Kuruluş aşamasından önceki, fikri gelişim aşamalarına da tanıklık ettiğim Enerji Günlüğü’nün 14. Kuruluş Yıl dönümündeyiz.
14 yıl, kurumsal kimlik oluşumu için yeterli uzunlukta bir süre sayılmayabilir ama kurulduğu günden beri kuruluş ilkelerini tavizsiz savunan bir haber portalı için iyi bir sınav süresi diye düşünüyorum.
Bu 14 yıllık süre dünyamız açısından da mutedil bir dönem değildi. Bu süre içinde neler olmadı ki? Ülkemiz bir askeri darbe teşebbüsü, en az üç kur şoku yaşadı ve halen de enflasyon canavarıyla boğuşuyor.
Küresel ısınmada bir eşik atlandı ve her yıl yapılan iklim ile ilgili toplantılar şova dönüştü. Bir büyük küresel viral salgın, doğalgaz arz krizi, lokal olarak tutulan üç önemli savaş ve gıda krizi yaşadık.
Enerji Günlüğü’nün bu 14 yıllık serüveninde karşılaştığı ve kendi habercilik alanını ilgilendiren bu olaylar karşısında meseleleri doğru analiz etmesi, konuyla ilgili haberleri doğru zamanlamayla vermesi onu sadece mensup olduğu sektörel medyada değil, genel medyanın içinde de güvenilir bir saygınlığa ulaştırdı diye düşünüyorum.
Bu 14 yıllık maceranın kısa sayılabilecek bir bölümünde ben de yer aldım. Dolayısıyla çok büyük değerlendirmeler yapmam yakışık almaz. Fakat gözün gördüğünü de görmezden gelmek olmaz.
Dostumuz Sn. Mehmet Kara’nın ve Enerjin Günlüğü’nün mutfağındaki arkadaşların, sürekli yazarların meslek heyecanı ilk günden beri her gün hissediliyor. Gazetecilik mesleğine bu heyecan ve sadakatle bağlılıkları çok dikkate değer; gözden kaçırmamak lazım.
Enerji Günlüğü'nün 14. Kuruluş Yıldönümü'nde tüm ekibi ve bu mecrayı vareden okuyucuları alkışlıyorum ve nice nice yıl dönümlerine diyorum.
Dostça sevgi ve saygılarımla…