Enerjide dijitalleşme ve kaçınılmaz değişim 

H. Zafer ARIKAN

Değerli Okurlar, 

Son yıllarda dijitalleşme ve yeni teknolojiler üzerine çok sayıda yazı yazarak bu teknolojileri ve dijitalleşmeyi doğru anlamanın ve uygulamaya koymanın önemini anlatmaya çalıştım. Dijitalleşmenin daha güzel bir dünya için önemli fırsatlar sunduğunu, hayatımızı kolaylaştırdığını ama yanı sıra bazı sıkıntılar da yaratabileceğini belirterek; enerji sektörüne genel anlamda pozitif yönde katkı yapacağını, bununla birlikte kimi işleri yok edebileceğine dikkat çektim ve yeni teknolojilerle uyumlu bir biçimde yaşamanın önemini belirttim. 

Bu bağlamda bir önceki yazımda, dijital dönüşümün yıkıcı etkileri/sonuçları olabilen, sancılı bir süreç olarak karşımıza çıktığını hatırlatarak, yapmamız gerekenin dijitalleşmeye yoğunlaşmaktan (analog sistemlerin, teçhizatın ve süreçlerin dijital hale getirilmesi) çok dijital dönüşümü doğru anlamak olduğunu; mevcut işleri ve süreçleri dijitalleştirmek için teknolojiye yatırım yapmanın bir şirketi veya sektörü dönüştürmek için gerekli ancak yeterli olmadığını ifade etmiştim. 

Dijital teknolojiler yaşam ve iş yapma biçimlerimizi değiştirmenin yanı sıra kendi kültürünü oluşturup bunu topluma dayatmaya da başladı. Bu nedenlerle enerji sektöründe her alanda ve eş zamanlı, köklü bir değişim artık kaçınılmaz hale gelmiş durumda. Bu değişimi zorunlu kılan en önemli nedenlerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz: 

i. Yenilenebilir enerjiye küresel geçiş 

ii. Uluslararası arenadaki yeni düzenlemeler; politika ve mevzuat değişiklikleri, kısaca düzenleyici baskılar 

iii. Teknolojik gelişmeler 

iv. Değişen tüketici beklentileri 

Yenilenebilir enerjiye küresel geçiş esas olarak sera gazı emisyonlarını azaltma, iklim değişikliği ile mücadele etme ve enerji kaynaklarını çeşitlendirme ihtiyacından kaynaklanırken; ilgili uluslararası kuruluşlar - ki buna Avrupa Birliği gibi üst düzey siyasi organizasyonları da ekleyebiliriz - ve hükümetler bu emisyonları aşağıya çekmek, fosil yakıt desteklerini aşamalı olarak kaldırmak ve temiz enerjiyi teşvik etmek amacıyla çeşitli politikalar geliştiriyor ve yeni düzenlemeleri (mevzuat ve bazı standartlar başta olmak üzere) uygulamaya sokuyorlar. 

Öte yandan, özellikle teknolojideki gelişmeler de yenilenebilir enerji kaynaklarını daha uygun maliyetli ve verimli hale getiriyor. Enerji depolama, şebeke yönetimi ve akıllı şebeke uygulamalarındaki yenilikler de yenilenebilir enerji santrallarının şebekeye daha fazla entegrasyonunu sağlıyor; daha esnek ve güvenilir enerji arzını mümkün kılıyor. 

Özellikle mikro şebeke çözümleri yeni birçok iş fırsatını yaratırken yeni iş modellerini de hayata geçiriyor. Değişen tüketici beklentileri ise enerji şirketlerini, müşterilerin temiz, uygun fiyatlı ve güvenilir enerji taleplerinin karşılanması açısından yeni arayışlara yönlendiriyor. Bu bağlamda, tüketiciler eskiye oranla çatı üstü güneş santralları, elektrikli araçlar vb uygulamaları daha çok benimsiyor; akıllı sayaçlar ve enerji yönetim sistemleri yoluyla enerji tüketimleri üzerinde daha fazla ve daha sıkı bir kontrolü talep ediyor. 

