Gencer: Metrobüsler hidrojene dönüştürülebilir

MIT Energy Initiative araştırmacılarından Dr. Emre Gencer, Türkiye’nin enerji bileşimine bir an önce hidrojeni katabilmesi için metrobüslerin hidrojene dönüştürülebileceğini söyledi.

Enerji Günlüğü - MIT Energy Initiative araştırmacılarından Dr. Emre Gencer, Türkiye’nin enerji bileşimine bir an önce hidrojeni katabilmesi için metrobüslerin hidrojene dönüştürülebileceğini söyledi.

‘Türkiye’nin Hidrojen Stratejisi’ etkinliğinde değerlendirmelerde bulunan MIT Energy Initiative araştırmacılarından Dr. Emre Gencer, hidrojen girişimciliğinin fırsatlarını açıkladı. Girişimcilik fırsatı olarak ulaştırma alanına işaret eden Gencer, “Şu anda bunu dünyada görüyoruz, Amazon forkliftlerini hidrojene geçirdi. Fransa’da taksiler var, Almanya’da trenler oldu. Bence metrobüsler çok güzel bir alan ve Türkiye’de metrobüsler hidrojene dönüştürülebilir. Bu şekilde hidrojen bizim miximizin içine bir an önce girmiş olur” dedi.

CİHAZ GELİŞTİRME ÇOK BÜYÜK BİR FIRSAT ALANI

Hidrojende cihaz geliştirmenin de çok büyük bir girişim fırsatı olacağını belirten Gencer, “Konut ve ticari alanda hidrojeni göreceğiz. Burda özellike ısıtma için hidrojenin direkt kullanılması ciddi olarak konuşulmaya başlandı. Sadece blending (karşışım) değil, aynı zamanda direkt kullanım. Bunun gibi beyaz eşyalarda kullanılması gerekecek, ısıtıcılar, ocaklar vs. O yüzden bu cihazların geliştirilmesi gerekecek. Türkiye bu konuda çok ileri olduğu için çok büyük bir ihracat potansiyeline sahip olacak eğer bunlarda doğru adımlar hızlı bir şekilde atılırsa” ifadesini kullandı. 

Gencer, iş modellerinin çok önemli olacağını kaydederek, finansmanından üretimine, ulaştırmasına, dağıtımına bir sürü alanda çok yaratıcı şeyler yapılabileceğini söyledi. Gencer “Çok büyük fırsat var, tamamıyla boş bir alan” ifadesini kullandı.

SİSTEM BAKIŞI VE DOĞRU PLANLAMA GEREKLİ

Sektör entegrasyonundan da bahseden Gencer, “hidrojen bir çok alanda kullanılabiliyor. Ve biz planlamayı bir çok alanda kullanılabileceği şekilde yaparsak çok ciddi miktarda toplam maliyeti düşürebiliriz. Özellikle altyapı maliyeti farklı sektörlerde paylaşıldığı zaman çok ciddi miktarlarda düşürülebiliyor. Önemli olan konuya bir sistem bakışıyla bakmak ve bu maliyetlerin ne kadar düşürülebileceğini anlamak” dedi. 

Gencer hidrojen talebi arttıkça ve karbon vergisi arttıkça maliyetlerin azalacağını belirterek, “ Uç olarak ton başına 1000 dolar karbon vergisi olursa ve ulaşımda yüzde 80 gibi hidrojene geçiş olursa bu maliyetteki azalma miktarı yüzde 10-12’ye kadar çıkabiliyor. Bu yüzde olarak küçük gibi gelebilir ama 45 milyar dolar gibi büyük bir rakam sözkonusu olduğunda yüzde birler bile çok büyük bir kazanç demek. O yüzden bu bakışın geliştirilmesi ve özellikle Türkiye’nin hidrojen stratejisi geliştirilirken kullanılması önemli. Şu anda yapılması gereken sistem bakışını getirmemiz ve doğru planlamayla bu faydaları maksimuma yaklaştırmamız” ifadesini kullandı. 

Sabiha Kötek - Enerji Günlüğü