Enerjicilere büyük veri yol gösterecek

Enerji Günlüğü - SAS Institute Enerji Sektörü Direktörü Satyajit Dwivedi, geleceğe damgasını vuracak yeni kuşak enerji şirketlerine, büyük veri'nin...

Enerji Günlüğü - SAS Institute Enerji Sektörü Direktörü Satyajit Dwivedi, geleceğe damgasını vuracak yeni kuşak enerji şirketlerine, büyük veri'nin yol göstereceğini söyledi.

Dünyanın önde gelen veri madenciliği, veri analitiği (big data - büyük veri) şirketi SAS Institute, Türkiye'de enerji sektörünü, faaliyetlerini yoğunlaştıracağı alanlardan biri olarak belirledi. Önde gelen enerji oyuncularından bazılarına hizmet sunan, pek çok oyuncuyla da dirsek temasında bulunan SAS'ın Enerji Sektörü Direktörü Satyavit Dwivedi, büyük veri (big data) enerji sektörü ilişkisini ve Türkiye enerji sektörünün geleceğine dair öngörülerini Enerji Günlüğü'ne anlattı. Dwivedi, Avrupa'da elektrik fiyatlarının düşmesinden zarar gören bazı büyük enerji oyuncularının, bu zararlarını telafi etmek amacıyla Türkiye piyasasına girmeye çalıştığını söyledi. İşte Dwivedi'nin sorularımıza verdiği cevaplar:

Dünyada enerji sektörü açısından veri yönetiminin rolü bu konudaki yeni eğilimler nedir?

Üretim, dağıtım ve tüketim dahil olmak üzere müşterinin elinde bulunan seçim hakkı geleceği şekillendiriyor. Şirketlerin iş modelleri giderek daha müşteri odaklı hale geliyor. Şirket varlıklarının hedeflenen hizmet kalitesinin gereklerini karşılamak için buna olumlu yanıt vermesi gerekiyor. Bu paradigma değişimi, yeni kuşak enerji şirketleri açısından farklı zamanlar için gerçeklere dayalı karar alma sürecini zorunlu hale getiriyor. Bu gelişme aynı zamanda veri kalitesinin arttırılmasını da zorunlu kılıyor. Dolayısıyla organizasyon silolarında veri kullanılabilirliği yönetimi, mevcut verilerin daha iyi anlaşılması-temizlenmesi-zenginleştirilmesi, ek veri toplama gereksinimleri ve eyleme geçirilebilir istihbarat oluşturmak amacıyla kurumsal veri kullanımı kapasitesinin geliştirilmesi tartışmaları yeniden gündemde...

Veri kalitesi için nelere ihtiyaç var, şirketler ne yapıyor?

Enerji ve altyapı şirketlerinin veri entegrasyonunu sağlayacak teknolojilere ihtiyacı var. Şirketler, SAP R/3-BW gibi işlem sistemleri, PI gibi veri depolama sistemleri, sayaç veri yönetimi sistemleri ve diğer sensörlü ve sensörsüz mevcut verilere bağlanma kapasitesin sahip olmalı. Firmalar, müşteri verileri, ağ verileri, varlık verileri ve kritik süreç verilerini entegre edebilecek teknolojiler kullanmaya başladı. Örneğin büyük perakende çıkış işlemleri ve müşteri sadakat programlarına sahip petrol ve gaz pazarlama şirketleri... Dağıtım alanında veri yönetimi işinin büyük bir kısmını, yatırım planlaması ve ağ işlemleri optimizasyonlarını üstlenmek üzere operasyonel teknolojiler ile bilgi sistemlerinin entegrasyonu kaplıyor. Üretim alanında ise santraller ve rafineriler, varlık-süreç ve ekipman performansını izlemek, verimliliği artırmak, maliyet ve yatırımları optimize etmek amacıyla varlık analitiği kapasitesi sağlayacak depolanmış tarihi verileri, varlık yönetimi verilerini ve SAP gibi ERP verilerini entegre ediyorlar.

