Enerji Günlüğü - Batı Akdeniz’de petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına yönelik acele kamulaştırma kararları, bölgedeki çevre ve kültürel varlıkları koruma merkezli sivil toplum unsurlarını harekete geçirdi.
Finike Toroslar ve Akdeniz Kıyıları Çevre Koruma Derneği (TORAÇDER) tarafından yayınlanan açıklamada Dernek yönetiminin son günlerde “Finike'de petrol mü aranacak? Topraklarımız kamulaştırılacak mı? Ormanlarımız, tarım alanlarımız ve su kaynaklarımız zarar görecek mi? Bu çalışmaların bölgemize ekonomik faydası olacak mı?” Gibi sorularla karşılaştığı belirtildi.
Bu nedenle TORAÇDER’in kamuoyunu bilgilendirmeyi bir sorumluluk olarak gördüğüne değinilen açıklamada“10 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 11862 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) Akdeniz Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında ihtiyaç duyacağı bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasının önü açılmıştır. Kararın Antalya'nın Kaş, Demre, Finike, Kumluca, Elmalı ve Korkuteli ilçelerini kapsayan ruhsat sahalarını ilgilendirdiği anlaşılmaktadır.
Bu karar bölgemizin geleceği açısından dikkatle değerlendirilmelidir” denildi.
Türkiye’nin kendi enerji kaynaklarını araştırması ve ekonomik olarak değerlendirilebilir rezervler bulmasının enerji ithalatını azaltabileceği, ekonomiye katkı sağlayabileceğine işaret edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Petrol ve doğal gaz üretimi ülkemize gelir, istihdam ve enerji arz güvenliği açısından yararlar sağlayabilir. Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Bir bölgede petrol aranması, mutlaka petrol bulunduğu veya ekonomik olarak üretilebilecek bir rezervin var olduğu anlamına gelmez. Ayrıca petrol bulunması durumunda elde edilecek ekonomik kazancın ne kadarının yöre halkına yansıyacağı da ayrı bir sorudur.”
ÇEVRESEL RİSKLERE DAİR
Petrol ve doğal gaz arama çalışmalarının, kullanılan yöntemlere ve faaliyetlerin gerçekleştirileceği alanlara bağlı olarak çeşitli çevresel riskler taşıyabileceğini vurgulayan TORAÇDER Yönetimi, “Sismik araştırmalar, sondaj faaliyetleri, yeni yolların açılması, boru hatları ve üretim tesisleri; orman alanlarında ağaç kaybına ve doğal yaşam alanlarının parçalanmasına, tarım arazilerinde toprak kaybına ve üretimin aksamasına, yer altı ve yer üstü su kaynaklarının kirlenmesi riskine, sondaj atıkları, kimyasal maddeler ve olası sızıntılar nedeniyle çevre kirliliğine; gürültü, ağır araç trafiği ve doğal yaşam üzerinde baskıya; bölgenin doğal peyzajının ve turizm değerlerinin olumsuz etkilenmesine neden olabilir.”
Petrol ve doğal gaz arama çalışmalarının olumsuz etkilerinin ortaya çıkıp çıkmayacağının, çalışmaların nerede ve hangi yöntemlerle yapılacağına, alınacak önlemlere ve denetimlere bağlı olduğuna değinilen TORAÇDER açıklamasında bölgenin benzersiz coğrafi özelliklerinin altı çizilerek şu ifadelere yer verildi:
“Özellikle Finike, sıradan bir coğrafya değildir. Burası portakal bahçeleriyle, verimli tarım topraklarıyla, Toros Dağları'nın sedir ve çam ormanlarıyla, su kaynaklarıyla, endemik bitkileriyle ve binlerce yıllık Likya uygarlığının mirasıyla benzersiz bir bölgedir. Finike'nin ekonomisi yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da yaşam kaynağı olan tarıma, doğaya ve giderek gelişen ekoturizm potansiyeline dayanmaktadır. Bu nedenle petrol aramalarının sağlayabileceği ekonomik kazanç ile tarımın, suyun, ormanların ve turizmin uzun vadeli ekonomik değeri birlikte değerlendirilmelidir.”
