve kaçak hedefleri ya da enerjinin üretim ve sunumundaki verimlilik projelerine ilişkin hedef ya da öngörüye rastlanmamaktadır.

2) Özelleştirmelerin ardından yapılan yatırımlar ile kayıp ve kaçak bedelleri üzerinde büyük şaibeler oluşmuştur. Yatırım bedelleri faturalar yoluyla tahsil edilmekte olup; özelleştirmelerin ardından bu bedel 3.1 kat artmış olmasına karşın kayıp ve kaçak verileri dahi açıklanamaz noktaya gelinmiştir. Yatırımlara ilişkin yeterli bir denetim yapılmamaktadır. Denetim yapılmayan ve sonuçların değerlendirilmediği bir ortamda eylem planı ile "çok ciddi yatırım yapılmasına" odaklanılmaktadır.

TÜKETİME VERGİLERLE CEZA

3) Taslağa göre 2016 yılında düzenlenip 2017 yılında yürürlüğe girmek üzere Ulusal Enerji Verimliliği Fonu'na aktarılmak üzere yeni bir Elektrik Vergisi getirilecektir ve bu vergi meskenler için megavat saat başına 3 Dolar (ticari kullanımların iki katı) planlanmaktadır. Elektrik fiyatlarında artış getirecek bu uygulamayla elektrik kullanımının azaltılacağı savunulmaktadır. Bu düzenleme temel bir ihtiyaç maddesi olan elektrik kullanımı üzerinden tüketicileri cezalandırmaya dayanmaktadır. Elektrik kullanımının gelişmişlik seviyesi olduğu ve asıl tartışılması gerekenin enerji yoğunluğu olduğu göz ardı edilmektedir.

4) Enerji yoğunluğu konusunda 2012-2013 Strateji Belgesi'ndeki 2023 yılına kadar enerji yoğunluğunu yüzde 20 azaltmak üzere talep tarafına ilişkin önlemlerin geliştirileceği hedefi ile yetinilmektedir.

5) Sokak aydınlatmalarıyla ilgili önlemlere ilişkin somut bir eylem planına yer verilmemiş olması da önemli bir eksikliktir.

6) İkinci bir vergi olarak iklim değişikliği vergisi gündeme getirilmektedir. Ticari kullanıcılardan alınacak olan bu vergi, elektrikte megavat saat başına 8 Dolar, doğalgazda 3 Dolar olarak öngörülürken, uygulanacak enerji verimliliği planlarıyla da kademeli indirimlere gidilebileceği ifade edilmektedir.

"GÖSTERMELİK" ÇALIŞMA SUÇLAMASI

Enerji verimliliği eylem planının ülke mevzuatını, uygulamalarını ve kurumlarını bilen kişi ya da kurumlar tarafından yapılmaya çalışılması gerektiği görüşüne yer verilen EMO açıklamasında, "Çalışanların enerjisinin de verimli kullanılması gerektiği unutulmamalıdır. Ayrıca hazırlanmış bir taslağa görüş almak yerine taslağı oluşturmadan önce ilgili kurumların önerilerinin alınması daha işlevsel olacaktır. Taslak bu haliyle AB koşulunu yerine getirmiş olma görüntüsü verme amacının ötesine gidemeyecek bir yapıdadır" denildi.

YAZILIM TEÇHİZAT İTHALATI

EMO'ya göre, söz konusu taslak, enerji verimliliğinin başlı başına bir sektör haline geldiğini de göz ardı ediyor. Bu alanda gelişmiş ülkelerden alet, teçhizat ve yazılım ithal etmeye mahkum kalınacak bir planlama ile karşılaşıldığı iddiasına da yer verilen açıklamada "Enerji verimliliğine yönelik Ar-Ge çalışmaları ya da yerli üretime yönelik hedefler ve önlemler planlanmalıdır" denildi.