Shura EDM: Türkiye’nin enerji güvenliğinde uzun vadeli riskler sürüyor

Shura Gündem, Türkiye’nin bölgedeki savaş nedeniyle kısa dönemde petrol ve doğal gaz tedarikinde ciddi bir kesinti yaşamasının beklenmediğini, ancak orta ve uzun vadede riskler ve belirsizliklerin devam ettiğini belirtti.

Enerji Günlüğü - Shura Enerji Dönüşümü Merkezi, jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde Türkiye için enerji dönüşümünün yalnızca bir iklim politikası olmadığına; enerji güvenliğini güçlendiren, dışa bağımlılığı azaltan ve ekonomik kırılganlığı sınırlayan temel bir ulusal strateji olduğuna dikkat çekti.

Shura Gündem’in 14. sayısında bölgemizdeki savaşın Türkiye’nin enerji güvenliği üzerindeki olası etkilerini petrol ve doğal gaz piyasaları ile elektrik sistemi açısından değerlendirildi. Değerlendirmede Türkiye’nin bölgedeki savaş nedeniyle kısa dönemde petrol ve doğal gaz tedarikinde ciddi bir kesinti yaşamasının beklenmediği, bununla birlikte, orta ve uzun vadede risklerin ve belirsizliklerin devam ettiği belirtildi. 

PETROL VE GAZDA RİSK ALANLARI

Türkiye’nin petrol ve doğal gaz piyasalarında başlıca risk alanları; petrol piyasasında küresel petrol fiyatları üzerindeki baskının artması, Irak ve Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine saldırı ve ihracatın kesintiye uğraması ve Rusya’ya yönelik yaptırımların ağırlaştırılması riskleri olarak sıralandı. 

DOĞAL GAZDA BELİRGİN BİR RİSK ÖNGÖRÜLMÜYOR

Doğal gaz tarafında ise tedarikçi portföyünün çeşitlendirilmiş olması, elektrik üretiminde doğal gaza bağımlılığın azalması ve kış sezonunun geride kalmasıyla birlikte kısa vadede tüketim veya tedarik kaynaklı belirgin bir risk öngörülmüyor. Bununla birlikte orta ve uzun vadede, İran ve Azerbaycan ile yapılan tedarik anlaşmalarının sürdürülebilirliği, Rusya’ya yönelik yaptırımların derinleşmesi ve kış aylarında artan talep nedeniyle oluşabilecek arz baskısının riskleri tetikleyebileceğine dikkat çekiliyor. Petrol fiyatlarının uzun süre yüksek seyretmesinin Türkiye’de dış ticaret açığı, cari açık ve enflasyon üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği kaydediliyor.

SAVAŞIN UZAMASI SENARYOLARI

İran’daki savaşın uzaması, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, İran’ın doğal gaz iletim altyapısının zarar görmesi veya Azerbaycan’dan gaz akışının da savaştan etkilenmesi gibi olumsuz senaryolar, Türkiye’nin boru hattı üzerinden doğal gaz temini açısından ciddi riskler yaratabilir. Böyle bir durumda oluşabilecek açığın Rusya’dan ek boru hattı gazı ve ABD’den ilave LNG tedarikiyle kapatılmaya çalışılması, hem fiyat artışlarına hem de tedarik açısından önemli güçlüklerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Körfez ülkelerinin LNG ihracatının kısıtlandığı bir senaryoda, Doğu Asya’nın LNG talebine ek olarak Türkiye ve Avrupa’ya tedarikin sürdürülmesi, Rusya, ABD ve Avustralya gibi diğer büyük tedarikçilerin üretim kapasitelerini zorlayabilir. 

TEMİZ ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRILMALI

Çalışmada risklerin en aza indirilmesi için temiz enerji dönüşümünün hızlandırılmasının önem taşıdığına vurgu yapıldı. Bu bağlamda yenilenebilir enerji kaynaklarının hızla devreye alınması ve yenilenebilir enerjiye dayalı bir enerji sisteminde güvenli ve güvenilir arzın sağlanabilmesi için de batarya depolama sistemleri ve diğer esneklik seçenekleri ile desteklenen, modern, esnek ve dijital elektrik iletim ve dağıtım şebekelerinin, enerji sisteminin vazgeçilmez unsurları arasında yer alacağı kaydedildi. 

Enerji bağımsızlığı, enerji güvenliği ve karbonsuzlaşmanın birlikte ilerlediği dayanıklı bir enerji sistemine ulaşabilmek için enerji dönüşümünün tüm unsurlarıyla birlikte planlanması kritik önem taşıyor. Kalıcı bir çözüm için planlamanın enerji yoğunluğunu azaltan, katma değeri artıran, stratejik sektörleri güçlendiren verimlilik odaklı sanayi ve ulaştırma politikalarını merkeze alması gerekiyor.

Çalışmada enerji güvenliği için öncelikli politika adımları şöyle sıralandı:

- Elektrik üretiminde doğal gaz bağımlılığının azaltılması: Yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması, özellikle depolamalı güneş ve rüzgar projelerinin devreye alınması desteklenerek enerji sisteminin dayanıklılığının artırılması. 

- Geçiş sürecinde doğal gaz arz risklerinin yönetilmesi: Doğal gaz tedarikinde çeşitliliğin korunması; boru hattı gazı ve LNG arasında dengeli bir tedarik yapısının sürdürülmesi, farklı coğrafyalardan LNG erişiminin artırılması ve uzun dönemli sözleşmeler ile spot piyasa alımlarının dengeli biçimde kullanılması; kış aylarında talep artışına ve olası tedarik kesintilerine karşı depolama kapasitesinin güçlendirilmesi. 

- Elektrik iletim ve dağıtım şebekelerinin güçlendirilmesi: Yenilenebilir enerji payının artmasıyla birlikte batarya depolama sistemleri, talep tarafı yönetimi, şebeke modernizasyonu ve dijitalleşme gibi sistemin esnekliğini ve dayanıklılığını artıracak çözümlerin hızla devreye alınması. 

- Tamamlayıcı piyasa reformlarının hızlandırılması: Elektrik piyasasının batarya enerji depolama sistemleri ve talep tarafı katılımını güçlendirecek, esnekliği ve sistem güvenliğini ödüllendirecek şekilde tasarlanmasına yönelik reformların tamamlanması. 

- Enerji verimliliği ve elektrifikasyonun hızlandırılması: Ulaştırma, sanayi ve binalarda enerji verimliliği uygulamalarının artırılması, mümkün olan alanlarda elektrikli teknolojilere geçişin desteklenmesi. 

- Enerji dönüşümü ve arz güvenliği politikalarının birlikte planlanması: Enerji güvenliği, enerji bağımsızlığı ve karbonsuzlaşma hedeflerinin birbirini destekleyecek şekilde ele alınması; enerji dönüşümüne yönelik politika ve yatırımların uzun vadeli ve bütüncül bir çerçevede planlanması. 

- Sanayi dönüşümü ve enerji talebinin yapısal olarak azaltılması: Enerji ithalat bağımlılığının kalıcı olarak azaltılması için, yüksek enerji yoğunluklu sektörlere dayalı üretim yapısından inovasyon, yüksek katma değer ve düşük enerji yoğunluklu sektörlere geçişin hızlandırılması.