Enerjide güç dengeleri değişiyor

Sabiha KÖTEK

SABİHA KÖTEK

Siyasette güç dengelerini değiştiren en önemli etmen olan enerji, yeni güç dengeleri yaratma sürecinde bir yol ayrımına doğru yaklaşıyor. 

Buna neden olan etmenlerin başında her geçen gün katlanarak artan yenilenebilir enerji üretimi geliyor. Dünyada tahminleri altüst eden bir hızla gelişen yenilenebilir enerji, şu anda çok fazla dillendirilmese de, bence gelecekte petrol ve doğalgaz talebini yönlendirecek en önemli etken olacak. 

Orta Doğu ülkelerinin bile petrol fiyatlarının yaşadığı dramatik düşüş ile enerji çeşitliliğine, özellikle de yenilenebilir enerjiye yöneldiklerini görüyoruz. 

Yenilenebilir enerjinin bu sessiz ve derinden etkisi kendini her geçen gün daha fazla hissettirirken, bölgesel güç mücadeleleri de devam ediyor. AB, ulusal politikalarla zaman zaman çatışsa bile büyük enerji projelerini kontrolünde tutarak global bir güç olarak varlığını sürdürmek isterken,  ABD kaya gazı devrimiyle elde ettiği gücü en etkin şekilde kullanmak istiyor. ABD bu gücünü LNG ithalatı yasağını kırarak genişletmek istiyor. Ve şimdiden Avrupa'ya iki LNG kargo gemisini ulaştırdı bile...

Asya'nın sessiz ve emin adımlarla gelişen Hindistan, Güney Kore, Japonya gibi ülkelerinin birçok enerji bileşimini değiştirebilecek güce sahip olduklarını hatırlatmakta yarar var. Son yıllarda yaşadığı ekonomik yavaşlamaya rağmen Çin, sahip olduğu devasa üretim ve tüketim potansiyeli ile bir başka güç odağı. Yine, İran'ın yaptırımların kaldırılması ardından önemli bir enerji gücü olarak sahneye geri döneceğinin işaretleri çok açık.

Dünyada kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlayan iklim değişikliği etkilerinin yarattığı etkiyle, ülkelerin gündemlerine karbon salımı azaltımını almaları da böylesi bir rekabet ortamını iyice karmaşıklaştıran bir tablo ortaya çıkarıyor. 

RUSYA ELİNİ ÇABUK TUTMALI

Rusya ise tüm bu gelişmelerin ortasında sahip olduğu enerji kaynaklarını en iyi şekilde kullanarak küresel güç pastasındaki payını korumaya ve mümkünse arttırmaya çalışıyor. Ancak tüm bu saydığımız gelişmeler nedeniyle, Rusya'nın en büyük zenginliği doğalgazın geleceği tehlikede. Yakın gelecekte dünya doğalgaz talebinde bir artış beklenmesine rağmen orta ve uzun vadede doğalgaza olan talep önemli riskler içeriyor. Buna doğalgaz arzında yeni güçlü rakipleri de eklediğimizde Rusya'nın elini biraz çabuk tutması ve elindeki değeri en iyi şekilde değerlendirmesi gerekiyor.

Her zaman birden fazla kartı elinde tutan Rusya, bu nedenle en stratejik gaz projelerinden ikisi olan Türk Akımı ile Kuzey Akım 2 Doğal Gaz Boru Hattı projelerini ne pahasına olursa olsun, tam yada kısmen hayata geçirecek görünüyor.