Türkiye enerji sektöründeki durumu nasıl görüyorsunuz?

Türkiye; Orta Doğu, Avrupa ve Asya Pasifik şirketleri ile düzenleyici kurumlarının, yaşanan gelişmeleri, düzenleyici reformları ve modernizasyon programlarından çıkarılan dersleri takip ettiği enerji piyasalarından biri. Türkiye, güçlü bir ekonomik büyümeye sahip olmasının yanında Avrupa, Ortadoğu ve Hazar bölgesindeki tedarikçi ve tüketiciler için doğal bir köprü. Bir yandan Türkiye’nin elektrik ve doğalgaz talebi katlanarak büyürken, diğer yandan ülke, enerji piyasası sınırlamalarını kaldırarak şeffaflık, yaşlanan varlıkların modernizasyonu, yenilenebilir enerji üretiminin 20 GW’ye çıkarılması hedefi ve şeffaflık vurgusunu getiren serbestleştirme (deregülasyon) girişimlerine şahit oluyor.

Yeni elektrik piyasası düzenlemeleri, özel doğal gaz depolama anlayışı ve Enerji Borsası'nın (EPİAŞ) kurulması, özel yatırımları teşvik ederek ve enerji güvenliğini bozmadan tedarik sürecini verimli hale getirerek ekosistem açısından ihtiyaç duyulan ivmeyi sağlıyor.

Burada büyük veri kullanımı ve veri analitiğine düşen rol?

Hızla değişen bir sektörde karar alma süreçlerinde veri analitiği yüksek öneme sahiptir. Türkiye 2013 yılında elektrik dağıtımının özelleştirilmesi sürecini tamamladı. Böylece maddi varlıklar, müşteriler, işletme teknolojileri ve bilişim teknolojilerinde de ciddi yol kat edildi. Artık ek gelirler getirecek ve maliyetleri düşürecek sistem ve varlık verimliliğinin sağlanması amacıyla süreçlerin birleşmesi ve yeni süreçlerin kurulmasına imkan tanımak için tüm bu kazanımların entegrasyonu gerekiyor. Akıllı Şebeke (Smart Grid) programlarındaki gelir güvencesi, müşteri deneyimi, müşteri fiyatlandırması, kullanım zamanı gibi müşteri odaklı programlar vasıtasıyla müşteri yönetiminde de benimseniyor.

Peki siz ne sunuyorsunuz şirketlere?

SAS, müşteri deneyimi ve varlık verimliliği ile performans ve operasyonel verimlilik konularında küresel değer zinciri boyunca enerji ve altyapı şirketlerine büyük veri analitiği platformu sağlıyor. Dünyada tamamen veya yarı serbestleştirilmiş piyasalarda fiziksel ve finansal varlıkların yönetimi, risk yönetimi ve yasal uyumluluk alanlarında SAS çözümleri kullanılıyor.

Türkiye'de hangi enerji oyuncularıyla çalışıyorsunuz?

Türkiye’de alanında lider üretici-perakendeciler, gaz dağıtım şirketleri, enerji ticareti şirketleri ile çalışıyoruz. Şirketler çoklu operasyonel sistemlerin entegrasyonu konusunda veri kalitesi kapasitesi de dahil olmak üzere kurumsal Veri yönetiminde SAS Büyük Veri Analitiği Platformu'nu kullanıyor. Bu kapsamda enerji talebinin, dolayısıyla enerji dengesi ve ticaret portföyü optimizasyonunun daha iyi anlaşılması ve tahmin edilmesi amacıyla SAS Enerji Tahmini çözümü kullanılıyor. Ayrıca ticaret ve risk yönetimi alanlarında da çok sayıda firmayla görüşme halindeyiz.

Müşterileriniz SAS çözümleriyle neler elde edebiliyor?

