Enerji politikaları ve düşünce üretimi

Dr. Nejat TAMZOK

Ülkemiz enerji sektöründe, sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen medya platformları arasında en ön sıralarda yer alan Enerji Günlüğü haber sitesi, geçtiğimiz günlerde dördüncü yılını da başarıyla tamamladı.

2012 yılında yayın hayatına başlayan site, gerek düzenli ve güncel bir haber akışını sürekli sağlaması, gerekse sosyal platformları başarıyla kullanarak yayınlarını okuyucu kitlesinin masasının üstüne kadar ulaştırabilmesiyle, enerji yayıncılığında çok önemli bir görev üstlenmekte.

Enerji Günlüğü, sadece haber yayınlarıyla da sınırlı kalmamakta. Aynı zamanda, zengin bir yazar kadrosuyla, ülkemiz enerji sektöründe düşünce üretimine de önemli bir katkı yapmakta.

BAĞIMSIZ DÜŞÜNCE ÜRETİMİ OLMAZSA OLMAZ

Şüphesiz, bağımsız düşünce üretimi, daha iyi bir gelecek için olmazsa olmaz bir ön koşul.

Düşünce üretiminin modern dünyadaki en etkili araçlarından biri ise düşünce kuruluşları.

Tüm dünyada sayıları giderek artmakta olan düşünce kuruluşları, kamu politikaları üzerine yaptıkları çalışmalarla, bir yandan mevcut politikalar üzerine analizler geliştirmekte, diğer yandan politika yapıcıları için alternatif ya da tamamlayıcı politikalar üretmekteler.

Akademik dünya ile politika yapıcıları arasında köprü oluşturan, devlet ile sivil toplum arasında iletişimi sağlayan bu kuruluşlar, kamu politikalarının oluşumu süreçlerinde son derece önemli roller üstlenmekteler.

DÜNYADA 6846 THINK TANK MEVCUT

Düşünce kuruluşları üzerine Pennsylvania Üniversitesi tarafından her yıl yapılmakta olan bir araştırmaya göre, 2015 yılı itibariyle Dünyada toplam 6.846 düşünce kuruluşu bulunmakta. (1)

Savunma ve ulusal güvenlikten dış politika ve uluslararası ilişkilere, eğitimden bilim ve teknolojiye kadar pek çok farklı alan üzerinde çalışan bu kuruluşlardan 1.835 adedi ABD’de faaliyet göstermekte. Bu ülkeyi 435 kuruluş ile Çin takip etmekte. İngiltere’de 288, Hindistan’da 280, Almanya’da 195 ve Fransa’da 180 düşünce kuruluşu bulunmakta.

Bunlar arasında; Brookings Institution, Chatham House, Carnegie Endowment for International Peace, Council on Foreign Relations, Rand Corporation, Heritage Foundation, International Institute for Strategic Studies, Stockholm International Peace Research Institute gibi, tüm dünyada çok iyi bilinen kuruluşlar da yer almakta.

Aynı araştırmaya göre; ülkemizde ise sadece 32 adet düşünce kuruluşu faaliyet göstermekte. Türkiye, kişi başına en az düşünce kuruluşuna sahip ülkeler arasında. Üstelik kâğıt üzerinde 32 olarak yer almasına karşın; bağımsızlık, bilimsellik ya da süreklilik gibi ölçütler de dikkate alındığında, bu sayının çok daha az olduğu görülecektir.

Dolayısıyla, diğer ülkelerle kıyaslandığında, Türkiye, düşünce kuruluşlarının sayısı ve etkinlikleri bakımından oldukça gerilerdedir.

THINK TANK'LER GÜVENLİK VE  POLİTİKA AĞIRLIKLI 

Türkiye’deki düşünce kuruluşlarının önemli bir kısmı ulusal güvenlik, dış politika ya da uluslararası ilişkiler alanlarıyla sınırlı kalmakta, bunların dışındakiler ise neredeyse bütün politika konularıyla ilgilenmekte ve genellikle de o gün için popüler olana yönlerini çevirmekteler.

Bununla beraber, Türkiye’nin, belirgin sektörel alanlarda yoğunlaşacak düşünce kuruluşlarına çok daha fazla ihtiyacı bulunmakta. Bu alanlar arasında en öne çıkanı ise, hiç kuşku yok, enerji ve doğal kaynaklar alanıdır.

