Petrol, doğalgaz ve kur hareketleri - Mehmet KARA

Mehmet KARA

MEHMET KARA

Bu yılın başlarında, Türkiye ve Rusya’nın aralarındaki doğalgaz ticaretinde uygulanan fiyatlara alt ve üst sınır koymalarını önermiştik. Çünkü bu fiyatlar petrole endeksli belirlendiğinden uluslararası petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar tarafların gelir ve giderleri üzerinde belirsizlik yaratıyordu. 

Son aylarda yükselen petrol fiyatları uzun bir aradan sonra yeniden 80 dolar seviyesine geldi. Bu durum, Türkiye’nin doğalgaz ithalatına ödeyeceği döviz miktarını yukarı taşıyor. Haziran ayından itibaren BOTAŞ’ın birim doğalgaz miktarına ödeyeceği tutar, yüzde 15-20 arasında artacak gibi görünüyor. 

Bu artışın üzerine TL’nin değer kaybını da eklerseniz, tüketicilere uygulanan doğalgaz fiyatlarının önümüzdeki dönemde artmasına kaçınılmaz gözüyle bakmak yanlış olmaz. BOTAŞ sadece petroldeki yükseliş kaynaklı bir zam ihtiyacına bir bir süre direnebilirdi aslında. Ama hem kur artışı hem döviz cinsinden doğalgaz ithalat fiyatının artması, direnme süresini oldukça kısaltacak cinsten. 

Rusya ve Türkiye, kendi aralarındaki ticarette kendi para birimlerini kullanmaya yönelik adımlar atıyor. Aslında Rusya sadece Türkiye ile değil, diğer ülkelerle de, örneğin İran ile de benzeri anlaşmalar imzalıyor. 

Peki dolar ve Euro dışında bir para biriminin kullanılması, tarafları uluslararası piyasalarda enerji fiyatlarında yaşanan dalgalanmalardan korur mu? Uzun vadede mümkün görünmüyor. Yine de böylesi bir uygulama, iki ülkeyi ani fiyat hareketlerinden korumaya yönelik önerdiğimiz alt-üst fiyat sınırı koyma uygulamasıyla bir arada düşünülürse kısmen de olsa etkili olabilir. 

Biz de bu konuda kafa yorarken sineğin yağını çıkarıyoruz, farkındayız. Ama ne yapalım, mali disiplinini sağlayamamış bir ülkenin parasal önlemlerle günü kurtarmaya çalıştığı şu dönemde akla başka da bir şey gelmiyor. 

Her neyse… Kur artışlarından en çok etkilenecek ekonomi aktörleri arasında elektrik sektörü oyuncularının da bulunduğunu biliyoruz. Bunun nedeni, elektrik üretmek için kullanılan doğalgaz ve ithal kömür gibi girdiler dövizle satın alınırken, elektrik satış fiyatlarının TL cinsinden belirlenmesi. 

Tüm bunların üzerine, elektrik üretim ve dağıtım özelleştirmelerinin çoğu döviz cinsinden banka kredileriyle finanse edilmiş olduğunu da ekleyelim ki durum daha net anlaşılsın.  

Çıldırmış görünen dolar ve Euro fiyatları şu anda durulsa bile, son haftalarda yaşananların sadece enerji üzerinden değil, hemen hemen bütün sektörler üzerinden makro ekonomik dengelerde telafisi imkansız sonuçlar doğuracağı ortada. Enerji hemen hemen tüm sektörlerde ana maliyet kalemlerinden biri olduğu için, kur artışı kaynaklı fiyat artışlarının enflasyon üzerindeki kaçınılmaz yansımaları da cabası... 

Herkese kolay gelsin… 

Mehmet KARA - Enerji Günlüğü