KAMULAŞTIRMAYA AÇIKLIK GETİRİLMESİ TALEBİ
TORAÇDER açıklamasında, dernek yönetimi ile üyeleri kaygılandıran konuların başında “acele kamulaştırma kararı”nın geldiği vurgulandı. Acele kamulaştırmanın, olağan kamulaştırmadan daha hızlı biçimde taşınmazlara el konulabilmesini sağlayan istisnai bir yöntem olduğuna değinilen TORAÇDER açıklamasında “Ancak bu karar, ruhsat alanı içerisindeki bütün arazilerin kamulaştırılacağı anlamına gelmemektedir. Hangi köylerin, hangi parsellerin ve ne büyüklükteki alanların etkileneceğinin kamuoyuna açıklanması gerekmektedir. Bir çiftçinin yıllardır işlediği toprağı, bir köylünün geçim kaynağı olan bahçesi, yalnızca tapudaki bir parsel numarasından ibaret değildir. O topraklarda emek, alın teri, ailelerin geçmişi ve çocuklarının geleceği vardır”denildi.
TORAÇDER, TPAO’ya acele kamulaştırma yetkisi ve görevi veren karara konu petrol ve arama çalışmalarına dair sağlıklı bilgilendirme ihtiyacı olduğu ifade edildi. TORAÇDER bu çerçevede cevaplanması gereken önemli sorular bulunduğunu belirterek, bunlardan bazılarını şöyle sıraladı:
- Finike ve çevresinde petrol ve doğal gaz arama çalışmalarının tam olarak hangi köylerde ve hangi alanlarda gerçekleştirilecektir?
- Kaç hektar orman ve tarım arazisi bu faaliyetlerden doğrudan etkilenebilecektir?
- Sondaj noktaları, yollar ve boru hattı güzergâhları belirlenmiş midir?
- Bölgemizin yer altı suları, içme suyu kaynakları ve tarımsal sulama sistemleri nasıl korunacaktır?
- Çalışmaların çevresel etkileri hangi bilimsel araştırmalarla değerlendirilecek,
- Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçleri nasıl yürütülecektir?
- Olası bir petrol veya doğal gaz üretiminin yöre halkına sağlayacağı somut ekonomik katkılar nelerdir?
- Neden olağan kamulaştırma yerine acele kamulaştırma yöntemi tercih edilmiştir?
- Bölge halkı, muhtarlar, yerel yönetimler, meslek odaları ve çevre kuruluşları karar süreçlerine dahil edilecek midir?
"PETROL TÜKENİR, TOPRAK VERİR..."
TORAÇDER, ülkenin enerji kaynaklarının araştırılmasına ilkesel olarak karşı olmadığını vurguladığı açıklamasında “Ancak ekonomik kalkınma ile doğanın korunmasının birbirinin alternatifi olarak gösterilmesini doğru bulmuyoruz” ifadesini kullandı. Bir ülkenin zenginliğinin yalnızca yer altındaki petrol ve doğal gaz rezervleriyle ölçülemeyeceğine değinilen açıklamada şöyle denildi:
“Üzerinde yetişen ürünler, akan temiz sular, yaşayan ormanlar, korunan tarih ve sağlıklı bir çevre de o ülkenin en büyük zenginlikleridir. Üstelik petrol ve doğal gaz tükenebilir kaynaklardır. Oysa iyi korunan bir tarım toprağı, temiz bir su kaynağı ve sağlıklı bir orman, kuşaklar boyunca ekonomik ve ekolojik değer üretmeye devam edebilir. Bizim önceliğimiz, gelecek kuşaklara üzerinde yaşayabilecekleri sağlıklı bir Finike bırakmaktır.”
PROJELERE DAİR AYRINTILI BİLGİ TALEBİ
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere tüm ilgili kurumlardan Antalya’nın batı ilçelerindeki petrol ve doğalgaz arama projelerine ilişkin haritaların, planlanan faaliyetlerin ve çevresel değerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılmasını isteyen TORAÇDER yönetimi açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:
“Finike TORAÇDER olarak sürecin takipçisi olacağız. Gerekli bilimsel ve hukuki incelemeleri yaparak halkımızı bilgilendirmeye devam edeceğiz.
Kimseyi peşinen suçlamadan, bilimsel verilerle ve hukukun gösterdiği yolda hareket edeceğiz. Ancak toprağımızı, suyumuzu, ormanlarımızı ve doğal yaşam alanlarımızı ilgilendiren hiçbir kararın sorgulanmadan uygulanmasını da kabul etmeyeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki petrol bulunabilir, başka enerji kaynakları geliştirilebilir. Ama kirletilen bir su kaynağını, yok edilen yüzlerce yıllık ormanı ve kaybedilen verimli tarım toprağını geri kazanmak her zaman mümkün değildir. Finike'nin yer altındaki zenginlikleri araştırılırken, yer üstündeki zenginlikleri feda edilmemelidir.”