Sonuçta bütün bunlar, enerji sektöründe daha köklü bir değişimin önemini ve gereğini bize açık bir biçimde gösteriyor. 

Öyleyse üretim, iletim, dağıtım, enerji depolama, şebeke dayanıklılığı, enerji fiyatlaması ve ticareti, enerji verimliliği, siber-güvenlik, Ar-Ge çalışmaları, insan kaynağı geliştirilmesi, teknik lise ve üniversite 

eğitim programlarının ve içeriğinin günümüz gelişmelerine ve koşullarına uygun hale getirilmesi, farkındalık vb. birçok alanda eş zamanlı olarak teknolojik gelişmelerin ve inovasyonların (başta yapay zeka ve veri yönetimi olmak üzere) bu çalışmalara entegre edilmesi sektörel anlamda, gerçek bir değişime esas olacak çalışmaların özünü oluşturuyor. 

İhtiyaç duyulan değişimin nasıl yönetileceği ise bir başka önemli konudur ve sektörde yer alan oyuncuların kültür ve birikimlerine, vizyonlarına, insan kaynağına ve diğer unsurlara bağlı olarak ayrıca ele alınmasında yarar vardır. 

Şimdi bu değişimle ilgili olarak neler yapılabilir (daha doğrusu yapılmalıdır) bunlara bir göz atalım. 

i. Kaynak Kullanımı ve Yönetimi: Başta yenilenebilir enerji kaynakları (ki bunların bir kısmı dağıtık enerji kaynaklarıdır) olmak üzere, kaynakların, güncel teknolojileri kullanarak ama daha önemlisi, ülkenin imkan ve kabiliyetlerini dikkate alan enerji strateji ve politikalarına dayanarak, doğru bir biçimde yönetilmesi en temel husustur. 

ii. Şebeke Alt Yapısının Yeniden Tasarımı ve İnşaası, İnsan Kaynağının Yetiştirilmesi: On yıl içerisinde elektrik ihtiyacının önemli bir kısmı yenilenebilir kaynaklardan karşılanmış olacaktır. Şebeke altyapısının başta iletim, dağıtım ve depolama ihtiyaçları ile teknolojik gelişmeler dikkate alınarak yeni baştan planlaması ve buna uygun gerekli yatırımların yapılması ve bu çalışmalarda ihtiyaç duyulacak insan kaynağının yetiştirilmesi için çalışmalara hemen başlanılması gerekiyor. 

iii. Tüketici Davranışlarının Analizi ve Tüketici Beklentilerinin Tespiti: Tüketici ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılayacak ve tüketici beklentilerini maksimum düzeyde tatmin edecek çözümlerin süratle üretilmesi ve bunu yaparken bölgesel gelişmişlik düzeylerinin ve bölgesel ekonomik şartların (satın alma alışkanlıkları ve gelir düzeyi, enerji tüketimi ile ilgili davranış biçim ve alışkanlıkları, vb.) da dikkate alınmasında yarar var. 

iv. Uluslararası Standartlara Hakimiyet ve Doğru Uygulamalar: Uluslararası standart ve normların çok yakından takip edilmesi, gerekli standartların hızlı bir biçimde hazırlanarak uygulamaya konulması, ayrıca gereken izleme, kontrol ve denetimlerinin yapılması; bu bağlamda TSE’nin, belki de yeniden yapılandırılması ve bu kuruluşun insan kaynağı ile yeteneklerinin geliştirilmesi bir başka acil ve önemli konudur. 