Türkiye’de spesifik olarak enerji ve doğal kaynaklar alanında faaliyet gösteren bir düşünce kuruluşu bulunmamaktadır.

Bununla beraber, bu alanda tüm dünyada isim yapmış çok sayıda düşünce kuruluşu vardır. Bunlar arasında; ABD’den World Resources Institute ve Center for Energy and Environmental Policy Research, Japonya’dan Institute of Energy Economics ve Center for Science of Environment, Resources and Energy, İngiltere’den Oxford Institute for Energy Studies, Hindistan’dan Energy and Resources Institute, Singapur’dan Energy Studies Institute ve Güney Kore’den Korea Energy Economics Institute ilk akla gelenler.

FİKRİ ÜRETİM İÇİN ALTYAPIYA İHTİYAÇ VAR

Türkiye’yi ekonomik alanda zorlayan sorunların en başında enerji gelmekte. Tükettiği enerjinin yaklaşık dörtte üçünü dışarıdan ithal etmek zorunda olan Türkiye, enerjide dışa bağımlılığın en yüksek olduğu ülkelerden biri. Enerji ithalatına ödenen döviz tutarı, cari açığın neredeyse yüzde 20 fazlasına karşılık gelmekte.

Türkiye, enerji ve doğal kaynaklar alanında çözüm bekleyen ya da alternatif politikaların geliştirilmesini gerektiren sayısız sorunla karşı karşıya.

Doğal kaynakların arama ve işletmesinden nükleer enerjiye, enerji verimliliği ya da tasarrufundan serbest piyasa meselelerine, yatırım/sermaye darboğazından kurumsal yapılardaki problemlere, yerli imalat/teknoloji sorunlarına kadar pek çok alan bilgi kirliliğinden kurtulmayı ve daha derinlikli bakış açılarıyla ele alınmayı beklemekte.

Bununla beraber, söz konusu derinlikli bakış açılarını bürokrasiden beklemek doğru olmayacaktır. Enerji ve doğal kaynaklar sektöründe kamu otoriteleri tarafından ortaya konulan genel ya da stratejik planlamalara bakıldığında, temel aldıkları politik/düşünsel alt yapıların ne kadar derinliksiz olduğunu görmek son derece kolaydır. Gündelik hayatın gerektirdiği somut talepler karşısında, bürokrat ya da politikacının en iyi çözümleri bulamaması da son derece doğaldır.

Dolayısıyla, pek çok politika formülasyonu, genellikle kamuoyu için tatmin edici olamamaktadır. Muhtemelen bu nedenle, enerji alanında faaliyet göstermek üzere, oda ya da dernek gibi organizasyonlar tarafından oluşturulmuş çok sayıda platform bulunmaktadır. Bu platformlarda son derece değerli çalışmalara rastlamak da mümkündür. Bununla beraber, buralardaki çalışmaların sürekliliğinin, profesyonelliğinin, finansmanının sağlanabilmesi ise her zaman kolay değildir.

BU BOŞLUĞU DOLDURACAK DÜŞÜNCE KURULUŞLARI LAZIM 

Özetle, Türkiye’de, enerji ve doğal kaynaklar alanında faaliyet gösterecek düşünce kuruluşlarının ortaya çıkması, bu alanda önemli bir boşluğun doldurulmasını sağlayacaktır.

Söz konusu kuruluşların; devlet ya da siyasi partilerden ve lobilerden bağımsız çalışmaları, kâr amacı taşımamaları, belli kesimlerin özel ihtiyaçlarını projelendirmek yerine genel kamu yararına odaklanmaları son derece önemlidir. Bu nitelikteki düşünce kuruluşları tarafından yapılacak analiz ve geliştirilecek politika alternatiflerinin, enerji ve doğal kaynaklar alanındaki pek çok sorunun çözümüne katkı sağlayacağı şüphesizdir.

Ankara/Nisan 2016

(1) McGann, James G., "2015 Global Go To Think Tank Index Report" (2016).TTCSP Global Go To Think Tank Index Reports. Paper 10. http://repository.upenn.edu/think_tanks/10