Enerji yatırımı için teşvik bir hak mıdır?

H. Zafer ARIKAN

Değerli Okurlar,

Genel Yayın Yönetmenimiz Mehmet Kara’nın 15 Nisan 2022 tarihli yazısını okuyunca, her şeyi nasıl hızla eskittiğimizi bir kez daha gördüm ve bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim. Bilindiği gibi teşvik arapça kökenli olup şevk kelimesinden (istek, arzu) türetilmiştir. Türk Dil Kurumuna göre de anlamı isteklendirme, özendirmedir. Bir başka ifadeyle, birisini yapmak istediği bir şey için cesaretlendirmek, yüreklendirmek demektir.

Ancak bugün baktığımızda teşvik sözcüğü önce cesaretlendirmeden desteğe, daha sonra da hak anlamına evrilmiş bulunuyor. Nitekim değişik alanlarda, kanun ve yönetmeliklerle tanımlanmış ve kapsamı genişletilmiş bir çok teşvik ifadeleri görüyoruz. Peki bunun yenilenebilir enerjiyle ne ilgisi var dediğinizi duyar gibiyim; çok ilgisi var değerli okurlar.

M. Kara yazısında “... sonunda her türlü enerji kaynağının desteklendiği” saptamasını yapıyor ki son derece doğru ve yerinde bir tespit ve haklı bir itiraz. Bir defa teşvik sözcüğü ile destek sözcüğünü gerçek anlamlarında kullanmamız gerekiyor, zira biri diğerinin sonucu. Yine bu yazıda “... enerji yetersizliğinin, talebin artması dışındaki nedenini yatırımların küçük bir bölümünü 365/24 enerji üreten tesislerin oluşturduğu” şeklinde açıklıyor ki bu da çok doğru bir tespit. O zaman sorumuz şu, santrallarımızı 365/24 saat çalışma performansına getirebilir miyiz ya da getiremesek bile bu hedefe doğru yol alabilir miyiz, yaklaşabilir miyiz?

Cevabımız evet, yaklaşabiliriz; hem de ilave destekler vermeden. Peki bu iş nasıl olacak? Çözüm, enerji depolama tesisi yatırımlarında. Bugünkü teşvik mekanizmalarını kökten değiştirerek ve adını da doğru bir biçimde DESTEK koyarak, sonuçta bu yatırımları TEŞVİK etme imkanını pekala bulabiliriz. Sorumuz şu hale geldi, o zaman çözüm nedir?

Birincisi, her bir yenilenebilir enerji kaynağına dayalı tesis için, sera gazı salımlarını önlediği kadar (eşdeğer ton ve bedeli) ve ayrıca diğer fosil yakıtlı santralların çalışma süresini azalttığı ve buna denk düşen sera gazı tutarı kadar bir miktarı “yenilenebilir enerji depolama tesisi ilave yatırımı için destek” olarak yenilenebilir enerji yatırımcısına sunmak; bu bedelin yarısını da özellikle ARGE çalışmaları yoluyla, “yenilenebilir enerjinin depolanmasında teknoloji üretimi ve inovasyonlar” için kullanma zorunluluğu getirmek, harcamaları ve gelişmeleri titizlikle takip etmek.

İkincisi, fosil yakıtlı santralları hibrit santral haline getirmek için yeni yaklaşımlarda bulunmak; bu amaçla bakanlık koordinatörlüğünde, tüm paydaşlarla birlikte yakın iş birliği içinde çalışmak.

İnanıyorum ki ilave hiçbir desteğe gerek kalmadan, enerji depolama yatırımları yoluyla enerji üretiminde yüzde 10-15 civarında bir artış kısa zamanda sağlanabilecek; özellikle enerji talebinin yoğun olduğu saatlerindeki elektrik ihtiyacı bu yolla karşılanacak, sera gazı salımı daha da azalmış olacak ve herkese, her şeye teşvik (ya da lobisi olana teşvik) anlayışı/uygulaması son bulacaktır.

Tüm okuyuculara esenlikler diliyorum.