Küresel elektrik talebinde ivmelenme

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, küresel elektrik talebinin 2026 yılında son yılların ortalamalarından daha hızlı büyümesini ve 2027 yılında bu artışın daha da ivme kazanmasını beklediklerini bildirdi. Piyasalar değişiyor.

Enerji Günlüğü - Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan Küresel Elektrik Piyasası Raporu, dünya genelinde elektrik tüketiminin önümüzdeki dönemde izleyeceği rotayı ortaya koydu. Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, küresel elektrik talebinin 2026 yılında son yılların ortalamasına kıyasla daha hızlı bir artış sergileyeceğini, 2027 yılında ise bu büyüme ivmesinin daha yüksek seviyelere ulaşacağını öngördüklerini bildirdi.

TALEBİ ARTIRAN TEMEL SEKTÖRLER

Enerji piyasalarında gözlemlenen dalgalanmalara ve çalkantılara rağmen elektrik tüketimindeki artış eğilimi kesintisiz biçimde sürüyor. Fatih Birol; sanayi üretimi, iklimlendirme ihtiyacına bağlı klima kullanımı, elektrikli araç yaygınlaşması ve yapay zeka uygulamalarıyla büyüyen veri merkezlerinin güç talebini doğrudan yukarı taşıdığını dile getirdi.

Büyüme ivmesinin arkasındaki temel etkenler incelendiğinde, küresel ölçekte sanayi faaliyetlerinin elektrik odaklı sistemlere dönüşmesi öne çıkıyor. Ulaşım sektöründe elektrikli araçların payının yükselmesi ve küresel sıcaklık değişimleriyle birlikte artan soğutma ihtiyacı, şebekeler üzerindeki yükü artırıyor. Yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla sayıları hızla artan veri merkezlerinin yüksek enerji tüketimi de toplam talep artışında belirgin bir pay sahibi olmayı sürdürüyor.

BÖLGESEL BÜYÜME VE ÇİN FAKTÖRÜ

Küresel elektrik talebindeki yükselişin merkezinde gelişmekte olan ekonomiler yer alıyor. Çin, Hindistan ve Güneydoğu Asya ülkeleri elektrik tüketimindeki küresel artışın sürükleyicisi konumunda bulunuyor. Çin tek başına küresel elektrik talebi artışının yarıya yakınını karşılıyor. Ülkedeki yüksek hızlı tren ağları, elektrikli otomobil üretimi ve ağır sanayi tesisleri elektrik şebekesine giren yükü artırıyor.

Gelişmiş ekonomilerde ise sanayinin elektrifikasyonu ve binalardaki ısı pompası dönüşümü elektrik talebini yukarı yönlü tetikliyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerde veri merkezlerinin enerji ihtiyacı, altyapı yatırımlarının ana odak noktalarından birini oluşturuyor. Birçok gelişmiş ülkede veri merkezlerinin toplam elektrik tüketimindeki payı yüzde 5 seviyelerine yaklaşırken, bu oranın önümüzdeki yıllarda artması bekleniyor.

YENİLENEBİLİR ENERJİNİN PAYI YÜKSELİYOR

Raporda sunulan verilere göre, elektrik talebinde yaşanan bu hızlı yükselişle birlikte üretim kaynağı kompozisyonunda da değişim yaşanıyor. Güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir kaynaklardan sağlanan elektrik üretimi artış gösteriyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam üretimdeki payı kömürü geride bırakarak ilk sıraya yerleşiyor. 2027 yılına gelindiğinde yenilenebilir kaynakların küresel elektrik üretimindeki payının yüzde 37 seviyesine ulaşması bekleniyor.

Güneş enerjisi santralleri, yıllık bazda sağladığı üretim artışıyla yenilenebilir enerji alanındaki büyümeye en yüksek katkıyı sunan kaynak durumunda bulunuyor. Güneşten elde edilen elektriğin 2026 yılında 610 teravatsaat artış kaydetmesi öngörülüyor. Rüzgar enerjisi santralleri de karasal ve deniz üstü projelerle küresel üretimdeki payını artırmayı sürdürüyor.

NÜKLEER ENERJİ VE DÜŞÜK KARBONLU KAYNAKLAR

Elektrik üretiminde karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda nükleer enerji santrallerinin de devreye girmesiyle düşük emisyonlu kaynakların üretimdeki payı artış kaydediyor. Rapora göre, temiz enerji kaynaklarından elde edilen toplam elektrik üretimi, küresel talep büyümesini karşılayacak seviyeye ulaşıyor. 2026 ve 2027 yıllarında dünyada üretilen her iki kilovatsaat elektrikten birinden fazlası düşük emisyonlu kaynaklardan temin edilecek.

Nükleer enerjide özellikle Çin, Hindistan ve Fransa gibi ülkelerde yeni reaktörlerin devreye girmesi ve mevcut santrallerin işletme sürelerinin uzatılması üretimi destekliyor. Böylece küresel nükleer elektrik üretiminin önümüzdeki dönemde tarihi yüksek seviyelere ulaşması bekleniyor.

ŞEBEKE YATIRIMLARI VE ARZ GÜVENLİĞİ

Hızla artan elektrik talebi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonu, elektrik şebekelerine yönelik yatırımların önemini artırıyor. Uluslararası Enerji Ajansı, iletim ve dağıtım altyapılarına yapılan yatırımların artırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Rüzgar ve güneş gibi değişken üretim karakterine sahip kaynakların sisteme esneklik katabilmesi için batarya depolama sistemleri ve pompalı depolamalı hidroelektrik santraller kritik rol oynuyor.

Elektrik arz güvenliğinin sağlanması, aşırı hava olaylarının frekansının artmasıyla birlikte daha karmaşık bir hal alıyor. Kuraklık dönemlerinde hidroelektrik santrallerinin üretim kapasitesinde yaşanan düşüşler veya aşırı sıcak hava dalgalarında soğutma yükünün aniden yükselmesi, esnek üretim tesislerinin ve depolama çözümlerinin önemini ortaya koyuyor. IEA verileri, küresel bazda batarya depolama kapasitesinin artış trendini sürdüreceğini gösteriyor.