Enerji Günlüğü - Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ile Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) iş birliğinde Rüzgar Enerjisi Sektör Çalıştayı 11 Şubat 2026'da EPDK Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.
Çalıştay, kamu, özel sektör ve birlik temsilcilerinin katılımıyla düzenleyici otorite ile sektör temsilcileri arasındaki eş güdümün güçlendirilmesi, yatırım süreçleri ve işletme uygulamalarına ilişkin mevcut durumun değerlendirilmesi amacıyla düzenlendi.
"YATIRIMLARIN TAMAMLANMASI GEREKİYOR"
Yılmaz, depolama uygulamalarının da bu dönüşümün bir parçası olarak hayata geçirildiğini, 2035 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşabilmek için yatırımların kararlılıkla tamamlanması gerektiğini vurguladı.
"HEDEFLERLE UYGULAMA KAPASİTESİ SENKRONLU YÖNETİLMELİ"
TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden, rüzgâr ve güneş projeleriyle birlikte planlanan enerji depolama yatırımlarının sağlıklı ve öngörülebilir biçimde hayata geçmesi gerektiğini söyledi.
Erden, "2022'den bu yana depolamalı projelere yönelik atılan adımlar ve Ulusal Enerji Planı çerçevesinde ortaya konan yaklaşım sektör açısından son derece kıymetlidir. Büyük bir proje stoğuna sahip olmak tek başına başarı değildir. Asıl mesele, bu projelerin zamanında, finansmanla uyumlu ve şebeke kapasitesiyle senkronize biçimde hayata geçirilebilmesidir" diye konuştu.
KÜRESEL RES KAPASİTESİ 5 BİN GW'I AŞTI
EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanı Deniz Daştan, 2015 yılı sonunda dünya genelindeki toplam yenilenebilir kurulu gücün yaklaşık 2 bin GW seviyesindeyken, 2025 itibariyle bu rakamın 5 bin GW'ı aştığını belirtti.
Daştan, 2025 yılında dünyada devreye alınan 150 GW'lık rüzgâr kapasitesinin yaklaşık 2 GW'lık kısmının Türkiye'ye ait olduğunu söyledi. Toplam rüzgâr kurulu gücünün 15 GW seviyesine ulaştığını, tahsis edilmiş ancak henüz işletmeye alınmamış 67 GW'lık kapasitenin 24 GW'ının rüzgâr projelerinden, yaklaşık 18 GW'ının ise depolamalı rüzgâr projelerinden oluştuğunu açıkladı.
YATIRIM VE İŞLETME SÜREÇLERİ ELE ALINDI
Çalıştayın birinci oturumunda kamulaştırma süreçleri, lisanslama ve izin mekanizmaları, yatırım sahalarındaki uygulamalar ile işletme dönemine ilişkin güncel başlıklar ele alındı.
İkinci oturumda ise rüzgâr enerjisi santrallerinin işletme döneminde karşılaşılan piyasa uygulamaları, mevzuat düzenlemelerinin sahaya yansımaları ve önümüzdeki döneme ilişkin düzenleyici çerçeveye dair beklentiler değerlendirildi.