Paris`e elimiz dolu gidelim

Haluk DİRESKENELİ

Enerji Günlüğü - Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelerde artan fosil yakıtlı termik santrallerin oluşturdukları "Sera Gazı Emisyonları" hakkında endişelenmeye başladılar.

Yakında Paris`te iklim değişikliği müzakereleri başlayacak. Öncesinde bilgilendirme, politikalar oluşturma, medya desteği sağlama çalışmaları devam ediyor.

Gelişmiş ülkeler son 100 yıldır fosil yakıt yakıyorlar, Sera Gazı Emisyonlarına yaptıkları olumsuz katkı çok fazla. Türkiye`nin bu konudaki olumsuz katkısı son 10 yıldır oluştu. Önümüzdeki yıllarda yerli kömür ağırlıklı yeni termik santral yatırımları ile daha fazla olacağı tahmin ediliyor.

Öte yandan Çin ve Hindistan`da da aşırı kişi başına sera gazı emisyonu var. Gelişmekte olan ülkelerdeki artış son 10 yılın sonucu. İklim değişikliği müzakerelerinde gelişmiş ülkeler kendi olumsuz katlıları konusunda birşey yapmıyorlar. Ama iş gelişmekte olan bizim gibi ülkelerin durumuna gelince, bizi engellemeye kalkıyorlar.

Bizim kalkınmaya, daha iyi hayat standardına ihtiyacımız var. Bunun için elektrik üretimimizi artırmamız gerek. Öncelikle kendi kaynaklarımızı kullanmamız gerek. Öncelikle yerli linyit yataklarımızı kullanmamız gerek.

Yenilenebilir rüzgar, güneş, hidrolik kaynaklarımızı da artırmalıyız ancak bunlar baz yük ihtiyacını karşılamıyor. Yenilenebilir kaynakların baz yük çalışabilmesi için yeni pahalı Pompalamalı Hidrolik santrallare ihtiyaç var. Bunlara yapılacak yatırımlar bugünden yarına kısa zamanda gerçekleşmiyor.

Çevreci grupların, Türkiye`nin yerli fosil yakıtlı santral yatırımlarına hız vermesine ciddi tavırları var. Herkes bizim ne kadar kömürlü yakıt yakan termik santral yatırımı yapacağımızı merak ediyor. Eskiden dert etmiyorlardı, çünkü ABD ve Batı Avrupalı üretilere bağımlıydık. Şimdilerde Çin ortaya çıktı. Pazar yön değiştirdi. Şimdi herkes çevreci oldu. Çözüm termik santral yapmamak oldu.

Halbuki termik santral yerli imkanlarla, mühendislikle, yerli imalatla yapılır. Toz filtreleri ve baca gazı kükürtsüzleştirme tesisleri büyük yapılır ise sera gazı emisyonları biraz artar ama en fazla bugünkü gelişmiş ülkeler seviyesine çıkar.

Ayrıca gelişmiş ülkelerin son 100 yıldır, bizim ise sadece son 10 yıldır ciddi seviyede sera gazı ürettiğimizi unutmayalım. Onların son 100 yıldır atmosfere gönderdiği Karbon gazlarının toplamı bizim son 10 yıldır gönderdiklerimizden çok çok fazla.

Ayrıca Ortadoğu`da yapılan son savaşlarda ateşe verilen Kuveyt ve Irak petrol kuyularının atmosfere gönderdiği petrol yangınlarının sera gazları artışına olan etkilerini de hesaba katmak gerek. Bu savaşları biz çıkarmadık.

Kişi başına yıllık CO2 emisyonumuz herhalde 3 ton civarında. ABD ve Batı Avrupa`da bu rakam (2015 için) herhalde 10 ton olmalı. Bu rakamların 2015 güncellemelerini bilmiyorum, bilenler beni aydınlatırsa çok memnun olurum.

Paris İklim Değişikliği müzakereleri ne zaman olacak? Bizden kimler katılacak? Nasıl bir hazırlık yapıldı? Sadece kamu görevlileri mi katılıyor?

Bu işin içinde bizden yerli yatırımcılar da olmalı. Eli taşın altında olan şirketlerimiz de ciddi olarak katkı koymalılar, Türkiye`nin enerji durumunu ciddi sunumlarla açıklamalılar.

Yakında başlayacak Paris İklim Değişikliği müzakerelerine Türkiye olarak hazırlıklı gidelim. Kyoto müzakerelerinde olduğu gibi hazırlıksız yakalanmayalım. Belirli bir politika saptayalım ve bu politikayı götürelim, derim.

Haluk DİRESKENELİ