SAS Büyük Veri Analitiği Platformu, müşteri, varlık ve risk istihbaratı alanlarında yeni kuşak (NextGen) enerji ve altyapı şirketleri tarafından geliştirilen güçlü bir kapasiteye sahip. SAS ile tüm verilerinizi bir araya toplayabilir, kaliteli veriler elde edebilir, gelişmiş analizler gerçekleştirebilir ve sonuçları hızlı bir şekilde paylaşabilirsiniz.

Bunları biraz daha somutlaştırabilir misiniz?

Değer zinciri boyunca, enerji sağlayıcıların kritik süreçlerine baktığımızda SAS’ın yardımcı olabileceği beş kritik alanı şöyle sıralayabiliriz:

- Akıllı şebeke, AMI / AMR, Veri Depolama, Dağıtım Yönetimi ve operasyonel veriler gibi birçok sistemden gelen verilerin entegrasyonu ve yönetimi.

- Müşteriye ilişkin tek bir görünüm oluşturma ve hedeflenen müşteri segmenti fiyatlandırması ve kampanyaları için müşteri portföyünün daha iyi anlaşılması.

- Analitik modeller vasıtasıyla yük / talep oranlarının tahmin edilmesi, ticaret portföyü ve risklerin optimize edilmesi, düzenleyici raporlamanın kolaylaştırılması.

- Güçlü gelir güvencesi kontrol noktalarının belirlenmesi, kaçak elektrik kullanımının kontrol altına alınması yoluyla teknik olmayan Kaybın etkin bir şekilde tespit edilmesi, ödeme / alacak tahsilatının en üst düzeye çıkarılması.

- Üretim (termal, gaz, jeotermal) / dağıtım varlık performansının izlenmesi, varlık performans düşüşü ve arıza tahmini ile verimli ve optimize edilen operasyonlar yürütülmesi, düzenleyici otoritelerden maksimum teşvik sağlayacak şekilde yatırım planlaması yapılması.

Yine değer zinciri boyunca petrol ve gaz şirketlerinin kritik süreçlerine baktığımızda SAS’ın yardımcı olabileceği 5 kritik alan da şöyle sıralanabilir:

- Birçok sistemden gelen verilerin entegrasyonu ve yönetimi. SAS perakende satış dağıtım birimleri, depo/terminal/antrepo sistemleri, operasyonel verilerle rafineriler ve jeotermal santrallerden gelen depolanmış tarihi süreç verilerini entegre edebilir.

- Müşterilere ilişkin ek bir görünüm oluşturulması ve hedeflenen müşteri teklifleri ve etkin sadakat programları için müşteri portföyünün daha iyi anlaşılması.

- Kısa, orta ve uzun vadede kamu kurumlarıyla petrol ve gaz şirketleri düzeyinde etkin dağıtım planlaması yapabilmek amacıyla büyük ölçekli müşteri taleplerinin ve sektörel taleplerin tahmin edilmesi.

- Elverişli ham petrol fiyatları, rafinerilere temel teknolojinin yanı sıra büyük veri analitiği platformu gibi bilgi teknolojilerinin kullanımı için altyapılarını yenileştirme fırsatı vermiştir. Daha kârlı verim elde etmek ve plansız aksama sürelerini azaltmak amacıyla süreçlerin en iyi duruma getirilmesi sayesinde varlık performans düşüşü ve arıza tahmini ile verimli, optimize edilmiş operasyonlar yürütülmesi ve yatırım planlaması yapılması.

Yenilenebilir enerjiyle ilgili neler var?

Gerek resmi kurum ve kuruluşların (hükümetler, bakanlıklar, ilgili kamu birimleri) ve özel şirketlerin, analitiğin gücünden yararlandığı başka bir alan da yenilenebilir enerji üretim tahmini ve operasyonları. Örneğin, şebeke düzeyinde yenilenebilir enerji tahminleri için istatistiksel verilerin birleştirilmesi, rüzgar çiftlikleri ve fotovoltaik güneş panellerinin güvenilir ve gerçek zamanlı operasyon gözetimi... Akıllı Şebeke, akıllı şehir ve enerji verimliliği programlarıyla birlikte bu alana artan bir ilgi olduğunun da farkındayız.

