Enerji projeleri için Sicilya usûlü makarna sosu

Haluk DİRESKENELİ

Enerji piyasaları için Sicilya usûlü makarna sosu

GodFather-1 filminin benim için unutulmaz bir sahnesi vardır. Baba’nın adamları bir evde saklanırlar. Aralarından en sert ve en acımasız Ağır Abi Peter Clemenza ahçı önlüğünü takar, tetikçiler için makarna hazırlar. Yanına Baba’nın küçük oğlu Michael’i çağırır. “Michael gel yanıma, bir şeyler öğren” der. Sicilya usûlü sos tarifini anlatır, o arada aşk konusunda ders verir, onunla şakalaşır.  Clemenza'nın tarifini burada verelim, belki bir yerde bir zamanda işinize yarar. Derin tencereye zeytinyağı konur, üstüne ince kıyılmış sarımsak, taze domates rendesi, domates salçası, önceden pişirilmiş köfte, bir bardak koyu kırmızı şarap ve bir kaşık şeker. Hepsi tencerede önce kaynamaya çıkarılır sonra ocağın altı kısılır, 15-20 dakika tahta kaşık ile çevrilir. Ayrı tencerede 8-10 dakika kaynar suda pişirilip süzgeçte süzülen ince uzun şerit makarna ile karıştırılır. Dinlenmeye bırakılır sonra servis edilir. 

Makarna sosuna sarımsak koymak cesaret ister. Herkes uygun miktarda sarımsak koyamaz. Tadını tutturamaz, beğendiremez, satamaz.

Doğru yerde doğru teknolojiyle, doğru yatırımı yapabilmek yine cesaret ister. Kumarbaz cesareti değil, ciddi yatırımcı hesabı ve hesaplı cesaret ister. Bilgi ister, zaman ister, tecrübeli, iş bilir kadro ister. 

Enerji üretimi şarttır, elektrik üretimini artırmak zorunludur. Herkes elektrik kullanmak ister, daha çok ister. Ancak hiç kimse kendi arka bahçesinde termik santral/enerji santrali/hatta çok gürültü yapıyor diye rüzgar santrali bile istemez. Peki bu açmaz/dilemma nasıl düzelecek? 

Yatırımcı düzgün yerde, çevre ile barışık, yerli insanla barışık santral yapacak, yeterli toz filtreleri yapılacak, filtreler 7/24 saat 365 gün çalışacak, curuf/kül derin deniz deşarjı yapılmayacak, kül barajına gönderilecek, çevre ortamı, hava, su, toprak, deniz kirlenmeyecek. Tarım insanının toprağı elinden alınmayacak, çevre halkı aldatılmayacak. Orman arazisi yok edilmeyecek, komşu tarım arazisinin değer kaybı ödenecek. Sit alanına/Turizm bölgesine yapılmayacak.  

Biz yatırımların doğru yapmalarını, azami yerli mühendis gücü kullanmalarını, azami yerli yakıt kullanmalarını, herkesin para kazanmasını isteriz. Yerli insan para kazanmazsa, yatırım yerli insana refah getirmezse, sistem sadece tek taraflı yatırımcıya çalışırsa bu ilelebet devam etmez, saadet zinciri bir yerde kopar, bu doğru olmaz. Sonunda kullanamadıkları atıl santraller ellerinde kalabilir. Yerel sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının, düzenleyici, denetleyici ve yönlendirici olarak mutlaka devrede olmaları şarttır. 

Halkla ilişkiler halka daha çok bilgi vererek yapılır. 

Türk finans kurumlarının hepsi çevreci olduklarını söylüyor. Tümü de yenilenebilir enerjiye destek veriyorlar. Çünkü halkın parasını tasarruflarını topluyorlar ve bu toplanan parayı halkın kabul edebileceği konulara yönlendiriyorlar. Aynı  politikayı yabancı finansman kuruluşları da yapıyor. KfW, EBRD, IFC, WB hepsi çevreci, hepsi doğru düzgün EIA (ÇED) istiyorlar. 

Finansman kuruluşlarının, ciddi risk değerlendirmesi yapmaları gerekir. Önlerine gelen yatırım finansman taleplerini ciddi incelemeleri gerekir. Orman arazisine, tarım arazisine, sit alanına, turizm bölgesine, yatırım, termik santral kabul etmemeleri gerekir.   

Eğer bu yatırımcı bir Avrupa ülkesinden ise kendi yatırım finansman gruplarından eleştiri alıyor, EIA (CED raporu) ciddi eleştiriliyor, proje ciddi şekilde elden geçiriliyor. ÇED onayı almadan, lisans almadan işe başlamak yok. Yatırımcı, finansman kurumunca ciddi denetlenir. Yerli finansman kuruluşlarının, teknik denetleme yapabilecek ciddi teknik kadrolara ihtiyacları vardır. 

Son söz niyetine: Makarna sosuna sarımsak koymak ve yemeği beğendirebilmek ciddi cesaret ister...