Kirazlı: Yerli kömürü dışlamak ileride sıkıntılar yaratır

Aksa Elektrik Genel Müdürü Murat Kirazlı, Türkiye’nin enerji portföyünden yerli kömürü dışlamasının ileride sıkıntılar yaratabileceğini söyledi.

Enerji Günlüğü - Aksa Elektrik Genel Müdürü Murat Kirazlı, Türkiye’nin enerji portföyünden yerli kömürü dışlamasının ileride sıkıntılar yaratabileceğini, bu kaynağın bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Aksa Elektrik Genel Müdürü Murat Kirazlı, Enerji Günlüğü ve DÜNYA Gazetesi tarafından düzenlenen Türkiye’de yerli kömür yatırımları konulu yuvarlak masası toplantısına katıldı. Kirazlı, Enerji Günlüğü Genel Yayın Yönetmeni ve DÜNYA Gazetesi Yazarı Mehmet Kara’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıda şu görüşleri dile getirdi:

“Son 10 yılda gerçekleşen elektrik üretim yatırımlarının hepsinin fizibilitesinde enerji satış fiyatı kaynaklı çok ciddi sapmalar var. Burada tek istisna yenilenebilir enerji yatırımları. Kömür yatırımlarına ilişkin sorunların gündemde daha fazla yer tutmasının nedeni ise hem yerli kaynakların etkin kullanımı konusundaki hassasiyet, hem de dolar bazlı beklenen enerji fiyatlarına paralel olarak teklif edilen yüksek özelleştirme bedelleri. Temel mesele serbest piyasadaki TL cinsinden elektrik fiyatlarının, döviz bazında yapılan üretim yatırımları ve yine yabancı para bazında ödenen özelleştirme bedellerinin geri ödemeleri için sürdürülebilir olmaktan çıkması.

İthal kömürle ilgili bugünün şartlarına odaklanmak yanıltıcı olabilir. Şu anda ithal edilen buhar kömürünün fiyatı 4-5 yıl öncesine göre üçte bir seviyesinde. Bugünkü ton başına 50 dolarlık maliyetin tekrar 100-150 dolara geldiği bir ortamda tartışma farklı bir yere gelecektir. Şunu da gözden kaçırmayalım bugün ithal bir kaynak olan doğalgaza ve hertürlü yakıt kaynağına (fuel-oil, motorin, benzin, vb.) ÖTV uygulanırken yine ithal edilen kömüre ise hiçbir vergi uygulanmıyor. Bugün tekel konumundaki Botaş’ın gaz satış fiyatı Gazprom’un satış fiyatının çok çok üstünde. Bahsi geçen geçiş dönemi farklılıklarının düzeltilmesi durumunda bugünün cazip gözüken ithal kömür yatırımları ile başarısız gözüken doğalgaz santrali yatırımlarının bu unvanlarının yer değiştirmesi sürpriz olmaz.

Şu anki fiyatlarla yerli kömürün fizibıl olmadığına vurgu yapmak da doğru değil. Çünkü şu anki piyasa projeksiyonlarına göre zaten hiçbir yeni yatırım fizibıl değil. Yeni yatırımlardaki azalmadan da bu görülüyor. Yerli kömür rezervlerimizin desteklenmesi yanlış değil. Özel sektörün kömür yatırımına yönelmek yerine fiyatı dolar bazında sabit ve şu andaki piyasa fiyatlarına göre yaklaşık yüzde 70 avantajlı olan yenilenebilir kaynaklı enerji yatırımlarına ağırlık verilmesi kaçınılmaz. Ama enerji arzının kesintisiz olarak sağlanması ancak baz yük santrallerle olacaktır. Baz yük kabul ettiğimiz gaz santrallerinin her geçen gün operasyonlarını durdurma kararı alması ve kömür santralleri gibi yeni baz yük santral yatırımlarının fizibilite çekincelerinden dolayı gerçekleşmemesi ileride ülkenin enerji arz güvenliğini zora sokacak boyutlara ulaşabilir.

Geçtiğimiz 10 yılda 40 bin MW’lik yeni kapasite devreye girerken bunun sadece 1300-1400 MW’lık kısmı yerli kömür. Şimdiye kadar yeni bir kömür projesinin 6-7 yıldan önce tamamlandığını görmedik. Bugünden fizibiliteler yüzünden yerli kömürü dışlanması ileride dış kaynak bağımlılığı yaratması bakımından sıkıntılı olabilir. Yerli kömürle ilgili doğru bir havza planlaması yapılıp piyasa ile entegre bir teşvik mekanizmasıyla yerli kömür desteklenmesi bence ülke için gerekli. Muhtemelen bu hamleler gelse bile önümüzdeki 10 yıllık süreçte yerli kömürün kurulu güce ilave katkısı 4-5 bin megavatı geçmeyecektir. İşin bir de istihdam bacağı var. 1000 MW’lık bir yerli kömür santrali yatırım aşamasında yaklaşık 10 bin kişiye, madenin de işletmesiyle birlikte işletme sürecinde yaklaşık 3 bin kişiye iş ve aş demektir. Madenin olduğu bölge halkı için iş demektir. Sosyal güvence demektir. Yeni baca gazı arıtma sistemleri ile çevre dostu yatırım demektir. Enerji üretimi dışında hiçbir şekilde ekonomiye kazandırılması mümkün olmayan yerli bir kaynağın ülke ekenomisine hem de istihdam yaratarak kazandırılması demektir.

Yerli linyit kaynaklarının piyasa yoluyla, bunun mümkün olmadığı durumlarda da teşvik mekanizmalarıyla sisteme alınmasının ülkenin geleceği için mantıklı olacağını düşünüyoruz Sadece parasal teşvikten bahsetmiyorum. Daha farklı bir planlamayla, yani tekil olarak sahalara çıkıp, rödovans ihalesi yapılıp, gayri mantıklı bir şekilde inanılmaz rakamlar çıkıp sonra projelerin başlamadan ölmesi değil. Yatırımın da birleştirilip, belki kamu özel ortaklıklarıyla farklı metodolojilerle yerli kaynakların elektrik piyasalarına kazandırılmasının önemli olduğunu düşünüyorum.” 

Yerli kömür: Teşviklesek de mi yaksak? Yoksa yerinde mi bıraksak?