Meteorolojik veriler bu bütünün neresinde duruyor?

Fiyat değişkenliğinin faktörleri arasında yer alan depolama planları ve tüketimi etkileyen değişen hava durumları ile endüstriyel arz ve talep durumu, petrol ve gaz şirketleri için risk durumunu daha iyi anlamayı zorunlu hale getirmiş durumda. Dolayısıyla, doğalgaz piyasasının serbestleşmesi ve özel depolama erişimi sayesinde gaz ticareti ve risk yönetimi ile sanal depolama optimizasyonu da büyük veri analitiğinin önemli rol oynayabileceği diğer alanlar olacak. SAS, bu noktalarda Avrupalı şirketlere analitik çözümler sağlamada başarılı olmuştur.

Türkiye elektrik piyasasının temel karakteristiklerini sorsak?

Üç yılı aşkın bir süredir Türkiye elektrik piyasasını izliyorum. Türkiye’nin perakende elektrik piyasasının 2010 yılında açılmasının ardından birçok işletme kuruldu. Şu an gün öncesi ihalesi ve tezgahüstü (OTC) piyasaya katılan ticaret piyasasında aktif olarak faaliyet gösteren 100’den fazla şirket var. Ayrıca Avrupa’nın yenilenebilir enerji patlamasıyle düşen talep ve fiyatlar nedeniyle Avrupa piyasasındaki zararını karşılamak amacıyla Türk enerji piyasasına katılmak isteyen büyük Avrupa şirketleri de var.

Sizce bu piyasa nereye doğru ilerleyecek?

Türkiye, 2016 yılına kadar tam rekabetçi bir elektrik piyasasına sahip olmayı hedefliyor. Konut müşterilerinin tüketim oranı yüzde 25’in altında ve kamu kurumları hariç ticari müşteri grubu için bu oran yüzde 13. Sanayi müşteri grubu ise toplam talebin yaklaşık yüzde 50’sini temsil ediyor. Tedarikçi seçimi açısından enerji tüketimi eşiği giderek azalırken artık daha fazla müşteri, seçtikleri ve ulusal tarifeye tabi olmayan tedarikçilerile kendi şartlarını müzakere edebiliyor. Akabinde piyasa kesinlikle tedarikçilerle toptancı piyasasından yeterli satın alma talebi olan serbest tüketiciler arasında yapılan ikili anlaşmalardan en kısa vadeli maliyet üzerinden satın alma kapasitesine sahip piyasalara doğru yönelecek. Ayrıca 2020 yılına kadar iktisadi devlet teşekkülü olan üreticilerin uzun vadeli enerji sözleşmelerinin çoğu sona erecek. Gaz santralleri Türkiye enerji üretiminin yüzde 44’ünü sağlıyor. Doğalgaz piyasasının açılmasıyla şirketler de artık petrol fiyatı bileşenlerini finansal riskten koruyabilecek.

Bu piyasada kalıcı olmanın ve büyümenin yolu nereden geçiyor?

Bugün birçok coğrafyada yürütülen maddi ve finansal ticaret genelinde, elektrik ticaretiyle uğraşan üretici-perakendeciler, özelleştirilen dağıtım şirketleri ve bağımsız perakendeciler gibi altyapı organizasyonları açısından tek bir bakış açısıyla piyasa ve kredi risk sahasının analiz edilmesi her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Buna bir de gün öncesi, hafta öncesi ve uzun vadeli sözleşmeleri yönetme ihtiyacı eklendiğinde söz konusu amaç gerçekten büyük bir anlam kazanıyor. Risk yöneticileri piyasa gerçeklerine etkin bir şekilde karşılık verebilmek için elektrik fiyatlarının değişkenliğiyle ilişkili piyasa ve kredi risklerini proaktif olarak yakalayabilmeli, analiz ve simüle edebilmeli. Tamamen şeffaf bir piyasada, düzenleyici raporlama büyük önem kazanacaktır.

