İklim adaleti için Mor, Yeşil, Kamucu  Dönüşüm çağrısı

COP31 öncesinde feminist, ekoloji ve kadın hakları ağları, COP31’de toplumsal cinsiyet eşitliğinin iklim yönetişiminin temel ilkesi olması gerektiğine vurgu yaptılar.

Enerji Günlüğü - Kadınlar, feministler, LGBTI+lar, ekoloji hareketleri, yerel topluluklar, sendikalar, köylüler, çiftçiler, gençler ve hak savunucularından oluşan geniş bir kesim, COP31 öncesinde “İklim Adaleti İçin Mor, Yeşil, Kamucu Dönüşüm Çağrısı” yayımladı. Uzun yıllardır kapitalist sistemin sömürgecilik mekanizmalarına, sınırsız büyüme hırsına, savaşlara ve militarizme karşı mücadele ettiklerini belirten imzacılar, sorumlusu olmadıkları krizlerin bedelini ödemeye zorlandıklarını vurguladı.

Çağrıda, iklim krizinin bedelini ödemeye zorlananların “mağdur” olarak tanımlanmak yerine iklim adaletini kuran eşit ve özgür özneler olarak tanınması talep edildi.

MOR, YEŞİL, KAMUCU DÖNÜŞÜM

Açıklamada “mor” eşitlik, özgürlük ve feminist mücadele birikimini; “yeşil” ekolojik yaşam ve doğayla uyum talebini; “kamuculuk” ise haklara dayalı, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli kamu hizmetleri anlayışını temsil ediyor. Bu üçlü yaklaşımın temelinde feminist iklim adaleti, kesişimsellik, bakım adaleti, ekolojik bütünlük, toplumsal cinsiyet eşitliği, adil yönetişim, barış, kadınların yerel bilgisinin tanınması ve sömürgecilik karşıtlığı yer alıyor.

BELEM PLANI SOMUT POLİTİKALARA DÖNÜŞMELİ

COP30’da kabul edilen Belém Toplumsal Cinsiyet Eylem Planı’nın açtığı alanın somut politikalara, kaynaklara ve karar gücüne dönüşmesi talep edildi. “Taleplerimiz uluslararası metinlere yazılıp orada bırakılamaz. COP31, toplumsal cinsiyet eşitliğini iklim yönetişiminin temel ilkesi hâline getirmelidir” denildi.

“ÖVGÜ İSTEMİYORUZ, HESAP SORUYORUZ”

Açıklamada, “Bizler bilgi, örgütlenme, bakım ve dayanışma deneyimlerimizle politik çözümler üreten özneleriz ve “dayanıklılığımızın” övülmesinden önce yükümüzün neden sürekli bizde kaldığının hesabını soruyoruz” denildi. 

KADINLARIN VE DOĞANIN ÜCRETSİZ KAYNAK SAYILMASINA İTİRAZ

Kadınların ve doğanın ücretsiz kaynak sayılmasının aynı sömürü ilişkilerinden beslendiği belirtilen açıklamada, “İklim krizi yoksullukta, bakım yükünde ve elimizden alınan karar gücünde de yaşanır… Toplumsal cinsiyet sınıf, yaş, engellilik, etnik köken, göçmenlik, cinsel yönelim ve yaşanılan yerle kesişir; tek tip “kadın” tanımları çoklu ayrımcılığı görünmez kılar” ifadelerine yer verildi. 

İKLİM FİNANSMANI YENİDEN KURULMALI

Açıklamada iklim finansmanının, afet yönetimi, tarım, adil geçiş, göç, LGBTI+ hakları, militarizm ve kayıp-zarar mekanizmaları toplumsal cinsiyete duyarlı, kesişimsel ve kamucu biçimde yeniden kurulması gerektiği vurgulandı. 

Ayrıca, fosil yakıtlardan çıkış, endüstriyel tarım, savaş ekonomisi ve “yeşil” dönüşüm adı altında mevcut sömürü ilişkilerinin yeniden üretilmesini reddettikleri belirtildi. 

Açıklamada, “Bizler mağdur olarak tanımlanmayı değil, iklim adaletini kuran eşit ve özgür özneler olarak tanınmayı; krizlere uyum sağlamayı değil, krizleri üreten düzenin değişmesini ve Mor, Yeşil, Kamucu Dönüşümü istiyoruz” denildi.