Enerji Günlüğü - 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, enerji piyasasını iki farklı kanaldan etkiliyor. Kanunun 8. maddesi, sanayi sicil belgeli üreticilere yönelik kurumlar vergisi oranını 2027'den itibaren yüzde 12,5'e indiriyor. Geçici 19. maddesi ise yurt dışındaki varlıkların yurda getirilmesine 31 Temmuz 2027 son tarihiyle imkân tanıyan varlık barışı düzenlemesini yürürlüğe koyuyor.
ÜRETİM GELİRİNDE VERGİ YÜZDE 12,5
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişiklikle, sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara yüzde 12,5 oranında kurumlar vergisi uygulanacak. Zirai üretim yapan kurumlar da aynı oran kapsamına alındı. Düzenleme, özel hesap dönemine tabi kurumlar dahil 2027 takvim yılında başlayan vergilendirme dönemlerinden itibaren geçerli.
Enerji sektörü açısından belirleyici husus, üretim statüsünün sanayi sicil belgesiyle tevsik edilmesi koşulu. Sanayi sicil belgesi alan elektrik üretim lisansı sahipleri — GES, RES, HES ve termik santral işleticileri — bu indirimli orandan doğrudan yararlanabilecek. Doğal gaz işleme tesisleri ve rafineriler de üretim kapsamında değerlendirilen kurumlar arasında yer alıyor. Elektrik dağıtım şirketleri ile ticaret şirketleri ise sanayi sicil koşulunu taşımadığından bu düzenlemein dışında kalıyor.
Kritik bir sınırlama öne çıkıyor: İndirimli oran, münhasıran üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlar için geçerli. Bir şirketin finansal yatırım gelirleri, kira gelirleri veya diğer ticari faaliyetleri standart kurumlar vergisi oranına tabi kalmayı sürdürecek. Öte yandan, KVK'nın 32. maddesinin yedinci fıkrasındaki indirimli oran uygulamasıyla bu oranın aynı anda kullanılması yasal olarak engellendi.
VARLIK BARIŞI: YURT DIŞI SERMAYEYE DÖNÜŞ
Kanunun Geçici 19. maddesiyle getirilen varlık barışı, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Temmuz 2027'ye kadar Türkiye'deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesini öngörüyor. Bildirimin ardından iki ay içinde Türkiye'deki hesaplara transfer zorunlu; fiziken getirilen varlıklar için Gümrük İdaresi'ne beyan şartı var. Vergi oranı, tutma süresi taahhüdüne göre kademeleniyor:
| Tutma Süresi Taahhüdü | Vergi Oranı |
|---|---|
| 5 yıl ve üzeri | yüzde 0 |
| 4 yıl ve üzeri | yüzde 1 |
| 3 yıl ve üzeri | yüzde 2 |
| 2 yıl ve üzeri | yüzde 3 |
| 1 yıl ve üzeri | yüzde 4 |
| Taahhütsüz | yüzde 5 |
1 Ocak 2027'den itibaren yapılan bildirimlerde bu oranlara 0,5 puan ekleniyor. Cumhurbaşkanı süreyi uzatırsa ek 0,5 puan daha ilave edilecek; toplam artış 1 puana çıkacak. Bildirilen varlıklara vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmıyor; ancak diğer mevzuat kapsamındaki tedbirler bu güvencenin dışında tutuluyor. Kanuni defterlere kaydedilen varlıklar pasifte özel fon hesabına alınıyor. Bu fon iki yıl geçmeden işletmeden çekilemiyor; sermayeye ilave dışında başka amaçla kullanılamıyor. Tasfiye halinde vergilendirilmiyor.
ENERJİ PİYASASINA ETKİSİ
Varlık barışı düzenlemesi, yurt dışı proje finansmanı yapısı içinde varlık bulunduran enerji holdingleri için somut bir yeniden yapılandırma fırsatı sunuyor. Bölgesel ölçekte faaliyet gösteren Türk enerji şirketlerinin yurt dışı iştirakleri kanalıyla biriken döviz ve menkul kıymet varlıklarının Türkiye'ye transferini kolaylaştırıyor. Beş yıllık taahhütle uygulanan sıfır vergi oranı, bu sermayenin yatırım fonu veya sermaye artırımına dönüştürülmesini teşvik edici bir düzeyde.
Üretim vergisindeki indirim ise 2027 sonrası yatırım kararlarını etkileyen yapısal bir değişken olarak öne çıkıyor. Sanayi sicil belgesi alan GES ve RES projeleri için net kâr marjı artacak; uzun vadeli finansmanla kurulmuş yenilenebilir enerji tesislerinin öz sermaye getiri oranı yeniden hesaplanacak. Yükselen öz sermaye verimi, yatırımcıların proje fizibilitesini güncellemesine zemin hazırlıyor.
İki sınırlayıcı etken göz ardı edilmemeli; Sanayi sicil belgesi koşulunu taşımayan veya henüz almamış üreticiler bu indirimden yararlanamayacak; dolayısıyla avantaj sektör içinde eşit dağılmayacak. Üretim dışı gelirlerin standart orana tabi kalmaya devam etmesi ise karma faaliyetli enerji şirketleri için vergi planlaması zorlaşıyor.