Bu noktada SAS tür çözümler sunuyor?

SAS, enerji tahmini hizmeti de dahil olmak üzere SAS Enerji Ticareti ve Risk Yönetimi, Üretici-Perakendeciler ve Sadece Perakendeciler açısından güçlü bir değer önerisine sahip. Şirketler, SAS Enerji Ticareti Risk Yönetimi (ETRM) hizmetleri sayesinde bir yandan ön büro, orta büro sürecini otomatikleştirerek önemli ölçüde zaman kazanırken diğer yandan arka büro (idari departmanlar) için portföy optimizasyonu yapmak, güç alım maliyetini azaltmak, risk sahası değerlendirmesi ile etkin risk yönetimi yapmak ve düzenleyici raporlama fonksiyonlarını yerine getirmek için gelişmiş analitik kapasite sağlıyor. Doğal gaz ticareti şirketleri de ETRM çözümlerinden büyük ölçüde faydalanabilir. Türkiye’nin elektrik piyasasında ticaret hacmi ile birlikte şeffaflık çabaları da artmaktadır.

EPİAŞ açısından ne anlam ifade ediyor bu çözümler?

EPİAŞ'ın diğer tesis veya santrallerin kârlılığını etkileyen tedarikçilerce enerji fiyatlarının bozulmasını önlemek için iyi bir piyasa gözetimi kapasitesine ihtiyacı olacak. Bu amaçla büyük veri yönetimini, analitik tekniklerini kullanmak EPİAŞ açısından da gelecekte elzem olacak.

Türkiye pazarını diğer pazarlardan ayıran dikkatinizi çeken özellikler nelerdir?

Türkiye iki açıdan eşsiz. Birincisi Hazar, Ortadoğu ve Avrupa'nın kesiştiği noktada bir enerji merkezi komunumda. Neredeyse hiç petrol ve gaz rezervine sahip olmadığı için enerji güvenliğinin sağlanması son derece önemli. Bu da enerji üretimi alanına daha fazla yatırımcı çekmenin yanında jeotermal ve güneş enerjisi potansiyelinin değerlendirilmesiyle sağlanabilir. Diğer ülkelerde olduğu gibi çeşitli mevzuat çalışmaları ve özel fiyat alım garantileriyle (FIT-feed-in-tariff) yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimine yönelik teşviklerin devam edeceği anlaşılıyor. 1 MW ve altı tesislerin lisans gerektirmemesi önemli teşviklerden biri. Türkiye ayrıca 21 dağıtım şirketini özelleştirerek, pek çok muadil piyasaya göre bir adım öne geçmiş durumda.

Piyasa yapısı açısından nerede duruyor Türkiye?

Serbestleştirme konusunda, ileri düzeydeki Avrupa, Asya Pasifik bölgesi gibi küresel piyasalarda piyasa işletmecisi, erken reform sürecinde kurulmuşken Türkiye bu sürece daha yeni başladı. Yeni Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca EPİAŞ'ın oluşumu ve enerji borsasının kurulmasıyla piyasanın serbestleştirilmesi yönünde önemli bir eşik daha geride bırakılıyor. Ancak, sadece perakende faaliyeti yürüten ve yürütecek oyuncuların piyasaya etkin bir şekilde katılımını sağlayacak bir ortam oluşturulmalı. Düzenlenmemiş bir piyasada, analitik uygulamaların yüksek oranda hayata geçirildiği alanlar müşteri deneyimi, fiyatlandırma, tahmin ve risk ile varlık performansıdır. Türkiye'nin bu alandaki geçmiş birikimi de, piyasanın dönüşüm ve serbestleşme sürecine olumlu katkı yapacaktır. 

Mehmet KARA