Küle: Enerji tamamen serbest piyasa koşullarına bırakılamaz

Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, enerji piyasalarının yüksek altyapı bağımlılığı ve doğal tekel unsurları nedeniyle düzenleme ile rekabetin birlikte var olduğu hibrit bir yapı sergilediğini söyledi.

Enerji Günlüğü - Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Rekabet Kurumu tarafından organize edilen Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi’nin açılışında konuşan Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, enerji piyasalarının tarihsel olarak en kapsamlı dönüşüm süreçlerinin birinden geçtiğini belirtti. 

“TÜRKİYE ENERJİ POLİTİKALARI ÜÇ TEMEL EKSENDE ŞEKİLLENİYOR”

Türkiye'nin enerji politikalarının arz güvenliğinin sağlanması, kaynak çeşitliliğinin arttırılması ve dışa bağımlılığın azaltılması ile serbestleşme ve rekabetçi piyasa yapısının güçlendirilmesi olmak üzere 3 temel eksen etrafında şekillendiğini kaydeden Küle, “Bu politikaların küresel eğilimlerle uyumlu ancak ülkemizin kendine özgü yapısal ihtiyaçlarını da gözeten bir çerçevede  yapılandırıldığı görülmektedir” dedi. 

“ENERJİ PİYASALARI TAMAMEN SERBEST PİYASA KOŞULLARINA BIRAKILAMAZ”

Enerji piyasalarının doğaları gereği tamamen serbest piyasa koşullarına bırakılabilecek bir alan olmadığını belirten Küle, Bu piyasalar, yüksek altyapı bağımlılığı ve doğal tekel unsurları nedeniyle düzenleme ile rekabetin birlikte var olduğu hibrit bir yapı sergilemektedir. Bu hibrit yapının sağlıklı işlemesi, rekabet hukuku ile sektörel düzenlemeler arasındaki hassas dengenin korunmasına bağlıdır” ifadelerini kullandı.

Bu çerçevede rekabet hukukunun, yalnızca piyasa ihlallerine müdahale eden bir araç olmanın ötesinde; piyasaların etkin, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasında temel politika araçlarından biri haline geldiğini belirtti. 

“REKABET HUKUKU UZUN VADELİ REFAHI ARTIRAN BİR POLİTİKA ENSTRÜMANI”

Küle sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rekabet Kurumu olarak amacımız; etkin rekabeti koruyan, yatırım ortamını destekleyen ve tüketici refahını artıran bir piyasa yapısına katkı sunmaktır. Bu çerçevede rekabet hukuku, yalnızca ihlalleri cezalandıran bir araç değil; aynı zamanda piyasa tasarımını destekleyen, yatırım ortamını iyileştiren ve uzun vadeli refahı artıran bir politika enstrümanıdır.

Bu kapsamda ülkemizin bölgesel enerji merkezi olma hedefi, enerji piyasalarının hem düzenleyici hem de rekabetçi boyutunun birlikte ele alınmasını zorunlu kılmaktadır.

İşte tam bu noktada, düzenleyici otoriteler ile rekabet otoriteleri arasındaki iş birliği büyük önem taşımaktadır”.