Otogaz ve dökmegaz vergi eşitlemesi nasıl yapılmalı?

Mehmet KARA

MEHMET KARA 

LPG sektörü, Türkiye enerji sektörünün görece en eski kollarından biridir. 1960’lı yıllardan itibaren kırdan kente tüm toplum tüpgaz ile tanıştı ve bu ürünün kullanım alanı giderek genişledi. 

1980’lerden itibaren büyük kentlerden başlayarak doğalgazın hayatımıza girişi, tüpgazın, yani genel adıyla LPG kullanımının azalacağının habercisiydi. Ancak pek öyle olmadı. Tüplü gaz kullanımı azalsa da, LPG için yeni kullanım alanları açıldı. Yeni alanların en başında da otogaz yer alıyor. 

Tüplü gaz tüketimi azalırken otogaz tüketiminin giderek artmasıyla LPG’nin yaklaşık yüzde 80’i otomobillerde yakılır hale geldi. 

Ancak son yıllarda LPG’nin farklı formları arasında ortaya çıkan vergilendirme farkı, gerek sektör gerekse bu üründen vergi geliri elde eden Maliye/Hazine açısından ciddi bir sorun kaynağının ortaya çıkmasına yol açtı. 

Sektörden gelen iddialara göre, özel tüketim vergisi düşük olduğu için dökme gaz olarak alınan LPG’nin, yüksek vergili otogaz LPG formunda satışı, yani usulsüz satışı yaygınlaştı. Bu durum mevzuata uygun faaliyet gösteren otogaz satıcılarını, maliyetin altında satış yapan kimi oyuncular yüzünden satış yapamaz hale getirdi. Devlet de aslında görece yüksek vergiyle satılması gereken otogazdan, olması gerektiği ölçüde vergi geliri elde edemiyor. 

Bu iddialar doğru ki, LPG’nin farklı formları arasındaki vergi farkının kapatılmasına, hatta oranların eşitlenmesine yönelik çalışma başlatıldı. Ancak şimdi ortada üzerinde mutabık kalınamayan bir nokta var. Bu vergi eşitlemesi, halen düşük olan oranda mı yoksa yüksek oranda mı gerçekleştirilecek? 

Sektördeki kimi kesimler, tüpgaz vatandaşa ilave yük binmesin, yani tüplü LPG fiyatları artmasın diye, otogaz LPG’nin ÖTV oranının düşürülmesini öneriyor. Bir başka kesim ise devletin vergi gelirlerini koruma kaygısını da gözeterek, dökme LPG’deki ÖTV’nin otogaz seviyesine yükseltilmesinden yana. 

Kaba taslak bir hesaplamayla, devletin, tüketimin sadece yüzde 20’sini oluşturan tüpgaz fiyatları yüzde 6-8 artmasın diye, kalan yüzde 80’lik kısımdan gelecek vergi gelirinden vazgeçmesini istemek ne kadar makul? Üstelik bütün ülkede doğalgaz kullanımı giderek yayılırken… 

Umarız orta bir yol bulunur da, akaryakıt sektöründe hem vergi kaybı azalır hem de vergi farkının yol açtığı sağlıksız fiyat oluşumunun önüne geçilir.