EÜAŞ’a niyet, Erdemir’e kısmet: Bir Viyana hatırası

Haluk DİRESKENELİ

Okurlarım beni bilirler, benim anılarım/ makalelerim, eski toplantı notlarıma/günlüklerime dayanır. 25-30 yıl öncesi olayları net anlatabilmek insan hafızasının sınırlarını zorlar.

Burada anlatacağım konsorsiyum toplantısı, Covid-19 sürecinde 3 hafta evde kapalı kalmak zorunda, iki doz SinoVac aşısı olmuş 65+ yaşında yazarınızın, evinde, çalışma odasında hazırladığı yine böyle bir olaylar zincirinin günlük yazıya dökülmüş halidir. Umarım size benzer toplantıların nasıl geçtiği konusunda bir fikir verir.

Bu toplantı çok büyük pazar liderlerinin temsilcilerinin katıldığı üst düzey temsil edildikleri bir organizasyon idi.

1996 yılı başında bize Türkiye'de çok işler yapmış bir Avusturya firmasından Viyana’da yapılacak bir konsorsiyum için bir davet geldi. En büyük Amerikan ve Japon ST-GT üreticileri de toplantıya davet edilmişlerdi. Biz de bir büyük kombine çevrim termik santralinin atık ısı kazanı tedarikçisi ve saha montaj ortağı olacaktık.

Herkesin projede payı belliydi. Önceden bizlere toplantı gizlilik anlaşmaları imzalatıldı. Bu makaleyi yazarken bu anlaşmayı imzalayan taraflar artık piyasada yoklar, çoğu artık termik santral işlerini bıraktı. Gizlilik anlaşmasının süresi 25 yıl idi. Bu süre bitti. Yine de başlıktaki EÜAŞ ve Erdemir dışındaki katılımcıların isimlerini vermeyeceğim ama piyasa tecrübesine sahip okurlar zaten hemen tahmin edebileceklerdir.

Şirketimin yetkilisi olarak İstanbul aktarmalı THY uçağı ile Viyana havalimanına toplantıdan bir gün önce vardım. Otelime yerleştim. Ertesi gün Avusturyalı proje liderimiz firmanın genel merkezine gittim. Çok büyük bir salonda davetli herkes vardı. Amerika'dan Japonya'dan şirket temsilcileri gelmişlerdi. Önce tekrar gizlilik anlaşmaları imzalandı. Aynı sayfaya tüm katılımcı şirket temsilcileri imza attılar. Birer nüsha kendilerine alıkoydular.

Tüm görüşmeler İngilizce dilinde gerçekleşti. Her temsilci üye kendi toplantı notunu tuttu. O sıralarda henüz PC’ler notebook’lar yaygın değildi, ben toplantı notlarını el yazımla tuttum. Sonra ofiste bilgisayar çıktısına aldım. Toplantı moderatörlüğünü Amerikan firması yaptı.

Sonra bize proje ihale evrakları dağıtıldı. Türkiye'nin kamu enerji elektrik üretimi şirketinin (Şimdiki Elektrik Üretim AŞ EÜAŞ, o tarihlerde TEAŞ) ihale evraklarını bizler çok önceden zaten satın almış okumuş, incelemiştik. Bizim payımız belli idi. Biz Ortak girişim JV buhar kazanları üreticisi olarak projenin atık ısı kazanları tasarım tedarik üretim ve yerinde montaj işlerinden sorumlu idik. Bizim kapsamımız angarya, emek yoğun saha işleri idi, kimse bizim kapsama karışmadı. Zaten projenin gerçekleşme süresinde harcanacak adam-saat işçilik önceden tahmin edilmiş, maliyet hesaplarına konmuştu, bizden sadece adam-saat fiyat isteniyordu, daha az veya çok adam-saat talebimiz olamazdı. Adam-saat fiyatımız o sıralar 5 ABD Dolar olarak veriliyordu.

