SHURA EDM: Enerji dönüşümünün omurgası elektrifikasyon

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, Türkiye’de toplam nihai enerji tüketimindeki payı yaklaşık %20 seviyesinde olan elektriğin net sıfır hedefleriyle uyumlu bir dönüşüm için 2035’e kadar en az %30 seviyesine yükseltilmesi gerektiğini açıkladı.

Enerji Günlüğü - SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, 15. Gündem sayısında elektrifikasyonu odağına aldı. Merkez, elektrifikasyon yalnızca iklim hedefleri açısından değil, enerji güvenliği, ekonomik rekabetçilik ve enerji verimliliği açısından da kritik bir dönüşüm alanı olarak öne çıktığını belirtti. 

Günümüzde elektrifikasyonun küresel ölçekte hız kazandığı vurgulanan çalışmada, farklı uluslararası senaryoların, elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının bugünkü yaklaşık %21 seviyesinden 2050 yılı itibarıyla yaklaşık %50 seviyesine yükselebileceğine işaret ettiğine dikkat çekildi. 

Bununla birlikte mevcut politikalar ve yatırım eğilimleri devam ederse, küresel elektrifikasyon oranının 2035 yılında yalnızca %25 seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu durum, Paris Anlaşması ile uyumlu senaryolarda öngörülen yaklaşık %35’lik seviyenin oldukça gerisinde kalıyor. 

TÜRKİYE’DE ELEKTRİFİKASYONUN DURUMU

Bugün Türkiye’de elektriğin toplam nihai enerji tüketimindeki payı yaklaşık %20 seviyesinde. Ulusal Enerji Planı ve SHURA’nın çalışmaları, 2053 yılında elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının %55 seviyelerine ulaşması gerektiğini ortaya koyuyor. Ulusal Enerji Planı’nda %25 olarak öngörülen 2035 elektrifikasyon hedefinin ise, SHURA analizlerine göre net sıfır hedefleriyle uyumlu bir dönüşüm için en az %30 seviyesine yükseltilmesi gerekiyor.

ELEKTRİFİKASYON HIZLANDIRILMALI

Elektrifikasyonun hızlanabilmesi için politika, altyapı, finansman ve piyasa tasarımı alanlarında eş zamanlı dönüşüm gerekiyor:

- Sanayi, ulaştırma ve binalar gibi son kullanıcı sektörler için kısa, orta ve uzun vadeli elektrifikasyon hedeflerinin belirlenmesi, 

- Elektrifikasyonu destekleyen öngörülebilir ve uzun vadeli politika ve düzenleyici çerçevelerin oluşturulması, 

- İletim ve dağıtım şebekelerinin kapasite, dijitalleşme ve esneklik açısından güçlendirilmesi, 

- Enerji depolama, talep tarafı katılımı ve diğer sistem esnekliği mekanizmalarının yaygınlaştırılması, 

- Fosil yakıt sübvansiyonlarının kademeli olarak azaltılması ve destek mekanizmalarının hedefli biçimde tasarlanması, 

- Karbon fiyatlandırması ve piyasa reformları yoluyla elektrifikasyonun ekonomik rekabet gücünün artırılması.

COP31 VURGUSU

Çalışmada, Türkiye’nin ev sahipliğinde şekillenecek güçlü bir elektrifikasyon gündeminin, yalnızca küresel uygulama açığının kapatılmasına katkı sağlamayacağı; aynı zamanda COP31’i enerji dönüşümünde uygulama, yatırım ve sistem dönüşümüne odaklanan bir COP olarak konumlandırabileceği belirtiliyor. Elektrifikasyonu enerji güvenliği, rekabetçilik ve iklim hedeflerini bir araya getiren stratejik bir dönüşüm alanı olarak merkeze yerleştiren bir yaklaşımın, COP31’in küresel enerji dönüşümü açısından kalıcı miraslarından biri olabileceği kaydediliyor.