Enerji Günlüğü - Cengiz Enerji CEO’su Ahmet Türkoğlu, Cengiz Holding ve Özaltın Grubu ortaklığı Kalehan Enerji tarafından işletilen Bingöl’deki Aşağı Kaleköy Hidroelektrik Santrali’nde, bir grup enerji muhabirine açıklamalarda bulundu, soruları cevapladı.
Hidroelektrik ve güneş enerji santralinden oluşan Aşağı Kaleköy Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin Türkiye’nin ilk hibrit enerji santrali olduğunu hatırlatan Türkoğlu, “500 MW’lik kurulu güce sahip hidroelektrik santralimizi, yanına 200 bin panelden oluşan güneş enerji santralini de ekleyerek 580 MW’lık güce kavuşturduk. Bu da 500.000 hanenin elektrik tüketimine karşılık geliyor” ifadelerini kullandı. Aynı nehir (Murat) üzerinde toplam üç HES’lerinin (Yukarı Kaleköy, Aşağı Kaleköy ve Beyhan-1) bulunduğunu dile getiren Türkoğlu, Bingöl ve Elazığ’da kurulu üç santralin toplam 1.709 MW kurulu güce ulaştığını söyledi.
İKLİM ETKİSİNİ AZALTMANIN YOLLARI
Yenilenebilir kaynaklı elektrik tesislerinin, özellikle de su rejimine bağlı çalışan hidroelektrik santrallerin, iklime dair öngörülemeyen gelişmelerin etkisiyle üretim hedeflerinde ciddi sapmalar yaşayabildiğini hatırlattı. İklimsel belirsizliklerin olumsuz etkilerinin doğru planlamayla bertaraf edilebildiğini anlatan Ahmet Türkoğlu “Üretimdeki dalgalanmalarda kuraklık kadar yoğun yağışın da etkisi var. Bu yıl yoğun yağışların yaşandığı Bingöl’de bilimsel ve teknolojik yöntemleri kullanarak, yıllardır bu bölgede olmamızın da verdiği tecrübeyle çok doğru üretim planlamaları gerçekleştirdik” dedi.
Ahmet Türkoğlu, Türkiye’de son 66 yılın en yüksek aylık yağışının da alındığı yılın ilk beş ayında, nehirler üstündeki pek çok barajın, tahliye kapaklarını açarak fazla suyu elektrik üretiminde kullanamadan nehre boşaltmak zorunda kaldıklarını anlattı. Kendi işlettikleri üç HES barajında ise hiç boşa su akıtılmadığını vurgulayan Türkoğlu, “Biz üç barajımızda da tüm suyu üretimde kullanmayı başardık. Bu da bize son 5 yılın rekor üretimini getirdi. İlk beş ayda üç barajımızda toplam 3.4 milyon MWh üretim gerçekleştirerek son 5 yılın ortalamasının iki katından daha fazla üretim gerçekleştirdik” diye konuştu.
YENİLENEBİLİRİN GELECEĞİ DEPOLAMADA
Tüm dünyada yenilenebilir enerjilere doğru bir yöneliş olduğunu anlatırken “Ancak iklime çok bağlı olduğu için üretimde belirsizlikler yaşayabiliyoruz. Sadece kuraklık dönemlerinde değil, üretim artışının yaşandığı dönemlerde de enerjiyi depolayabilmek, üretimin sürdürülebilirliği açısından çok önemli” dedi. Türkiye’de depolamalı enerji yatırımlarının başladığını dile getiren Türkoğlu “Biz de yenilenebilir kaynaklı yatırımlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Depolamalı enerji yatırımlarımızda da süreçlerimiz devam ediyor. Orta vadede planlamış olduğumuz rüzgâr ve güneş kaynaklı yaklaşık 610 MW’lık yatırımımız bulunuyor. Bunun 500 MW’lık kısmı depolamalı enerji projesi olacak” diye konuştu.
Mehmet KARA - Enerji Günlüğü / BİNGÖL