Küresel kritik mineraller yatırımları 2025’te yüzde 9 azaldı

Dünya genelinde kritik minerallere yapılan yatırımlar geçen yıl %9 oranında azalarak, art arda gelen birkaç yıllık büyüme dönemini sona erdirdi.

Enerji Günlüğü - IEA, Çin'in Nisan 2025'te uygulamaya koyduğu nadir toprak elementleri ihracat kontrollerinin tam olarak yürürlüğe girmesi durumunda Çin dışındaki otomotiv, yüksek teknoloji, savunma ve enerji sektörlerinde üretiminin yıllık tahmini 6,5 trilyon dolarlık tehlikeye girebileceği uyarısında bulundu.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) yayınladığı 2026 Küresel Kritik Mineraller Görünümü Raporuna göre, kritik minerallerde riskler çoğalmaya devam ederken çok daha güçlü adımlar atılması gerekiyor. 

Rapor, son yıllardaki düşüşün ardından, arz koşullarının sıkılaşmasıyla birlikte kritik minerallerin fiyatlarının 2025 ve 2026'nın başlarında yeniden yükselişe geçtiğini ortaya koyuyor. Bu eğilim, önde gelen tedarikçilerin getirdiği bir dizi yeni ihracat kısıtlamasıyla daha da şiddetlendi. Fiyat dalgalanmaları ve jeopolitik gerilimler yatırımlar üzerinde baskı oluşturdu; yatırımlar 2025 yılında %9 oranında azalarak, art arda gelen birkaç yıllık büyüme dönemini sona erdirdi. 

RAFİNASYONDA COĞRAFİ YOĞUNLAŞMA

Bu gelişmelerin ortasında, özellikle rafinasyon aşamasında, mineral tedarik zincirlerinin coğrafi yoğunlaşması daha da arttı. Son iki yılda, rafine ürün arzındaki toplam artışın dörtte üçünden fazlası, başlıca rafine edici ülkelerden (nikel için Endonezya ve diğer kritik enerji mineralleri için Çin) kaynaklandı. Manganez, nikel ve grafit dahil olmak üzere çeşitli piyasalarda, bu dönemdeki arz artışının neredeyse tamamı baskın tedarikçiden geldi. 

KAMU DESTEĞİ ARTTI

Bununla birlikte, iyileşme kaydedilen alanlar da mevcut. Bu durum kısmen, hükümetlerin kritik mineral arzının genişletilmesini ve çeşitlendirilmesini desteklemede daha aktif roller üstlenmesinden kaynaklanıyor. Kamu finansmanı taahhütleri 2023 ile 2025 yılları arasında dört kattan fazla artarak 65 milyar dolara ulaştı. 

Nadir toprak elementlerinin rafine edilmesinde; Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yeni projeler ve Malezya'daki üretim artışları, en büyük tedarikçinin payını 2023'te %90'ın üzerindeyken 2025'te %85'e düşürdü; planlanan projelerin takvime uygun şekilde hayata geçmesi halinde ise bu oranın 2035 yılına kadar %70'e gerilemesi öngörülüyor. Öte yandan, bakır ve lityuma yönelik yeni projeler ilerledikçe, önümüzdeki 10 yıl içinde öngörülen talep ile beklenen arz arasındaki açık daraldı. 

YAPISAL DENGESİZLİK DİKKAT ÇEKİCİ

Dünya genelinde pek çok proje duyurulup geliştirilmekte olsa da, baskın tedarikçi dışındaki proje portföylerinin analizi, tedarik zinciri çeşitlendirme çabalarında yapısal bir dengesizlik olduğunu ortaya koyuyor. Zira yatırımlar madencilik alanında yoğunlaşırken, rafinasyon ve ileri işleme (downstream) kapasitesini artırma çalışmaları bunun gerisinde kalıyor. Nadir toprak elementleri tedarik zincirleri bağlamında bu durum, 2035 yılına gelindiğinde planlanan rafinasyon kapasitesinin beklenen maden üretiminin yalnızca üçte ikisine, planlanan mıknatıs üretiminin ise sadece üçte birine denk geleceği anlamına geliyor. 

"TEDARİK KAYNAKLARI ÇEŞİTLENDİRİLMELİ"

IEA İcra Direktörü Fatih Birol konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “En son analizimiz, muazzam bir ekonomik değerin, tedarik zincirleri büyük ölçüde yoğunlaşmış ve bu nedenle savunmasız durumda olan nispeten küçük hacimli kritik minerallere bağlı olduğunu gösteriyor,” dedi. 

Bununla birlikte, hedefe yönelik politikaların ve yatırım desteklerinin fark yaratmaya başladığı alanlarda umut verici ilerleme işaretleri gördüklerini kaydeden Birol, “Tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi daha yüksek bir maliyet getirebilse de, bu durum jeopolitik belirsizlik döneminde bir ‘mineral güvenliği primi’, yani büyük tedarik risklerine karşı bir tür ekonomik sigorta olarak görülebilir” ifadelerini kullandı.

Birol ayrıca IEA’nın kritik mineral tedarikinin güvenliğini güçlendirmeye çalışan hükümetleri desteklemeye devam edeceğini belirtti. 

ÇİN UYARISI

Rapor, Çin'in nadir toprak elementleri ihracatına yönelik kısıtlamalarının tam olarak uygulanmasının, ülke dışındaki 6,5 trilyon dolarlık nihai üretim potansiyelini riske atabileceği konusunda uyardı. Kontrollerin tam olarak yürürlüğe girmesi durumunda, otomotiv, yüksek teknoloji, savunma ve enerji sektörlerinde üretimin tedarik kesintilerine maruz kalabileceğini belirtti.

Dünyanın en büyük nadir toprak elementleri üreticisi olan Çin, geçen yıl Ekim ayında ihracat kontrollerini ek malzemeleri de kapsayacak şekilde genişletti ve yeni lisanslama şartları getirdi, ancak daha sonra uygulamayı bir yıl ertelemeyi kabul etti.