İran’a yönelik saldırılar zengini daha zengin etti

Oxford Kıtlık Yardımı Komitesi (Oxfam - Oxford Committee for Famine Relief) İran savaşı ile servetlerine servet katan zenginlerin, yardımları keserek fakir ülkeleri çaresiz bıraktığını açıkladı.

Enerji Günlüğü - Yaklaşık 70 ülkede faaliyet gösteren Oxford Kıtlık Yardımı Komitesi (Oxfam), Fransa’nın Evian kentinde, 15-17 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleşen G7 zirvesi öncesinde bir analiz yayınladı.

“Gelecek Eşitliktir” sloganı ile eşitsizlik, yoksulluk ve adaletsizlik gibi sorunlara çözüm bulmak için yola çıkan Oxfam’ın analizine göre, ABD ve İsrail’in İran'a başlattığı saldırıdan beri G7 ülkelerine ait 40’ı aşkın enerji şirketi servetlerini 23,5 milyar dolar artırdı.

Raporun ayrıntılarında yer alan bilgilere göre, altı büyük petrol şirketinin 2026 yılı kârlarının 152 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu miktar, ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan savaş öncesine kıyasla yüzde 80 (68 milyar dolar) artış anlamına geliyor. Dünyanın en büyük üç gübre şirketinin kârlarının da savaş öncesi tahminlere kıyasla yüzde 23 (928 milyon dolar) artması bekleniyor.

KRİZLER ZENGİNE YARIYOR

Oxfam’ın hesaplamaları, G7 enerji milyarderlerinin ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı yasadışı savaştan bu yana günde 300 milyon doları ceplerine indirdiklerini ortaya koyuyor. 2020’den bu yana yaşanan küresel ekonomik krizde milyarderlerin serveti yaklaşık 10 trilyon dolar arttı.

Bu arada G7 ülkeleri, 2024 ile 2025 yılları arasında dünyanın en yoksul ülkelerine yapılan resmi kalkınma yardımını (ODA) 48 milyar dolar azalttı; bu miktar, G7 milyarderlerinin sadece dokuz günde biriktirdiği bir meblağ.

GROTESK MİLYARDERLİK

Oxfam Uluslararası İcra Direktörü Amitabh Behar, “Çatışmalar ülkeleri harap ediyor ve sayısız can kaybına neden oluyor, ancak bazıları için son derece kârlı” dedi.

Serveti işçilerden hissedarlara, en yoksullardan en zenginlere, en az güce sahip olanlardan çok fazla güce sahip olanlara doğru aktaran bir sistemin işlediğini anlatan Behar, “Aileler yemek yemeyi bırakırken ve hükümetler hayat kurtaran yardımları keserken, grotesk bir milyarder zenginliğine tanık oluyoruz” ifadelerini kullandı.

“Başkan Trump’ın bu zirveye katılımını sağlamak için Başkan Macron, iklim krizi, artan eşitsizlik ve üst üste binen küresel krizlere koordineli yanıtlar verilmesi ihtiyacı hakkındaki tartışmaları görmezden gelmeyi kabul etti” diyen Behar, şöyle devam etti:

“Washington’u memnun etmek için gündemden ‘cinsiyet’ veya ‘iklim’ gibi kelimeler bile çıkarıldı. Macron ve meslektaşları, kolektif yönetimi savunmak yerine, onun yıkımına göz yumuyorlar. Bunun sonuçları can kayıplarıyla ölçülecektir.”

G6’NIN ÖNEMSİZLİĞE DOĞRU KAYIŞI

Behar sözlerine şöyle devam etti: “G6 güçsüzlük bahanesiyle hareket edemez. Borçları iptal edebilirler. Beklenmedik kârları ve aşırı zenginliği vergilendirebilirler. Daha yoksul ülkelere yardım sağlayabilirler. Sadece Washington’ın onlara katılmayacağı gerekçesiyle harekete geçmeyi reddetmek diplomasi değil, korkaklıktır. Ve bu, G6’nın küresel önemsizliğe doğru kayışını yalnızca hızlandıracaktır.”