v. Enerji Sektörü Veri Bankacılığı ve Veri Analiz Merkezinin Kurulması: Dijital teknolojilerin ve araçların-aygıtların kullanılmasıyla birlikte çok fazla sayıda veri toplanmakta ve veri işlenmektedir. Enerji sektörünün yapısı dikkate alındığında, üretim, iletim, dağıtım, enerji verimliliği, enerji ticareti ve enerji piyasası faaliyetleri başta olmak üzere çok sayıda alt sektör ve data/veri üreticisi/kullanıcısı bulunmaktadır ve bunlara her gün bir yenisi eklenmektedir. Bu açıdan baktığımızda, enerji sektörü faaliyetlerinin sağlıklı ve güvenilir bir biçimde yürütülebilmesi için bu verilerin sistematik bir biçimde toplanması, ayıklanması, yararlı bilgiler haline getirilip ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılması, her türlü ekonomik, yasal, sosyal vb. strateji oluşturma ve planlama çalışmalarına yardımcı olacak hale getirilmesi, gerekli istatistik ve analizlerin yapılabilmesi çok önemlidir. Bu amaçla bakanlık içerisinde “Veri Bankacılığı ve Veri Analiz Merkezi” şeklinde adlandırılabilecek bir birimin oluşturulması oldukça yararlı olacaktır. 

vi. Enerjide Değişim Yönetimi ve Farkındalık Çalışmaları: Enerji sektöründe yer alan özel sektör kuruluşlarının da teknik olarak dijitalleşmeye ve ekonomik, yönetsel, sosyal ve kültürel olarak değişime hazır olması gerekiyor. Aksi halde bu değişimi gerçekleştiremeyenler ne yazık ki değişim karşısında tutunamayacaklar ve yok olacaklar. Bu nedenle “değişim yönetimi” firmalar için acil bir görev olarak önlerinde duruyor. Bu çalışmalara başlamış çok sayıda firmamız var, ancak sektörde bulunan diğer firmaların da buna kafa yormaları ve gerekli adımları atıp tedbir almaları, değişimi organize etmeleri gerekiyor. Bu bağlamda şirket içi iletişim kanallarının geliştirilmesi, çalışanların, mümkünse tamamının, değişim yönünde motive edilmesi, yeni şartlara uygun yeni şirket kültürlerinin yaratılması önlerindeki en önemli konuların başında geliyor. 

vii. Enerji Projelerinde Risk Analizi ve Risk Yönetimi: Diğer taraftan yatırımcıların önünü daha iyi görebilmesi ve yatırımların gecikmemesi ya da tıkanmaması için “mevzuat değişikliklerinin” sık sık yapılmaması, bunun yerine belirli periyodlarla gerçekleştirilmesi; yatırımcının yatırımı gerçekleştirme periyodunda yatırım maliyetini artıracak, yatırımın tamamlanmasını engelleyecek ve/veya geciktirecek idari hata ve problemlerin engellenmesi, bu amaçla enerji bakanlığında yapısal bir değişikliğe gidilerek “Enerji Projelerinde Risk Analizi ve Risk Yönetimi Başkanlığının ya da Dairesinin” kurulması ve tüm paydaşların temsiline imkan sağlanması (ilgili bakanlıklar, üniversiteler, özel sektör kuruluşları, belediyeler, kamu kurum ve kuruluşları ile meslek örgütlerinden temsilciler, bazı sivil toplum kuruluşları vb.) 

viii. Enerji Sektörü Vergi Uygulamaları Ortak Çalışma Platformu: Ülkemizde genel olarak “vergi politikaları, yönetimi, uygulamaları ve vergi tahsilatına” ilişkin ciddi sıkıntıların yaşanmakta olduğu dikkate alınarak, enerji sektöründe ortaya çıkacak yeni iş alanları ve uygulamalarda (karbon ticareti, emisyonlarının azaltılması, fosil yakıt kullanımının sınırlandırılması, blockchain teknolojisine dayalı kripto para birimlerinin enerji piyasalarında kullanımı vb.) vergi kayıplarının olmaması, adaletsizliklerin yaşanmaması ve zamanında vergi tahsilatının yapılabilmesi için bugünden başlayarak ivedi bir biçimde başta maliye, enerji, çevre, sanayi, tarım-orman bakanlıklarından yetkililerin katılımıyla, özel bir Çalışma Platformunun kurulması uygun olacaktır. 

Tüm okurlara sağlık ve esenlikler dilerim.