Sıfır karbon için mucize ot: Miscanthus 

Hasan YİĞİT

Kıymetli okuyucular, geçen gün internette gezinirken Sergii Chabannyi adlı bir uzmanın yazısına denk geldim. Okurken “Yahu” dedim kendi kendime, “Bizim memlekette neden bazı şeyleri hep görmezden geliyoruz?”

İşte o bazı şeylerden birini anlatacağım size. 

Şimdi herkes televizyonda enerjiyi konuşuyor. Çatıya panel takmak, dağlara rüzgar gülü yapmak, dünyayı kurtarmak... 

Hepsi büyük masraf, hepsi dışarıya giden para. Halbuki Allah’ın doğası kendi güneş panelini topraktan çıkartmış. 

Bunun adı da miscanthus. Bildiğiniz ot bu. Fil otu da deniliyor. Ama öyle ufak tefek tarla otu sanmayın. Bir senede 3-4 metre boy atıyor. 

Doğanın öyle bir nizamı var ki, bu ot güneşi ve havadaki pis gazı içine çekiyor. Sonra bunu odun gibi sert bir gövde yapıyor. Yani ışığı alıp bedava yakıta çeviriyor. 

Bizim çiftçinin derdi biter mi? Tarlayı sür, tohuma para ver, gübreye, ilaca, mazota dünya para dök. Oysa bu fil otu öyle mi? 

Tohum değil de bir kök parçasını alıp tarlaya sadece bir kere dikiyorsun. İlk sene biraz yabani otunu temizleyip bakıyorsun. Ondan sonra tam 25 sene tarlada kalıyor. Yalan değil, 25 sene her yıl hasat veriyor. 

Gübre istemez, ilaç da istemez. Kışın kendi yaprağı dibine dökülür, toprağına gübre olur, dibinde başka ot çıkartmaz. Hatta bizim Burdur’un Merkez’e yakın tarafında, o kurak, kıraç, 950 metre rakımlı yerlerde bile susuz şaha kalkar bu ot. 

SIFIR KARBON EKSİK KALIR, MESELE EKSİ KARBON 

Bir de şu koskoca şirketlerin lafları var. Hani iki de bir çıkıp “biz sıfır karbon olacağız” diyorlar ya, onlardan söz ediyorum. Kardeşim, sıfır karbon ne ki? Bu ot eksi karbon yapıyor, eksi! 

Havadan 100 kilo o zehirli gazı emiyor, ta derin köklerine kadar götürüp saklıyor. Sen bunu kışın kesip pelet yapıp kaloriferde yakınca anca 20 kilo duman salıyor. Aradaki 80 kilo ne oldu? Havayı temizlemiş oldun. Sen evinde bunu yaktıkça ısınıyorsun, dışardaki hava da temizleniyor. Resmen zehiri bitiriyor. 

Avrupa’da millet 25 senedir köyünü, hastanesini bu otla ısıtıyor. Biz hâlâ doğalgaz faturası derdindeyiz. Üstelik bu ot ineklere, atlara altlık yatak oluyor, hiç toz yapmıyor, hayvanı hasta etmiyor. 

Sadece sobada yakmakla da bitmiyor bu iş. Bu dev gibi otu fabrikada işleyip çok kıymetli hammaddeler yapılabiliniyor. İplik yapıp kumaş dokuyolar. Doğada kendiliğinden eriyen plastik yapıyorlar. İnşaatlara sağlam malzeme üretiyorlar. Yani kıraç topraktan çıkan ot, koca sanayiye değerli hammadde oluyor.

Her şeyi koca koca demir fabrikalarında aramayın artık. Toprakta koca bir mucize yatıyor. Boş yatan tarlaları bu doğal güneş paneliyle doldursak, hem sanayiye mal üretsek, hem bedava ısınsak hem de havayı temizlesek çok mu zor? Biraz aklımızı başımıza alıp toprağa bakalım. 

Kalın sağlıcakla.