Kuzey deniz rotası Hürmüz’e alternatif olabilir mi?

İlhan SAĞSEN

İklim değişikliğinin etkisiyle buzulların erimesinin erişilebilir kıldığı Arktik bölgesi ve bölgenin yükselen jeopolitiği üzerine tartışmalar artıyor.

Avrupa, enerji güvenliğini sağlama çabası içinde.

Rusya Arktik enerji kaynaklarını kontrol etme ve deniz ticaret yolunu da yönetme derdinde.

Çin de yakın Arktik devleti politikası ile bölgenin yönetişimine dahil olmak istiyor.

ABD ise Rusya ile Çin’in bölgedeki etkinliğini dengeleme çabası içinde.

Bu konu başlıkları üzerine tartışmalar sürerken, şimdi de ABD-İran-İsrail ve Rusya-Ukrayna savaşları konuyu bir başka boyutuyla gündeme taşıdı.

Hürmüz Boğazı başta olmak üzere enerji nakil hatlarındaki güvensizlik, Kuzey Deniz Rotası’na yönelik ilgiyi arttırmış durumda.

Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası Arktik bölgesinin stratejik öneminin yükselmesinin üç temel nedeninden bahsetmek mümkün.

Öncelikle devletler, bu krizler ile birlikte enerji güvenliklerini sağlamak ve sürdürülebilir enerjiye erişim için tek bir boğaza, tek bir güzergâha bağlı kalmanın maliyetini daha net şekilde görmüş oldular.

İkincisi, Hürmüz Boğazı ve Süveyş Kanalı gibi rotalardaki istikrarsızlık, Çin gibi ticaret devlerinin ithalat sürekliliği kesilmesin diye enerji ve ticaret çeşitlendirmesi yapmasına ve Arktik bölgesinin öneminin artmasına neden oldu.

Üçüncü olarak, Avrupa artık enerji güvenliğini sadece fosil yakıtlar, askeri üs ya da silahlı kuvvetler üzerinden tanımlamıyor. Yaşanan krizlerin ardından Arktik bölgesinin jeopolitik öneminin artması ile birlikte artık Avrupa, Arktik’te enerji ve ticaret güvenliğinin yalnızca deniz yollarını korumaktan ibaret olmadığını; limanlar, demiryolları, denizaltı kabloları ve uydu sistemleri gibi altyapı ağlarının birlikte korunması gerektiğini düşünüyor.

Bu noktada soru Kuzey Deniz Rotası’nın Hürmüz Boğazı’na ve Süveyş Kanalı’na alternatif olup olamayacağıdır.

Aslında bu sorunun cevabı net. Arktik bölgesindeki Kuzey Deniz Rotası bugün için Hürmüz ya da Süveyş’in bir alternatifi olamaz.

Bunun birinci nedeni, güzergâhın özellikle kış ve ilkbahar dönemlerinde kullanımının çok sınırlı oluşudur. Yani Kuzey Deniz Rotası, tüm yıl boyu düzenli ve düşük riskli bir küresel deniz yolu değil.

İkinci neden ise kapasite sorunu ve maliyet. Kuzey Deniz Rotası’nda buz sınıfı tankerler kullanılıyor. Bu tankerler oldukça pahalı ve sayıları da sınırlı. Ayrıca buz kırıcı refakati, liman altyapısı, arama-kurtarma ve meteorolojik bilgi gibi altyapı unsularına ihtiyaç duyuluyor. Bu durum rotada hem kapasite sınırını hem maliyetli kullanımı tarif ediyor.

Üçüncü neden de rotadaki siyasi ve hukuki risk olarak karşımıza çıkıyor. Yani, Arktik’teki Kuzey Deniz Rotası Rusya’nın kontrolünde olduğu için, bu yolu kullanmak isteyen şirketler ve ülkeler yalnızca hava, buz ve mesafe sorunlarıyla uğraşmaz. Rusya’ya yönelik uluslararası yaptırımların doğurduğu ticari ve hukuki engellerle de karşılaşırlar.

Ticari açıdan kolay, ucu ve güvenilir bir güzergâh değildir. Bu minvalde, Arktik, Süveyş’in veya Hürmüz’ün ikamesi değil; belirli dönemlerde, belirli yükler için ve belirli aktörlerin kullanımına elverişli, stratejik olarak değerli fakat operasyonel olarak kırılgan bir tamamlayıcı koridordur.