MMO: Türkiye’deki santrallerin düşük verimlikleri araştırılmalı

MMO, santrallerde oluşan kayda değer miktarlardaki atıl kapasitenin, elektrik sektörünün uzun yıllardır hiçbir planlama yapılmadan özel sektöre en fazla kâr elde edeceği alan olarak sunulmasının kaçınılmaz bir sonucu olduğunu açıkladı.

Enerji Günlüğü - TMMOB Makina  Mühendisleri Odası, Türkiye’deki enerji santrallerinin çok genç olmasına rağmen verimliliklerinin olması gerekenden oldukça düşük olduklarını belirterek konunun araştırılmasını istedi.

TMMOB Makina  Mühendisleri Odası Enerji Çalışma Grubu, Türkiye Enerji Görünümü 2022 Mayıs Raporu’nun sunumunu gerçekleştirdi. Rapora göre, Türkiye’nin elektrikte kurulu gücü genellikle genç santrallerden oluşuyor. 2020 yıl sonu itibarıyla toplam kurulu gücün %48,4’ü 0 ile 10 yaş arasında. Santrallerin yalnızca %5,3’ü 40 yaşın üzerinde. Buna rağmen kaynaklara göre ortalama kapasite faktörleri olması gerekenden oldukça düşük. Termik santrallerde bu oran olması gerekenin %23-33, hidrolik santrallerde %6-24, rüzgar santrallerinde %1-7, güneş santrallerinde %12-11, jeotermal santrallerde %18-22 ve biyokütle santrallerinde %40-45 altında.

Raporda bu denli genç bir yapıya sahip olan üretim tesislerinin, neden oldukça düşük kapasite oranlarına sahip oldukları açıklanması gereken bir konu olduğuna dikkat çekiliyor. Sorunun yapım aşamasındaki planlama ve fizibilite çalışmalarındaki eksikliklerden mi, yoksa hatalı işletme politikalarından mı kaynaklandığının araştırılması gerektiği vurgulanıyor.

"ATIL KAPASİTE KAÇINILMAZ SONUÇ"

Raporda ayrıca santrallerde oluşan kayda değer miktardaki atıl kapasiteye de dikkat çekiliyor. Rapora göre, Türkiye’nin kurulu gücünde, 2010 ile 2021 arasında yıllık ortalama %6,9 artış oldu. Bu dönemde, termik santralların kurulu gücü 1,44 kat, üretimleri sadece 1,37 kat; yenilenebilir kaynaklara dayalı enerji santrallarının kurulu gücü 3,09 kat, üretimleri 2,12 kat; toplam kurulu güç 2,02 kat, toplam üretim ise 1,57 kat arttı. Bu dönemde; yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı santral yatırımlarının hız kazanmasının yanı sıra; termik santral yatırımlarına da devam edilmesiyle; yıllık kurulu güç artış oranları her zaman yıllık üretim artış oranından fazla oldu. 

Raporda böylelikle santrallarda kayda değer bir atıl kapasite oluştuğu ve bu durumun, elektrik enerjisi sektörünün uzun yıllardır hiçbir planlama yapılmadan özel sektöre en fazla kâr elde edeceği alan olarak sunulmasının kaçınılmaz bir sonucu olduğu belirtilerek, “Planlamanın gereğini ve statik değil, ekonomideki öngörülmemiş gelişmeler olması durumunda , yeni koşullara da uyarlanabilecek dinamik bir kurguyla yapılmasının zorunluluğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir” denildi.

Sabiha KÖTEK - Enerji Günlüğü