TESAB geleceğin şebeke analizlerini masaya yatırdı

TEİAŞ'ın Şubat 2026'da güncellediği bağlantı kriterleri, şebeke ölçekli projelerde RMS ve EMT modellemeyi zorunlu kılıyor. TESAB'ın 18. SolarEX İstanbul oturumu bu yeni teknik çerçevenin sektöre yansımalarını akademik ve uygulamalı perspektiften ele aldı.

Enerji Günlüğü - Türkiye Elektrik Sanayi Birliği (TESAB), 8-10 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen 18. SolarEX İstanbul Fuarı'nda "Geleceğin Şebekelerinde Modelleme ve Uyumluluk Analizlerinin Önemi" başlıklı bir oturum düzenledi. 8 Nisan günü Platinum Hall'da gerçekleştirilen oturumu TESAB Genel Sekreter Yardımcısı Erkan Alan yönetti. Dr. Ahmet Ova, Dr. Hasan Basri Çetinkaya, Prof. Dr. Bora Alboyacı ve Gökhan Önal konuşmacı olarak katıldı.

Oturum, TEİAŞ'ın Şubat 2026'da yürürlüğe giren güncellenmiş şebeke bağlantı ve uyumluluk kriterleri zemininde şekillendi. TEİAŞ'ın 27 Şubat 2026 tarihli duyurusuyla hayata geçen çerçeve; büyük ölçekli projelerde dinamik modelleme, frekans ve gerilim destek fonksiyonları ile grid-forming davranışlarını bağlantı uyumluluğunun merkezine taşıdı. Özellikle yüksek güçlü tesisler için ayrıntılı RMS ve EMT modellemeye dayalı doğrulama beklentisi, sektörün teknik gündemini doğrudan belirliyor.

YÜKSELEN TEKNİK EŞİK

Türkiye'nin güneş kurulu gücü, 2025 yılı sonunda 24 bin MW'ı geçerek aktif kurulu güç sıralamasında rüzgar ve hidroyi geride bıraktı. Bu ölçekteki bir büyüme, şebeke entegrasyonu açısından yeni teknik yükümlülükler doğuruyor. Yatırım kararı verebilmek için TEİAŞ bağlantı uyumluluk analizlerini başarıyla tamamlamak artık zorunlu bir ön koşul haline geldi. RoCoF dayanımı, frekans dalgalanmalarına tepki ve düşük kısa devre gücü senaryolarında kararlı çalışma gibi gereklilikler, projenin teknik risk profilini doğrudan etkiliyor.

Dr. Hasan Basri Çetinkaya, Siemens Türkiye'de Güç Sistemleri Şebeke Danışmanlığı Takım Lideri olarak görev yapıyor. Yenilenebilir enerji entegrasyonu, akıllı şebekeler ve iletim-dağıtım sistemleri analizi alanlarında çalışmalarını sürdüren Çetinkaya; enerji üretiminin artmasının tek başına yeterli olmadığını, iletim sistemlerinde değişken kaynak nedeniyle sistem kararlılığının, dağıtım tarafında ise gerilim değişimi, kayıplar ve harmonikler gibi kalite sorunlarının öne çıktığını vurguluyor. Güneş ve rüzgar entegrasyonuyla birlikte akıllı şebekenin yalnızca isteğe bağlı bir yükseltme olmadığını, teknik uygunluğun ve şebeke esnekliğinin zorunlu altyapı bileşenleri olduğunu savunuyor.

PROF. DR. BORA ALBOYACI'DAN MODELLEME VURGUSU

Prof. Dr. Bora Alboyacı, güç sistemleri ve elektrik makineleri alanındaki çalışmalarıyla CIGRE bünyesindeki araştırma gruplarında yer alıyor. Konverter transformatörleri, HVDC sistemleri ve yüksek gerilim tekniği konularında yayınları bulunan Alboyacı, modelleme doğruluğunun yatırım güvenliğini doğrudan belirlediği görüşünü savunuyor. Şebeke ölçekli depolama ve GES projelerinde bağlantı öncesi yürütülen simülasyon çalışmalarının eksik ya da hatalı kurgulanması durumunda projenin bağlantı onayına takıldığını ve buna bağlı gecikmelerin finansman maliyetini artırdığını belirtiyor. EMT modellemenin yalnızca büyük iletim projelerinde değil, orta ölçekli dağıtım bağlantısı planlayan yatırımcılar için de giderek daha fazla önem kazandığının altını çiziyor.

DR. AHMET OVA: DÜZENLEYICI ÇERÇEVE VE SEKTÖRE YANSIMALARI

Dr. Ahmet Ova, mevzuat gelişmeleri ve bağlantı prosedürleri perspektifinden güncel düzenleyici çerçeveyi değerlendirdi. TEİAŞ'ın güncellediği kriter setinin, depolama ve yenilenebilir enerji projelerini yalnızca kurulu güç ve kapasite planlamasıyla değil; şebeke davranışını doğrulayacak modelleme, kontrol kurgusu ve raporlama disiplinleriyle değer kazanan varlıklar olarak yeniden konumlandırdığına dikkat çekti. Bu çerçeve içinde proje geliştirici, EPC ve finansman tarafının teknik uyumluluk riskini, olası gecikmeleri ve ek yatırım ihtimalini baştan fiyatlaması gerektiğini vurguladı. Düzenleyici zemin netleştikçe projelerin onay sürecinde hız kazanacağını, ancak hazırlık sürecinin de derinleşeceğini öngördü.

GÖKHAN ÖNAL: SEKTÖRÜN UYGULAMA DENEYİMİ

Sahadan uygulama deneyimiyle oturuma katkı sunan Gökhan Önal, modelleme sürecinin teorik çerçeveden pratiğe taşınmasında karşılaşılan darboğazları aktardı. Türkiye'deki güç sistemleri mühendisliği iş gücünün RMS ve EMT modelleme araçlarında yetkinliğini artırması gerektiğini, bu açığın kapatılmadığı sürece bağlantı onay süreçlerindeki gecikmelerin devam edeceğini söyledi. Projelerin daha erken aşamada modelleme sürecine dahil edilmesini, finansman ve fizibilite çalışmalarının uyumluluk analiziyle eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini belirtti.

SOLAREX ÇERÇEVESINDE TESAB'IN ROLÜ

TESAB, 2005 yılında kurulan ve EÜAŞ, TEİAŞ, TEDAŞ gibi kamu kuruluşları ile özel sektör şirketlerini bünyesinde barındıran Türkiye Elektrik Sanayi Birliği. Aynı zamanda Eurelectric ve CIGRE Türkiye Ulusal Komitesi çatısı altında uluslararası düzeyde faaliyet gösteriyor. Genel Sekreter Yardımcısı Erkan Alan, Eurelectric Elektrifikasyon ve Sürdürülebilirlik Komitesi çalışmalarında da aktif rol üstleniyor.

SolarEX İstanbul Fuarı'nda TESAB'ın düzenlediği bu oturum, modelleme ve uyumluluk analizlerini yalnızca teknik bir gereklilik olarak değil, güneş enerjisi yatırımlarının bankacılık ve finansman boyutunu doğrudan etkileyen stratejik bir unsur olarak çerçeveledi. Konuşmacılar, Türkiye'nin 24 bin MW'ı aşan güneş kurulu gücüyle birlikte şebeke entegrasyonunun niteliğini belirlemenin artık kapasite artırmak kadar kritik olduğu konusunda hemfikir kaldı.