Yerli ortağımız büyük müteahhitlik şirketi ise projenin saha montajını ve inşaat işlerini yapacaktı. Avusturyalı, Amerikalı ve Japon şirketleri genel tasarım, gaz türbini ve buhar türbini tedarik işlerini paylaşacaklardı. Toplantıda projeyi finanse edecek, Türkiye’de ofisi bulunan çok büyük bir Amerikan ticari bankası da temsil ediliyordu.

İki gün toplantı odasından neredeyse hiç çıkmadan uzun görüşmeler yaptık.

Proje genel tasarımını Avusturya firması lider olarak üstlenmişti. Proje tasarımı ve proje yönetimi için gerekli olan mühendislik çalışmaları için fiyatın tartışmasız ciddi bir yüzde 10’luk kısmını kapmışlardı. Aslında piyasada serbest satılan saklı gizli olmayan makul fiyatlı bir Termik santral yazılım programını kullanıyorlardı. İleriki yıllarda biz de aynı yazılım programını satın aldık ve benzer işlerde proje liderliğini biz yapmaya başladık.

Ekipman tedariki konusunda Amerikan ve Japon firmalar aralarında anlaştılar. Pazarın en iyi ekipmanları, ellerindeki mevcut imalat sırasına göre teslim edecekler, saha montajı için süpervizör göndereceklerdi. Süpervizörlerin günlük fiyatı ulaşım barınma yemek masrafları dışında 1000 ABD Doları idi.

Verilen fiyatlar Lider Avusturya firması tarafından alındı, teklif bilahare hazırlanıp Türkiye’deki alıcı kamu kuruluşuna belli tarihten önce istenen sayıda teslim edilecekti. Şirket yetkilisi olarak tüm ihale evraklarını imzaladım. İkinci imza için yanımda getirdiğim imza kaşesini kullandım. Bu herkes tarafından kabul edilebilir bir uygulama idi.

İkinci günün sonunda işler bitti, toplantının gerilimini gidermek için, ev sahibimiz Avusturyalı firma bizi minibüslerle Viyana dışında bir açık hava lokantasına götürdü. Viyana usulü haşlama av etleri, salata, meze ve soda ile seyreltilmiş beyaz şarap sundular. Beyaz şarap yarı yarıya soda tonik ile seyreltildiği için çok kolay içiliyordu.

TOPLANTILARDA YARIM KADEHTEN FAZLA İÇMEM

Amerikalılara hafif geldi ama Japonlar kolay içilen bu içki ile çabuk keyiflendiler. Patronlarından ‘fazla içmeyin’ uyarısı geldi. Ben her zaman olduğu gibi iş toplantılarında yaptığım usulü uyguladım, yarım kadehten fazlasını almadım.

Ertesi gün herkes kendi ülkesine döndü. Teklif dosyası Avusturyalı lider firma tarafından oluşturuldu, istenen sayıda çoğaltıldı, bizim verdiğimiz şirket katalogları eklendi. Teslim edildi. Üç aylık değerlendirme süresi beklendi. Sonra idareden cevap geldi, ihale iptal edilmişti. Kapasite gereksiz büyüktü. Yeterli yakıt yoktu.

Daha sonra benzer ama daha küçük kapasitede başka bir ihale Karadeniz kıyısındaki büyük demir çelik tesisleri tarafından yapıldı. Bu defa Amarikan Japon firmaları gelmediler. Avusturyalı lider firma onların ST-GT ekipman tedarik kapsamlarını da üstlendi. Daha önce konsorsiyum toplantısı yapmış olduğumuz için bu defa daha çabuk hazırlandık. Her şey belli idi. Biz yine aynı kapsamda atık ısı buhar kazanı ve saha montajı işlerini üstlendik.

Sonunda ihaleyi aldık. İki yılda yaptık bitirdik teslim ettik. Bugün sorsanız Viyana’da ne yaptın diye? 25 yıl sonrasında söyleyecek çok şeyim yok, havalimanı, toplantı odası ve kır lokantasını hatırlıyorum. Detaylar günlük notlarımda var ama bunların bugün için bir anlamı yok. Viyana’yı çok sonra Haziran 2018 ElectrifyEurope konferansında gezebildim.

Ankara 3 Mayıs 2021